İçeriğe geç

KIRIK KALPLER KULÜBÜ❤️🥀

Bölüm 8 · 2 dk okuma

KIRIK KALPLER KULÜBÜ❤️🥀

Bölüm 8

BÖLÜM 8

“Bazen bir sırrı öğrenmek, bir kalbi de açar…”

Ela bütün gece uyuyamadı.

Komodinin üzerinde duran fotoğrafa defalarca baktı.

Altı yaşındaydı.

Annesi gülümsüyordu.

Ve arkalarında…

Murat Öğretmen vardı.

“Bu nasıl olabilir?”

Telefonunu aldı.

Annesine mesaj yazdı.

“Anne, Murat diye birini tanıyor musun?”

Mesaj gönderildi.

Cevap gelmedi.

Ertesi sabah…

Okula gider gitmez Ege onu bahçede bekliyordu.

Yüzü her zamankinden daha ciddiydi.

“Ela.”

“Konuşmamız lazım.”

Ela sessizce başını salladı.

İkisi okulun arkasındaki boş basketbol sahasına gitti.

Ege derin bir nefes aldı.

“Sana yıllardır kimseye anlatmadığım bir şeyi söyleyeceğim.”

Ela dikkatle onu dinliyordu.

“Lina kaybolduğu gece…”

“…onunla kavga ettim.”

Ela şaşkınlıkla baktı.

“Neden?”

“Çünkü bana yalan söylediğini düşünüyordum.”

“Eve kadar peşinden gittim.”

“Sonra…”

Ege’nin sesi titremeye başladı.

“Bir araba geldi.”

Ela’nın kalbi hızlandı.

“İçinden biri indi.”

“Lina korkmaya başladı.”

“Ben koşup yardım etmeye çalıştım.”

“Ama…”

“Geldiklerinde ikimiz de bayıldık.”

Ela nefesini tuttu.

“Uyandığımda…”

“…Lina yoktu.”

Ela yavaşça Ege’nin elini tuttu.

“Sen suçlu değilsin.”

Ege gözlerini kapattı.

“Ama onu koruyamadım.”

“İki yıldır her gün kendimi suçluyorum.”

Ela’nın gözleri doldu.

“Artık yalnız değilsin.”

Tam o anda…

Ela’nın telefonu titredi.

Annesinden mesaj gelmişti.

“Murat ismini nereden duydun?”

Ela hemen yazdı.

“Okuldaki öğretmenimiz.”

Bir dakika sonra cevap geldi.

“Sakın onunla yalnız kalma.”

Ela’nın yüzü bembeyaz oldu.

Hemen ardından ikinci mesaj geldi.

“Bu akşam eve erken gel. Sana anlatmam gereken şeyler var.”

Dersler bitince Ela heyecanla eve koştu.

Kapıyı açtı.

“Anne?”

Sessizlik…

Salonda kimse yoktu.

Masanın üzerinde yalnızca beyaz bir zarf duruyordu.

Üzerinde kendi adı yazıyordu.

“Ela.”

Titreyen elleriyle zarfı açtı.

İçinden eski bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafta annesi…

Murat…

Ve küçük bir kız vardı.

O kız…

Ela’ydı.

Fotoğrafın arkasında tek bir cümle yazıyordu.

“Gerçek baban sandığın kişi değil.”

Ela’nın gözlerinden yaşlar süzüldü.

“Hayır…”

“Bu doğru olamaz.”

Tam o sırada arkasından bir ses duyuldu.

“Maalesef doğru.”

Ela irkilerek arkasını döndü.

Kapının önünde annesi duruyordu.

Gözleri doluydu.

“Evet Ela…”

“…Artık her şeyi öğrenme vaktin geldi.”

Annesi kanepeye oturdu.

Titreyen sesiyle konuşmaya başladı.

“Yıllar önce…”

“Ben ve Murat aynı üniversitedeydik.”

“Bir araştırma projesinde birlikte çalışıyorduk.”

“Ama Murat zamanla değişti.”

“Takıntılı biri oldu.”

“Beni sürekli takip etmeye başladı.”

Ela şaşkınlık içinde dinliyordu.

“Sonra?”

“Biz şehir değiştirdik.”

“Senden onu korumak için.”

Ela’nın boğazı düğümlendi.

“Yani…”

“O bizi yıllardır mı takip ediyor?”

Annesi sessizce başını salladı.

Tam o anda…

Kapının zili çaldı.

DING DONG…

İkisi de birbirine baktı.

Annesi yavaşça kapıya yürüdü.

Kapıyı açtı.

Kimse yoktu.

Yerde siyah bir kutu duruyordu.

Kutunun içinde…

Kırmızı bir gül…

Ve küçük bir not vardı.

Notta sadece şu yazıyordu:

“Geçmiş peşinizi bırakmaz.”

Kutunun altında ise bir fotoğraf daha vardı.

Fotoğrafta…

Ege, Lina ve Murat aynı karedeydi.

Ama daha da korkutucu olan şey şuydu…

Fotoğraf sadece üç gün önce çekilmişti.

Ege ve Lina aynı karedeydi.

Ela’nın gözleri büyüdü.

“Lina…”

“Gerçekten yaşıyor olabilir mi?”

Tam o sırada Ege’den bir telefon geldi.

Ela hemen açtı.

Ama telefondan Ege’nin sesi değil…

Başka birinin sesi duyuldu.

“Eğer Ege’yi canlı görmek istiyorsan…”

”…bu gece saat on ikide eski lunaparka gel.”

Ardından telefon kapandı.

Ela’nın eli titriyordu.

Kalbi deli gibi atıyordu.

Bu kez kaybolan kişi…

Ege’ydi.

DEVAM EDECEK…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.