Bölüm 5: Külün Altındaki Köz
Yağmur, sanayinin paslı sac çatılarına ritmik bir gürültüyle vurmaya devam ediyordu. Islak asfaltın üzerine saçılan borç senedi, üzerindeki mürekkep akıp gidene kadar çamurun içinde süzüldü.
Bahar, gözünü yerdeki kâğıttan ayıramıyordu. Göğsündeki o biriktirdiği bütün öfke, bütün o aylardır Karan’a yönelttiği sitem birdenbire boşa düşmüştü. İçindeki o kocaman, karanlık kuyu şimdi bambaşka bir hakikatle doluyordu. Karan ona sırtını dönüp gitmemişti; Karan onun için, Oğuz için, bu mahallenin geleceği için kendini ateşe atmıştı.
Oğuz, başını kaldıracak yüzü bulamadan son bir kez ikisine baktı. Omuzları çökmüştü; çenesindeki morluk artık bir kavganın değil, kendi vicdanının bıraktığı bir dövmenin izi gibiydi. Arkasını dönüp yağmurun kararttığı sokağa doğru adımladı. Her adımı ağır, her adımı pişmanlık doluydu. Mahalleden, çocukluklarından ve Bahar’ın hayatından bir daha dönmemek üzere eksiliyordu.
Karan, olduğu yerde duruyordu. İs içindeki elleri yanlarına düşmüştü. Yüzündeki kurumuş çamur ve kurum lekeleri, gözlerinin pırıltısını gizleyemiyordu.
"Bahar," dedi fısıltıyla. Sesindeki dumandan kaynaklı kısıklık, kızın kalbini titretti. "Evine dön. Burası soğuk."
Bahar geri adım atmadı. Aksine, aralarındaki o çamurlu mesafeyi iki adımda kapatıp Karan’ın is kokan gres yağlı ceketinin yakalarına yapıştı. Parmakları kumaşı öyle bir sıktı ki, parmak boğumları bembeyaz oldu. Yüzünü Karan’ın göğsüne bastırdı. Burnuna dolan yanık kokusu, tütün ve ter kokusu... Dünyadaki hiçbir koku ona şu an bu kadar sığınak gibi gelemezdi.
"Bir daha," dedi Bahar, hıçkırıklarının arasından boğuk bir sesle. "Bir daha sakın benim için bir şey ödemeye kalkma. Sakın beni korumak adına benden vazgeçme."
Karan’ın elleri bir süre havada asılı kaldı. O nasırlı, yağlı elleriyle Bahar’ın narin bedenine dokunmaktan, onu kirlatıp incitmekten korkar gibi tereddüt etti. Ama sonra, içindeki o yıllardır bastırdığı devasa duyguya daha fazla direnemedi. Kollarını Bahar’ın etrafına doladı, kızın başını göğsüne bastırdı. Çenesini Bahar’ın ıslak saçlarına dayadı.
"Senden vazgeçmedim," diye fısıldadı Karan. "Hiç vazgeçmedim ki."
Sanayideki yangının ve ortaya çıkan büyük sırrın ardından mahalleye birlikte dönen Bahar ve Karan, geçmişin yaralarını sarmaya çalışırken; tefecilerin tamamen pes etmediğini gösteren ansızın bir tehdit kapılarına dayanacak mı?