Aylar geçmişti.
Yaşanan acılar unutulmamıştı ama kabuk bağlamaya başlamıştı.
Okulun bahçesi mezuniyet için ışıklarla süslenmişti.
Siyah cüppeler, kep sesleri ve kahkahalar...
Herkes yeni hayatına adım atmanın heyecanını yaşıyordu.
Duru, lacivert uzun elbisesiyle aynaya son kez baktı.
Kalbi eskisi kadar kırık değildi.
Kapı çaldı.
Annesi gülümsedi.
"Aras gelmiş."
Duru'nun yüzünde istemsiz bir tebessüm oluştu.
Kapıyı açtığında Aras siyah takım elbisesiyle karşısındaydı.
"Çok güzel görünüyorsun."
Duru hafifçe utandı.
"Sen de."
Aras elini uzattı.
"Bu gece bana eşlik eder misin?"
Duru hiç düşünmeden elini onun eline bıraktı.
"Memnuniyetle."
---
Okulun bahçesine girdiklerinde herkes onlara bakıyordu.
Melis uzaktan gülümsedi.
"Evet, sonunda birbirlerine yakışıyorlar."
Ege sessizce başını salladı.
"Mutlu olmayı hak ediyorlar."
Gece boyunca Aras ve Duru birlikte dans ettiler.
Kahkahalar attılar.
Aylar sonra Duru'nun yüzündeki gülümseme bu kadar gerçekti.
Şarkı bittiğinde Aras, Duru'nun elini bırakmadı.
"Duru..."
"Hı?"
"Hayatıma girdiğin için teşekkür ederim."
Duru gözlerinin içine baktı.
"Ben de sana."
İlk kez...
Hiç korkmadan birbirlerine sarıldılar.
O sırada sahnede mezuniyet konuşması başladı.
Konuşmanın sonunda Ege mikrofonu eline aldı.
"Herkesten kısa bir ricam var."
Bahçe sessizleşti.
Ege, Melis'in yanına yürüdü.
Cebinden küçük bir kutu çıkardı.
Kutunun içindeki yüzüğü gören herkes şaşkına döndü.
"Melis..."
"Bugün evlen demiyorum."
"Ama yıllar sonra, ikimiz de hayallerimizi gerçekleştirdiğimizde..."
"Benimle aynı hayalleri kurmaya devam eder misin?"
Melis gözyaşları içinde gülümsedi.
"Evet..."
Kalabalık alkışlarla ikisini kutlarken Duru ve Aras birbirlerine baktılar.
Duru içinden tek bir cümle geçirdi.
"Bazı hikâyeler ihanetle başlar... Ama doğru insanla yeniden yazılır."