"Bazı anılar geri dönmek için değil, gerçeği değiştirmek için gelir."
"Enes benim abim miydi?"
Annemin söylediği tek kelime hâlâ kulaklarımda çınlıyordu.
Evet.
Yıllardır bilmediğim bir hayatım varmış.
Yıllardır bilmediğim bir kardeşim...
"Niye?"
Annem başını kaldırdı.
"Niye bana söylemedin?"
Gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.
"Çünkü seni korumaya çalıştım."
"Kimden?"
Cevap vermedi.
"Enes'e ne oldu?"
Annem gözlerini kapattı.
"Kayboldu."
"Nasıl?"
"Bir gecede."
"Kaç yaşındaydı?"
"On bir."
On bir...
İçimde garip bir boşluk oluştu.
Benim abim, on bir yaşında kaybolmuştu.
Ve ben...
Onu hatırlamıyordum.
---
"Hatırlamanı istemedim."
Annem pencereye doğru yürüdü.
"Çünkü o gece gördüklerin seni yıllarca korkutabilirdi."
Bir anda sustum.
"Gördüklerim mi?"
Annem arkasını döndü.
"Evet."
"Ben ne gördüm?"
"Her şeyi değil."
Sesi titriyordu.
"Ama yeterince şey gördün."
---
Telefonum çaldı.
Selin'di.
"Aleyna, Uzay'la birlikteyiz."
"Ne oldu?"
"Gazete muhabiriyle konuşmadan önce eski arşivleri biraz daha araştırdık."
Uzay telefona yaklaşıp konuştu.
"Bir şey bulduk."
"Ne?"
"Eski tren garıyla ilgili bir kayıt."
Kalbim hızlandı.
"Ne kaydı?"
"17 Temmuz gecesi güvenlik kamerasının çalışmadığı yazıyor."
Sessiz kaldım.
17 Temmuz.
Çocukluk notumdaki tarih.
"17 Temmuz. Garı unutma."
"Başka?"
Selin cevap verdi.
"O gece garın yakınlarında bir araç görülmüş."
"Plakası?"
"Tam okunmuyor."
Uzay araya girdi.
"Ama aracın sahibinin soyadı..."
Bir an durdu.
"Yılmaz."
Nefesim kesildi.
"Bizim soyadımız mı?"
"Evet."
---
Telefonu kapattığımda anneme baktım.
"17 Temmuz."
Annemin yüzü bembeyaz oldu.
"Anne..."
"Bu konuyu kapat."
"Hayır."
İlk kez sesimi yükselttim.
"Artık kapatmayacağım."
Annem bana baktı.
Uzun bir sessizlik oldu.
Sonra yavaşça koltuğa oturdu.
"Babanla Enes o gün birlikte gitmişti."
Kalbim hızlandı.
"Nereye?"
"Tren garına."
"Sen de gittin mi?"
"Sonradan."
"Amcam da orada mıydı?"
Annem cevap vermedi.
Ama susması...
Cevaptan daha ağırdı.
---
O gece odama geçtiğimde kolyeyi çıkardım.
Avucumun içinde tuttum.
Kelebek...
Tren garı...
D-14...
Enes...
Bütün parçalar yavaş yavaş birleşiyordu.
Ama hâlâ eksik bir şey vardı.
Babam neden öldü?
Enes neden kayboldu?
Annem neden yıllardır korkuyordu?
Ve amcam neden bütün bunların içinde olabilirdi?
---
Telefonum yeniden titredi.
**0507 *** ** :
«Annen sana ne anlattı?»
Uzun süre ekrana baktım.
Siz:
«Enes'i.»
Cevap gelmedi.
Siz:
«17 Temmuz'u.»
Bu kez mesaj hemen geldi.
**0507 *** ** :
«Sana her şeyi anlatmadı.»
Siz:
«Sen anlat.»
Üç nokta göründü.
Kayboldu.
Tekrar belirdi.
Sonra mesaj geldi.
**0507 *** ** :
«O gece baban tek başına değildi.»
Kalbim hızlandı.
Siz:
«Enes de mi oradaydı?»
Cevap gelmedi.
Bir dakika...
İki dakika...
Sonra:
**0507 *** ** :
«Evet.»
Ekrana bakakaldım.
Ve ardından gelen mesajla bütün bedenim buz kesti.
**0507 *** ** :
«Ve sen de oradaydın.»
Telefonu elimden düşürdüm.
Bir anda başımın içinde aynı görüntü yeniden belirdi.
Tren rayları...
Karanlık bir peron...
Küçük bir el...
Ve bana bağıran bir çocuk sesi:
"Aleyna, sakın arkana bakma!"
Gözlerimi kapattım.
Ama bu kez anı kaybolmadı.
Çünkü ilk defa...
O çocuğun yüzünü neredeyse görebiliyordum.