İçeriğe geç

Kırık Parçalar

Bölüm 2 · 9 dk okuma

Kırık Parçalar

Bölüm 2

2.bölüm

"Yanıp erimiş mumun kalıntısını çöpe attın, oysaki o yeni bir dileğin son nefesiydi"

Artık bu şehirde huzurlu olamıyordum. Sonuçta bir çocuktum ve etrafta çocuk katilleri geziyordu. En kötüsü ise benim bu olanları 1 ay geçtikten sonra anlamamdı. Rutin işlerimi hallettikten sonra zamanımın olduğunu gördüğüm için haberleri açtım, belki iyi bir haber duyarım niyetiyle. Ama gördüğüm şey karşısında sadece dona kalmıştım. Siyah sweetshirt, büyük kapüşon, lacivert pantalon, deri ayakkabı... bu durakta gördüğüm kişinin ta kendisiydi ve katil olarak yazılmıştı. Gerçekten nasıl olabilirdi anlam veremiyordum. Evden hızlıca çıkıp durağa gittim, istediğim tek şey ise gördüklerimi unutmaktı. Fakat arkamdan bir ses duymuş gibi hissetmiştim. Paranoyaklamışmıydım yoksa gerçekten ses mi duymuştum bilmiyordum. Etrafta bir sürü araba ve ölüm sessizliği söz konusuydu. Daha fazla düşünmeden gittim ve otobüsten okula geçmiştim. Sevgilimin yanına gittiğimde her zamanki şeyler yaşanmıştı. Garip, geçen hafta beni merdivenden item adamı hala seviyordum. Korkmalı mıydım acaba diye düşünmüştüm ama ortada bir tehdit yokken neden korkmalıydımki. Ama beynim asla susmadığı için 'Korkman için tehdit mi olması gerekir aslı' dedi. Bu dünyada en çok korktuğum şey beynim olabilir, çünkü sadece o bana gerçekleri söyler. Bu durum daha fazla rahatsızlık vermeden Mert konuştu. 'Bu akşam evime gelmek ister misin?' Dedi. Bende ona "Nerden çıktıki bu şimdi" dedim. Çünkü o asla beni eve çağırmaz, anne babasıyla görüştürmezdi. Mert "Takılırız biraz hem de evimi görmüş olursun. Yatak odamda oyunlar oynarız, eğleniriz işte" dedi. Ne yazıkki kıramadım ve tamam dedim.

Eve geçtiğimde annemin uyuduğunu gördüm ve telaşlanmaması için ona bir not yazdım.Tabikide not yazmadan önce duşa girmiştim. Hayır amacım farklı şeyler değildi ama... kim bilir sonuçta değilmi. Kıyafetlerimi çıkartıp astığımda sanki bir kabusdaymışım gibi hissetmiştim. Neden mi? Çünkü sırtımda bir yapboz parçası büyüklüğünde bir iz olduğunu gördüm. Ama asıl sorun ise parçanın üzerinde 32 yazmasıydı. Bu ne demekti neden burdaydı... ben bu sorularıma nasıl cevap alabilirdimki. Korkudan titresemde sevgilim beni bekliyodu ve geç kalmamam gerekiyordu. Sırf Mert için sırtımdaki olağan dışı izi bile boşvermiştim. Notu masanın üzerine bırakıp hemen evden çıkmıştım ve yürüyerek evlerine gitmeye başlamıştım. Ben onları zengin sanarken meğersem bizim 2 mahalle ilerimizde oturuyolarmış. Evin yanına geldiğimde durumlarımızın çok benzediğini düşünmeye başlamıştım. Dediği gibi daire 3 e çıktım ve kapıyı çaldım fakat başta kimse açmadı. Sonra ise üst kıyafeti olmayan Mert kapıyı açtı. "Bune hal çabuk bir şeyler giyin" dedim. "Sevgilim bedenimi görmicekse kim görücekki" Dedi. "Tamam mantıklı olabilir ama en azından atlet giy" dedim ve kafasını sallayarak hayır dedi. Ne yapsam nafile olduğunu anlayınca tamam deyip beni odaya götürmesine izin verdim. Bu evde bir gariplik vardı sanki ev başkasının gibiydi. Ne bir tablo ne bir süs vardı. Ailesi böyle olabilir ama sevgilim kesin olamazdı sonuçta onun sevgilisiyim onu çok iyi tanıyorum. Normal bir konuşma geçti aramızdan ama Mert susmayı sevmeyen biri olduğu için başlamıştı tekrar "Nasıl bir yatakta yatmıştınız onunla, yatağı kırdınız mı? Prezervatif kullandımı peki" dedi. "Bir kıza böyle konuşman hiç hoş değil ve düşündüğün gibi bir şey olmadı biz sadece öpüştük..." dedim ama ondan gelen tepki dahada şaşırmama neden oldu. "Biliyorum, ne düşündüğümü bil diye söyledim. Belki artık hazırsındır, ne dersin" dedi. Tek kelime edemedim. Ne diyebilirdimki, daha çocuğuz ama... bende istiyordum. "H-hazırım.. sanırım" dedim. Mert ayağa kalkıp yanıma geldi ve dudağımdan öpmeye başladı.

