İçeriğe geç

Kırık Parçalar

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Kırık Parçalar

Bölüm 4

4.bölüm

"Eğer sesin bir yere ulaşamıyorsa bağırma, artık sadece ölüm bekler kapında"

Gözlerim kapanmıştı, karşı çıkamıyordum. Çantamdan biber gazını alamayacak kadar kötü durumdaydım. Ağzımı kapattığı şey ne ise beni çok kötü bir hale sokmuştu. Gözlerimi ilk doğru düzgün açtığımda ellerimin ve ayaklarımın bağlı olduğunu gördüm. Çıkarmaya çalışsam da nafileydi. Çok sıkıydı ve her direndiğimde daha da canım acıyordu. Ağzım açık olduğu için "NERDEYİM BEN" diye bağırdım. Cevap gelmemişti, ne yapacağım konusunda hiç bir fikrim yoktu. Odanın ışığı kapalı olduğundan nerde olduğumu da bilmiyordum. Bir anda ışıklar açıldı fakat gözlerimin acısından tekrar görememeye başladım. Etki geçtikten son korkudan çığlık attım.

Etrafta bir sürü ceset vardı ve duvarda asılı olan panoda bir sürü yapboz parçası büyüklüğünde deriler vardı. En korkuncuysa bu yapboz bitmişti. En sona baktığımda tam 30 cesetten alınmış olduğunu gördüm. Hayatımın en kötü dakikalarını yaşıyordum ama bir terslik olduğunu fark etim. Bu kadar küçük bir odada neden cesetler varken kokusu yoktu. Aklıma bir ihtimal gelmişti fakat inanmak istememiştim. Odanın sağında bir kapı vardı ve o... açılıyordu. İçeri uzun bir adam girdi. Yüzüne odaklandım fakat maske takmıştı, anlayamıyordum. "ÇIKAR BENİ PİSLİK" diye bağırdım fakat o sadece tokat atmakla yetindi. Bana "Ağzını açık bıraktığıma şükret sürtük" dedi. "Ne vasıfla bana sürtük diyebiliyorsun lan SEN" diye bağırdım. "Yediğin haltları bilmiyorum mu sanıyorsun, gelen geçenle ilişki yaşadığını biliyorum sürtük" diyerek karşılık verdi ama bu sefer daha alaycı şekildeydi. "Bana böyle bir iftira atamazsın" dedim fakat karşılık gelmedi. Cebinden bir kaç parça şey çıkardı ve uzattı, bunlar gebelik testiydi ve çift çizgiydi... "Yani?" diye sordum anlam veremeyip. "Daha bu yaşta hamile kalan bir sürtük çok görülmez, seninle çok eğleneceğiz" dedi ve her kelimesinde daha da şok olmuştum. Ben hamile miydim...

Bugüne kadar olan mide bulantılarımı açıklardı bunar ama bu adam nerden biliyordu. "Sen nerden biliyorsun, hem seni ne alakadar eder bu" diye sert bir tavırla sordum. O ise sadece başını salladı. Ne kadar cesaret edemesem de sormam gereken asıl bir soru vardı... ve başlamıştım "Sen insanları kaçıran pislik misin? Sırtımdaki işaret neyi ifade ediyor? Kimsiniz siz? Cevap ver bana" dedim. Ne kadar korksam da ağırlığımı ezmemem gerekiyordu. "Evet kaçıran benim ve evet sırtındaki izi de ben yaptım. Şimdi bu izi konuşacak olursak anlamışsındır ki bunlar yapboz parçaları ve benim yapbozum sadece 30 parçadan oluşuyordu. Arkamda gördüğün gibi bitti de. Fakat oyuna yeni kişiler dahil oldu. Parça 31 ve parça 32" dedi. Ne diyebileceğim hakkında en ufak bir fikrim yoktu ama aklımdan geçen ilk şeyi söylemek zorundaydım. "31 Kim ve Bize ne yapacaksın? Bizim hiç bir günahımız yok" dedim. "Sence ölenlerin var mıydı? Neden sadece kendini masum görüyorsun? Gerçekten de masum musun acaba" diye karşılık verdi. Ne yaparsam yapayım boşaydı, bu adam psikopata benziyordu. "Kes sesini lütfen ve ne yapacağını söyle ikimize. Hem diğeri nerde?" diye sordum. O ise "Parça 31 şuan yan odada, ona özel bir gösterim olacak. Sana gelecek olursak madem tanımadığın insanlarla ilişkiye girebiliyorsun o zaman benimle de yapacaksın." dedi. Çok korkmuştum çünkü karşımdaki kişinin 30 yaşından küçük olma ihtimali sıfıra yakındı. Bu adam gerçekten sapıktı...

Kafamı elleriyle tuttuğumda çırpındım fakat dayanamadım. Gerçekten güçlüydü ve itemeden dudağıma yapışmıştı. Mert gibi nazik değildi direkt dilini kullanmaya başlamıştı. Kusmak istiyordum, biraz daha devam ederse resmen bu tecavüz olacaktı. Sabırsız biriydi, hemen ağzımdan ayrılıp kıyafetimi yırtmaya başladı ve sütyenimi çekerek kopardı. "YARDIM EDİN İMDAT" diye ne kadar bağırsam da faydasızdı. Bu adam deliydi. Ben yukarı bakarak çığlık atarken o ağzıyla göğüslerime gelmişti ve emmeye başlamıştı. "İlerde çocuğun olursa bu şekilde emecek" dedi ve bir çocuğun annesini emdiği gibi dişlerini geçirerek emmeye başlamıştı. Ne kadar bağırsam da ne kadar kafamı savursam da sadece kendimi yoruyordum. Karşımdaki sapık dayanamayıp pantolonumun fermuarını açmaya başladı. Ama ondan önce "İlk başta yumuşatmak lazım" dedi ve kendi pantolonunu çıkardı. Donunu çıkarmadan yüzüme getirdi ve "Kokla minik fahişe en sevdiklerinden" dedi. Aklıma bir şey geldi ve artık bir planım vardı. Ona uydum ve ağzımı açtım. O da dayanamayıp donunu indirdi ve erkekliğini ağzıma soktu. Kendisi kafamdan tutarak resmen azıyordu fakat eğlence buraya kadardı. Hepsini ağzıma soktuğu anda tüm gücümle kökünden ısırmıştım. Bu insan fazlalığının organını koparma niyetiyle ısırdım. Kafama yumruklar atmaya başlamıştı ve artık bağıran ben değil oydu. Ne kadar sert vursa da dayandım ve gerçekten de kopmuştu... Lanet sapığın en sevdiği organı şuan ağzımdaydı ve hemen yere tükürdüm. O ise ne yapacağını bilemeyip çığlık ata ata yerlere yattı. Zevkle izlerken tekrar iplerden kurtulmaya çalıştım çünkü kıyafetimle beraber ipleri de gevşetmişti. Tüm gücümle çırpınıp kurtulmuştum. Hemen ayağımın iplerini çözdüm ve odadan çıktım. İçimden "keşke çıkmasaydım" dedim. Çünkü karşımda sandalyeye bağlanmış 31 numara oturuyordu önünde ise ekran vardı ve ekran bizi yansıtıyordu. Asıl sorun ise parça 31'in Mert olmasıydı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.