İçeriğe geç

KIRIK KALPLER KULÜBÜ❤️🥀

Bölüm 10 · 2 dk okuma

KIRIK KALPLER KULÜBÜ❤️🥀

Bölüm 10

BÖLÜM 10

“En çok güvendiğin insan, bazen en derin yarayı açandır…”

Hastanenin acil servisi…

Ela, koridordaki bankta oturuyordu.

Üzerindeki kıyafetlerde hâlâ Ege’nin kanı vardı.

Ellerini durmadan birbirine sürtüyordu.

Kalbi deli gibi atıyordu.

Ameliyathanenin ışığı hâlâ sönmemişti.

Her saniye saatler gibi geçiyordu.

Yaklaşık iki saat sonra…

Doktor dışarı çıktı.

“Ege’nin yakını kim?”

Ela ayağa fırladı.

“Ben!”

Doktor yorgun bir nefes verdi.

“Kurşun omzuna isabet etmiş.”

“Hayati tehlikeyi atlattı.”

“Ama birkaç gün dinlenmesi gerekiyor.”

Ela’nın gözlerinden yaşlar aktı.

“Teşekkür ederim…”

Sabah olduğunda…

Ela, Ege’nin odasına girdi.

Ege yatağında uyuyordu.

Kolunda serum vardı.

Ela sessizce yatağın yanına oturdu.

Parmaklarını usulca Ege’nin eline dokundurdu.

Tam o sırada…

Ege gözlerini açtı.

“Ela…”

Ela gülümseyerek ağladı.

“Bir daha beni böyle korkutma.”

Ege hafifçe gülümsedi.

“Özür dilerim.”

“Ama yine olsa…”

“…yine seni korurdum.”

Ela dayanamayıp ona sarıldı.

İki gün sonra…

Polis, okuldaki bütün öğretmenleri ve öğrencileri sorgulamaya başladı.

Ama Murat ortadan kaybolmuştu.

Hiçbir iz yoktu.

Lina ise polis koruması altındaydı.

Ela, Lina’yı ziyarete gitti.

“Lina…”

“Sen o gün biri daha var demiştin.”

Lina başını salladı.

“Evet.”

“Murat tek başına değildi.”

“Peki kimdi?”

Lina’nın gözleri doldu.

“Yüzünü hiç görmedim.”

“Ama sesini tanıyorum.”

Aynı gün okul yeniden açıldı.

Koridorlar eskisi gibi kalabalıktı.

Sanki hiçbir şey yaşanmamış gibiydi.

Ama Ela artık kimseye kolay güvenemiyordu.

Tam sınıfa girecekken…

Mira yanına geldi.

“Ela.”

“İyi misin?”

Ela gülümsedi.

“İyiyim.”

Tam o sırada…

Mira’nın cebinden küçük bir anahtar düştü.

Ela eğilip aldı.

Anahtara baktığında donup kaldı.

Üzerinde şu yazıyordu:

L-17

Lina’nın dolabının anahtarı…

Ela şaşkınlıkla sordu.

“Bu sende ne arıyor?”

Mira’nın yüzü bir anda gerildi.

“Ben…”

“Şey…”

“Eski eşyalar arasında buldum.”

Ela ilk kez şüphelendi.

“O dolabı sadece Kaan ve ben açmıştık.”

“Mira…”

“Bu anahtar sende nasıl olabilir?”

Mira cevap vermedi.

Arkasını dönüp hızla uzaklaştı.

O akşam…

Ela, Mira’yı gizlice takip etmeye karar verdi.

Mira okuldan çıktı.

Ama evine gitmedi.

Eski spor salonuna doğru yürüdü.

Ela uzaktan onu izliyordu.

Mira içeri girdi.

Birkaç saniye sonra…

İçeriden bir erkek sesi duyuldu.

Ela kapının aralığından baktı.

Mira’nın karşısında siyah kapüşonlu biri duruyordu.

Adamın yüzü görünmüyordu.

Mira titreyerek konuştu.

“Ben elimden geleni yaptım.”

Adam sert bir sesle cevap verdi.

“Yetmedi.”

“Murat yakalandı.”

“Şimdi sıra sende.”

Ela’nın kalbi hızlandı.

“Mira…”

“…bu işin içinde miydi?”

Tam o anda…

Ela’nın ayağı yerdeki teneke kutuya çarptı.

TAK!

İçeridekiler aynı anda kapıya döndü.

“Kim var orada?”

Ela kaçmaya başladı.

Koridorda nefes nefese koşuyordu.

Arkasından ayak sesleri geliyordu.

Bir anda biri kolunu tuttu.

Ela çığlık atacaktı.

Ama…

“Ela!”

Bu Kaan’dı.

“Çabuk!”

İkisi birlikte okulun arka kapısından dışarı çıktı.

Nefes nefese durduklarında Kaan konuştu.

“Ben de onları takip ediyordum.”

Ela şaşkınlıkla baktı.

“Demek sen de şüpheleniyordun.”

Kaan başını salladı.

“Mira bir şey saklıyor.”

Tam o sırada Ela’nın telefonu çaldı.

Arayan…

Ege’ydi.

“Ela…”

“Sana anlatmayı unuttum.”

“Ne oldu?”

“Hastanede biri odama geldi.”

Ela’nın kalbi hızlandı.

“Kim?”

Ege derin bir nefes aldı.

“Bana sadece tek bir cümle söyledi.”

“Neymiş?”

Ege’nin sesi titredi.

‘Asıl oyun şimdi başlıyor…’

Ve sonra ekledi:

‘Sana selamı Mira gönderdi.’

Ela’nın eli titreyerek telefondan kaydı.

Gökyüzüne baktı.

Artık emindi…

Mira, göründüğü kişi değildi.

DEVAM EDECEK…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.