Şok olmuştum ama dışa vurma zamanı değildi, Mert gerçektende bunu beklemiş gibiydi. Yavaşça dudağımı ısırıp dilini benim ağzıma götürmeye çalıştı. Eğer benden memnun olmazsa ayrılır korkusundan ona uydum ve dillerimiz adeta birbirine kilitlenmişti. Tanrım biz daha küçüğüz derken Mert'in dudaklarının boynumda gezdiğini hissetmeye başladım. Sıcak ve ıslak öpücükleri her çekildiğinde sıcak vücudum serinliyodu adeta, fakat vücudumu ısıtanda tekrar oydu. Beni yavaçşa yatağa yatırdı ve boynumdan başlayıp yavaşça göğüsüme gelmeye başladı. O indikçe ben dahada stresleniyordum, ne yapacağımıza değil ne olacağımızı düşünüyordum. Mert o sırada çokdan üstümü çıkarmış iç çamaşırlarımla bırakmıştı beni. Tekrardan sıcak dudağı göğüsüme indi ve elleri sütyenimin lastiğini söktü. Artık 1 çamaşırım yoktu fakat bu durumdan hiç pişman değildim. Mertin doğru yerlere yaptığı ıslak dudağı her konduğunda dahada iyi hissettiriyordu. Mert bir yerden sonra sapık gibi göğüslerimi ellemeye başlamıştı ama ben bunu normal bulup susmuştum sonra farkettimki dudakları kasıklarıma kaymaya başlamıştı...

Islak dudakları her seferinde daha canlı hissettiriyordu. Dudakları kasıklarıma geldiğinde sıcak bedenim buz kesmişti, ilk defa yaşamak böyle bir şeydi herhalde. Mert yavaşça iç çamaşırımı çıkarttı ve artık çırılçıplaktım, savunmasız ve çaresiz... Mertin kasıklarımı öpmeye devam ederken dudağı malum yere geldi ve dilini kullanmaya başladı. Ne kadar iğrenç olsada yaşattığı zevkden haberi bile olamazdı. Mert dayanamayıp kemerini çözdü ve pantolonunu çıkardı ama "pantolon benim işim ama donumu çıkarmak senin işin" dedi. Anlamlandıramasamda doğrulup çıkardım. Gördüğüm şey beklemediğim kadar büyüktü. Mert bir anda iki eliyle kafamı tuttu ve "hazırlık olmadan eğlence olmaz" dedi. Ben hızlıca elini savurdum ve "Ne yaptığını zannediyosun" dedim. O ise bana "sen sanırım rol yapmıyosun, Aslı hiç seks izledinmi" dedi. Nedense izlemediğim için üzüldüm ama asıl iğrenç olan oydu ama cevap vermeyip kafa sallamakla yetindim. "Hmm aslında güzel en azından bilmiyorsun o zaman izin verde öğretiyim sana" dedi. Ne kadar istemesemde onu onaylamak zorundaydım. Tekrardan elleriyle kafamı tuttu ve erkekliğine yaklaştırdı. Ne kadar anlamak istemesemde anlamıştım, onu ağzıma sokmak istiyodu ve benim tek tesellim ikimizinde zevk alması için birimizin fedakarlık etmesi gerekiyordu. Kabullendim ve ağzımı açtım. Erkekliği gerçekten büyük olduğu için başta zorlandı fakat sonra eliyle kafamı erkekliğine ittirdi, tek seferde hepsini almıştım içime. Bir anda kafamı ileri geri yapmaya başladı, ben soramadan söyledi. "Bizler böyle zevk alırız, eğer kafanı kendin böyle hareket ettirmezsen ben zevk almam sanada zevk veremem" dedi. Ne diceğimi bilemedim ama ellerini çekmişti ve ben denemiştim. Beğenmemiş olucakki tekrar elleriyle kafamı tuttu ama çok daha sert şekilde hareket etmeye başlamıştı. Onun yüzüne baktığımda sanki yavaşça seyreliyordu ki ben daha anlamlandıramadan erkekliğini ağzımdan çekti ve yatağa eğildi. Gördüğüm sahne hakkın da yorum dahi yapamazdım. Resmen beyaz bir şey çıkmıştı. Iyy diye ciyakladığımda Mert "ohh, bak bu sperm. Erkeklerde bu organımızo ileri geri yaparak çıkarttırıyoruz, normalde bunu ağzına akıtıcaktım fakat daha cahilsin diye yapmadım ama artık biliyosun"Dedi. Hayatımda bu kadar fazla iğrenç bilgiyi duymamıştım, hem neden ağzıma akıtcağını söyledi buraya iğrençleşmeye mi geldim.

