İçeriğe geç

Kırık Yeminler

Bölüm 25 · 1 dk okuma

Kırık Yeminler

Bölüm 25

Seçim

Terminalde kimse konuşmuyordu.

Rüzgâr, Duru'nun saçlarını yüzüne savuruyordu.

Karşısında üç kişi vardı.

Geçmişi...

Bugünü...

Ve yarım kalmış çocukluğu...

Duru gözlerini kapattı.

Derin bir nefes aldı.

Sonra yavaşça Aras'a doğru yürüdü.

Hiç tereddüt etmeden elini tuttu.

Aras şaşkınlıkla ona baktı.

"Duru..."

Duru gözlerinin içine baktı.

"Bugün benim yanımda olan kişi sendin."

"En kötü günümde beni sen ayağa kaldırdın."

"Şimdi senden vazgeçersem..."

"...kendime ihanet etmiş olurum."

Aras'ın gözleri doldu.

Duru elini biraz daha sıktı.

"Ben seçimimi yaptım."

Aras hiçbir şey söylemeden Duru'ya sarıldı.

Duru da ona sıkıca sarıldı.

---

Ata onları sessizce izliyordu.

Yüzünde buruk ama samimi bir gülümseme vardı.

"Doğru olanı yaptın."

Duru ona döndü.

"Ata..."

"Özür dileme."

Ata başını iki yana salladı.

"Bugün onun yanında olman gerekiyordu."

"Çünkü kalbin şu an bunu istiyor."

Kısa bir duraksamadan sonra ekledi:

"Ben acele etmeyeceğim."

"Hayat uzun."

"Bir gün yollarımız yine kesişirse..."

"...o gün yeniden konuşuruz."

Duru'nun gözleri doldu.

Ata her zamanki gibi anlayışlıydı.

---

Ege bütün konuşmaları sessizce dinledi.

Başını eğdi.

Hafifçe gülümsedi.

"Kazanan olmadı."

"Ben..."

"...iki kişiyi de kaybettim."

Önce Melis'i...

Sonra Duru'yu...

Elindeki yüzüğe son kez baktı.

Sonra cebine koydu.

"Sanırım artık gitme zamanı."

Kimse onu durdurmadı.

Ege yavaş adımlarla terminalden çıktı.

Arkasına hiç bakmadı.

O gün aldığı kararı kimse bilmiyordu.

Ama birkaç hafta sonra...

Kimsenin beklemediği bir haber gelecekti.

Ege, eğitimine devam etmek için yurt dışına taşınmıştı.

Ne Duru'yu aramıştı...

Ne Melis'i...

Ne de geri dönmekten bahsetmişti.

Terminalde kalan üç kişi ise sessizce birbirlerine baktılar.

Bazı vedalar...

Bir "hoşça kal" bile denmeden yaşanıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.