İçeriğe geç

KIRIK KALPLER KULÜBÜ❤️🥀

Bölüm 5 · 2 dk okuma

KIRIK KALPLER KULÜBÜ❤️🥀

Bölüm 5

BÖLÜM 5

“Bazen en güvenli yer, kalbinin en hızlı attığı yerdir…”

Okul tamamen karanlığa gömülmüştü.

Koridorlarda sadece acil çıkış lambalarının zayıf ışığı yanıyordu.

Ela’nın eli hâlâ Ege’nin elindeydi.

İkisi de fark etmemişti.

Sadece nefes alışverişleri duyuluyordu.

Kaan sessizce fısıldadı.

“Ses… şu taraftan geldi.”

Üçü de yavaş adımlarla koridorun sonuna ilerledi.

Kapısı açık olan eski müzik odasına geldiler.

İçeriden hafif bir piyano sesi geliyordu.

…

Tek bir nota.

Sonra bir tane daha.

Ama içeride kimse görünmüyordu.

Ela ürperdi.

“Bu normal değil…”

Ege öne geçti.

Kapıyı tamamen açtı.

Odanın ortasında eski, tozlu bir piyano vardı.

Üzerinde beyaz bir zarf duruyordu.

Zarfın üzerinde tek bir cümle yazıyordu.

“Ege Karaca’ya.”

Ela şaşkınlıkla Ege’ye baktı.

“Ege…”

Ege ağır adımlarla zarfı aldı.

Titreyen elleriyle açtı.

İçinden küçük bir fotoğraf düştü.

Fotoğrafta Ege ve Lina okul festivalindeydi.

İkisi de gülümsüyordu.

Fotoğrafın arkasında tek satır vardı.

“Söz verdiğin günü unutmadım…”

Ege’nin gözleri doldu.

Ela onu ilk kez bu kadar kırılmış görüyordu.

Tam o sırada…

Odanın hoparlörlerinden cızırtılı bir ses yükseldi.

“Gerçeği öğrenmek istiyorsanız…”

“…eski spor salonuna gelin.”

Ses kesildi.

Sessizlik.

Kaan sinirle yumruğunu sıktı.

“Biri bizimle oyun oynuyor.”

Üçü birlikte spor salonuna doğru yürümeye başladı.

Koridorlar bomboştu.

Rüzgâr kırık pencerelerden içeri giriyordu.

Ela bir an dengesini kaybetti.

Ayağı kaydı.

Tam düşecekken…

Ege belinden tuttu.

İkisi bir an göz göze geldi.

Ela’nın kalbi deli gibi atıyordu.

Ege ise hemen geri çekildi.

“İyi misin?”

Ela hafifçe gülümsedi.

“Evet…”

“Teşekkür ederim.”

İkisi de kısa bir an utanarak başka tarafa baktı.

Kaan arkadan gülümseyerek mırıldandı.

“Tam zamanıydı zaten…”

Ela duyup hafifçe kızardı.

⸻

Spor salonunun kapısını açtılar.

İçerisi tamamen karanlıktı.

Bir anda projektörler yandı.

Salonun ortasında büyük bir ekran açıldı.

Ekranda eski güvenlik kamerası görüntüleri oynuyordu.

Tarih:

17 Ekim - İki Yıl Önce

Ela nefesini tuttu.

Kamerada Lina görünüyordu.

Koridorda tek başına yürüyordu.

Birkaç saniye sonra…

Murat Öğretmen arkasından geliyordu.

Sonra görüntü bir anda kesildi.

Kaan bağırdı.

“Devamı nerede?”

Ekran tekrar açıldı.

Ama bu kez görüntü bozuktu.

Sadece Lina’nın korku dolu sesi duyuluyordu.

“Lütfen…”

“Beni bırakın…”

Sonra…

Tam ekran kapanırken…

Kapüşonlu birinin silueti seçildi.

Yüzü görünmüyordu.

⸻

Ela korkuyla Ege’ye baktı.

“Bu kişi…”

Ege başını salladı.

“Bu görüntüyü ilk kez görüyorum.”

Tam o anda salonun kapıları sert bir şekilde kapandı.

GÜÜÜMM!

Üçü de irkildi.

Hoparlörden aynı ses tekrar duyuldu.

“Artık geri dönüş yok.”

Bir anda salonun tavanındaki projektörlerden kırmızı bir ışık yayıldı.

Salonun diğer ucunda…

Siyah kapüşonlu biri belirdi.

Bu kez kaçmıyordu.

Yavaş yavaş onlara doğru yürüyordu.

Ela korkuyla Ege’nin kolunu tuttu.

Kapüşonlu kişi durdu.

Yüzünü yavaşça yukarı kaldırdı.

Üçü de nefesini tuttu.

Ama…

Yüzü hâlâ gölgelerin içindeydi.

Kapüşonlu kişi alçak bir sesle konuştu:

“Lina’nın başına gelenleri gerçekten öğrenmek istiyorsanız…”

”…önce aranızdaki haine dikkat edin.”

Ela şaşkınlıkla Ege’ye baktı.

Sonra Kaan’a…

Sonra tekrar kapüşonlu kişiye…

Kapüşonlu kişi arkasını döndü.

Ve karanlığın içine karışıp kayboldu.

Salonda sadece tek bir cümle yankılanıyordu:

“Size en yakın olan kişi… en büyük sırrı saklıyor.”

Ela’nın aklına tek bir soru düştü.

“Acaba gerçekten içlerinden biri yalan mı söylüyordu?”

DEVAM EDECEK…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.