"Sıra senin, yat bakalım."dedi. Dediğine uydum ve iki bacağımın arasını açtı, ve ne yazıkki ne yapcağını bilmiyordum. Mert ayağımdan başlayarak yavaş yavaş kasıklarıma ordanda genital bölgeme geldi. Dudakları hala ıslak ve diriydi, önceden yaptığı gibi dilini kullanıyodu. Yaşattığı his çok garitpi ama hoşuma gidiyordu. Mert birden ayaklanmıştı ve erkekliğini tutmaya başlamıştı. Ne olduğunu sormadan erkekliğini kasıklarıma değdirdi. Birazcık kasıklarımda hareket ettirdi ve malum bölgeme değdirdi. Bir anda kendini itmeye başladı aynı zamanda konuşmaya da başladı. "Bu 2 insanın seks dediği yerdir, şimdi erkekliğimi içine alıcaksın ve korkma düşündüğün kadar acı olmicak" dedi. Ne demek istediğini anladığımda teslim oldum. Mert yavaşça erkekliğini itmeye, bende içime almaya başlamıştım. Yalan söylemişti, gayette acıyordu fakat bir yandanda hoşuma gidiyordu. Sonra farkettimki mert ağzımda yaptığı gibi ileri geri hareket etmeye başlamıştı ve artık bende zevk almaya başlamıştım. Mert her hareketi bitirdiğinde sonraki daha hızlıydı ve etlerimizin birbirine çarpışı resmen tüm odayı sarmıştı. İkimizinde ter içinde kaldığı bir yerdeydik ama en güzel anlarımızdan birini yaşıyorduk adeta. Fakat hiç beklemediğim bir şey oldu. İçime bir şey aktı gibi hissettim. Hissettikten sonra Mert'in geri çekilip "ohh" diyişine tanık oldum. Sanırım spermini içime akıtmıştı ve dicek yorum bulamıyordum. Mert bana "şimdi arkanı dön" dedi. Ne olacağını bu sefer anlamıştım ve ona "yetmez mi" demiştim. Mert "Asıl eğlenceler her zaman sona kalır Aslı, böyle durumlarda erkeğine itaat etmen gerekir. Ve artık kendini kasmayı bırak" dedi. Sanki bu durumdam memnunmuş gibi dicektim fakat memnundum. Arkamı döndüm ve tekrar bacak arasını açmasına için verdim. Mert tekrar erkekliğini değdirmişti ve yavaşça içime almamı sağlamıştı. Fakat çok yavaştı ben anlayamadan kalçama şaplak attı ve "kendini biraz daha fazla kasarsan erkekliğim parçalanıcak" dedi. Ne yapmam gerektiğini bile anlamadım ama o hızlı davranmıştı. İki eliyle kalçalarımı sağ ve sola çekiştirip tüm bedenini bana yaslamıştı. Ama bu gerçekten acı veriyordu. Sanırım artık sıra ondaydı. Mert çok daha hızlı ileri geri hareketi yapmaya başladı ve her seferinde "ohh-hıa" gibi azgın sesler çıkartıyodu. Kalçalarımın kıpkırmızı olduğunu hissedebiliyordum çünkü o kadar serttiki resmen beton çarpıyordu vücuduma. Hararetten yanmış iki vücut resmen zevk oluşturuyordu. Mert bir anda çıkıp erkekliğiyle mastürbasyon denilen olayı yapmaya başladı. Sorun ise yüzü solukladığı anda tekrar içime girdi ve içime akıtmayı tercih etti. Tüm bunlar olurken benim düz durduğumu sanmayın tutmadağım yer, ellemediğim vücut kalmamıştı Mert'in üzerinde. Açıkcası çok güzel bir vücudu vardı ve ellemeye doyamıyordum. Mert çıkarttıktan sonra izlemeye başladı. Sanırım sperminin geri vücudumdan çıkması onunda hoşuna gidiyo. Artık çok yorulmuştuk ya da ben öyle sanmıştım.

