İçeriğe geç

Kırık Adalet

Bölüm 13 · 2 dk okuma

Kırık Adalet

Bölüm 13

Bölüm 13: İçsel Çatışmalar

Bir kez daha mahkeme koridorlarında yürüyordum, içimde kopan fırtınalara rağmen yüzümde sükûnet maskesini muhafaza etmeye çalışarak. Ayaklarım yerden kalkmadan ağır bir ritimle ilerlerken, zemin her bir adımımda yankılanıyordu. Gürültüsüz, ama etkileyici bir sessizlik, çevremdeki insan kalabalığının telaşını bastırıyordu. Baran arkamdan yaklaşırken, bir an için odadaki havanın değiştiğini hissettim. Parmaklarım ellerimdeki dosyanın kenarına istemsizce daha sıkı sarıldı. Derin bir nefes alarak geriye doğru döndüm. Kısa kestane saçları, kararlılığının ve içsel çatışmalarının izlerini barındırırken, bu kez bakışlarında bir tür kabullenmişlik vardı. "Serra," dedi, sesinde tedirgin bir derinlik. "Bunu burada ve şimdi konuşmak zorundayız." O an, içimdeki öfkenin kontrolümden kaçacağını hissettim, ama aklıma Nesrin’in sesi yankılandı: "Tam burada, geçmişle yüzleşmen seni ileride daha güçlü yapacak." Kararlı bir nefes aldım ve gözlerimi Baran’ın derin kahverengi gözlerine diktim, adalet arayışımı bir kez daha hatırlatarak. "Baran," dedim, sesimde inancımın yankısı vardı. "Geçmişinizin hesabını vermedikçe bu iş birliğimiz bir adım dahi ilerleyemez." Ona doğru birkaç adım attım ve devam ettim, "İtiraf etmelisin. Eğer gerçekten değiştiğine inanıyorsan, bunları kabul etmelisin." Bakışlarımız bir an için çarpıştığında, aramızdaki yoğun enerji neredeyse fiziksel bir varlık kazanmıştı. Baran, bakışlarını yere indirdi. Yüzündeki, hâlâ belirsiz bir pişmanlığın ince çizgileri dikkat çekiyordu. Ofisime döndüğümde, Nesrin ve Ela beni bekliyordu. Çaylarının hafif buharlı kokusu burnuma geldiğinde, bir anlığına huzur buldum. Nesrin, her zamanki gibi canlı ve enerjik bir şekilde koltuğa yaslanmış, Ela ise ince deterjan kokulu saçlarını düzeltiyordu. "Biliyorsunuz, Baran," dedim, onların anlayışlı bakışları arasında, "itiraf etmeye neredeyse kararlı görünüyor. Fakat içsel savaşlarının ne kadar derin olduğunu anlayabiliyorum. Belki de ona başka bir gözle bakmak lazım." Nesrin başını iki yana yavaşça sallarken yüzünde bilgece bir ifade vardı. "Karmaşık duygular ve geçmiş, geleceğimize gölge düşürmemeli Serra." Timur'la daha sonra ofise geçtiğimizde, yeni delille birlikte çok daha güçlü bir yol haritası çizdiğimizi fark ettik. Timur’un gösterdiği belge, yolsuzlukların karanlık köşelerine ışık tutacak kalibredeydi. Bu keşif, kalbimin sevinçle çarpmasına neden oldu ama aynı zamanda içimdeki düğümleri daha da sıktı. Her şey daha karmaşık oluyordu. Günün sonunda, odanın ağır havası içinde tek başıma kalmıştım. Baran’ın bana verdiği belgeye uzun bir süre baktım; içinde, henüz açığa çıkmamış sırların fısıltısını duyuyor gibiydim. Bu sırlar, adalet yolculuğumda beni nereye götürecekti? Baran’ın ofisime gelme kararına şaşırmadım. Çatışmaları, pişmanlıkları ve umutlarıyla kapının önünde durduğunu hissedebiliyordum. Belki de bu, onun ikinci şansıydı. Belki de benim...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.