Mert beni kaldırdı ve bir ayağımı kolunun arasına alıp yatağa itti. Sevgilim gerçekten işini biliyordu, her pozisyonu ayrı ayrı kusursuzlaştırıyordu. Ben o halde başlicak sanarken beni kucağına aldı ve duvara yasladı. Tekrardan erkekliğinin içime girdiğini hissettim, gerçekten azgın bir sevgilim vardı. Mert yaptıkca ona daha sıkı sarılıp dudaklarımızı birbirine kenetliyorduk. Mert geriye doğru yürüdü ve yatağa yattı ben ise üstteydim. Bana "zıpla" dedi. Anlamıştım, bu sefer o değil ben hareketi tamamlicaktım ve zıplamaya başladım. Bunu sevmediğimden dolayı kalkmıştım. Mert bana ne oldu dermişcesine bakıyordu ama aklıma farklı birşey gelmişti. Tekrar ağzımı erkekliğine götürdüm ve ağzıma aldım. Ama aynı zamanda bir elimlede erkekliğini ileri geri yapıyordum. Mert bundan aşırı keyif almış olacakki garip garip sesler çıkarmaya başladı. Devam ettikçe Mert dahada mayışmaya başladı ve tekrar sperm çıkışı olucağını hissettim ama bir terslik oldu. Kafamı geri çekicekken Mert bi anda doğrulup kafamı tümgücüyle erkekliğine itip "OHh" diye bağırdı ve bir anda ağzımdan içeri akmaya başladı. "Yut onları aşkım" dedi. Aşkım demesine mi sevinmeliydim yoksa ağzımın içine akan spermlerini tükürmek için direnmeyi mi. Mert kafamı çıkardığında mükemmel diye fısıldadı. Sanırım ağzımdan akıp erkekliğinde yapışan spermleri görmek mutlu etti. Ben onları tükürmeden dudağıma yapıştı. Ağzımın içi berbat olmasına rağmen umursamayıp tekrar dilini ağzımın içinde dans ettirdi. Ayrıldığımızda ise resmen arada bir beyaz köprü oluşmuştu. Mert yatağa düştü ve "ohh artık yeter fazlasıyla yordun beni" dedi. Bende ona duş alacağımı söyleyip teşekkür ettim.

Duş alırken aklıma bir şey gelmişti. Mert sırtımdaki izi görmemişmiydi, acaba normal mi bulmuştu? Önemsemeyip duşumu aldım. Çıktığımda ise Mertin hala erkekliğini tutup hareket ettiğini gördüm. İçeri girdiğimde "Daha fazla istiyorum Aslı, gel biraz daha fazla yapalım" dedi. Bende ona "Daha fazla devam edersek organın için iyi olmicak. Baksana şimdiden kıpkırmızı zorlandığı fazlasıyla belli" dedim. Haklıydım çünkü, artık dayanamicaktı. Ben kıyafetlerimi giyerken Mert öyle kalmaya devam etti. "Benden bu kadar sevgilim, ben çıkıyorum" dedim. Mertin arkamdan gelmesini planlarken gelmedi hala yerde erkekliğini tutarak yatıyordu. Ordan çıktım ve evime doğru yürümeye başladım. 2 sokak ilerde polis arabaları vardı. Oraya vardığımda şok olmuştum. Bu bir cinayetti, asıl garip olansa cesetten bir parça eksikti. Eksik olan parçayı görene kadar korkmamıştım fakat ne yazıkki görmüştüm. Resmen dehşet içerisindeydim. Neden ne zaman kim nerede bütün sorular aklımdan geçmişti. Neden adamın kolunda bir yapboz parçası büyüklüğünde bir deri eksikti...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.