İçeriğe geç

Kimsin Sen?

Bölüm 25 · 2 dk okuma

Kimsin Sen?

Bölüm 25

D-14: Geç Mi Kaldık

"Bazı kapılar kilitli olduğu için değil, ardındaki anılar yüzünden açılamaz."

O gece elimdeki anahtarı defalarca çevirdim.

Kapının altından bırakılan not...

Üzerindeki 17...

Ve D-14.

Hepsi aynı noktayı gösteriyordu.

Artık geri dönüş yoktu.

Ertesi sabah annem işe gittikten sonra Uzay'a mesaj attım.

Siz:Bana yardım eder misin?

Cevap saniyeler içinde geldi.

Uzay 💙:Her zaman.

Siz:D-14 diye bir yere gitmem gerekiyor.

Uzay 💙:Konum at. Yalnız gitmiyorsun.

İlk kez içimdeki yük biraz hafifledi.

Yarım saat sonra eski apartmanın önündeydik.

Bina yılların izini taşıyordu.

Duvarlardaki boyalar dökülmüş, bahçedeki salıncak pas tutmuştu.

Kapının üzerindeki yazıyı görünce nefesim kesildi.

D-14

Sanki bu iki harf ve iki rakam yıllardır beni bekliyordu.

Uzay sessizce yanıma geldi.

"Hazır mısın?"

"Bilmiyorum."

"Ben hazırım."

Gülümsedim.

"Senin hazır olman yeter."

Üçüncü kata çıktık.

Koridor bomboştu.

Eski lambalar ara ara yanıp sönüyordu.

Dairenin kapısına yaklaştım.

Elimdeki anahtarı kilide yerleştirdim.

Elim titriyordu.

"Ya açılmazsa?"

Uzay omzuma hafifçe dokundu.

"Ya açılırsa?"

Derin bir nefes aldım.

Anahtarı çevirdim.

Tak...

Kilit yıllar sonra ilk kez döndü.

Kapı ağır ağır aralandı.

İçeriden eski ahşap kokusu geldi.

Ev beklediğimden daha düzenliydi.

Her yer tozluydu ama eşyalar yerli yerindeydi.

Sanki biri yıllar önce çıkmış ve bir daha hiç geri dönmemişti.

Salondaki duvarda boş bir çivi vardı.

Orada eskiden bir tablo ya da fotoğraf asılı olmalıydı.

Tam içeri doğru ilerlerken Uzay yerde küçük bir metal kutu fark etti.

"Aleyna, buna bak."

Kutunun kapağında aynı harfler vardı.

E.A.

Kalbim hızlandı.

Kutuyu açmaya çalıştım.

Ama kilitliydi.

Anahtarı denedim.

Olmadı.

Demek ki bu anahtar başka bir yere aitti.

O sırada telefonum titredi.

**0507 *** ** :Kutuyu açmaya çalışma.

Kaşlarımı çattım.

Siz:Neden?

**0507 *** ** :Çünkü içinde aradığın cevap yok.

İlk kez düşündüm.

Belki de gerçekten bana yardım ediyordu.

Ya da...

Beni doğru yerden uzaklaştırıyordu.

Hangisi olduğunu bilmiyordum.

Uzay mutfağa geçti.

"Burası çok garip."

"Neden?"

"Buzdolabına bak."

Yanına gittim.

Buzdolabının üzerinde küçük mıknatıslarla tutturulmuş sararmış bir kâğıt vardı.

Üzerinde çocuk el yazısıyla şunlar yazıyordu:

"17 Temmuz. Garı unutma."

Bir anda başımın içinde uğultu başladı.

Tren sesi...

İnsanların bağırışları...

Ve çok uzaktan gelen bir çocuk sesi...

"Aleyna! Koş!"

Bir adım geri attım.

Başım dönüyordu.

Uzay beni tuttu.

"İyi misin?"

Cevap veremedim.

Çünkü gözlerimin önünde ilk kez net bir görüntü belirmişti.

Bir çocuk...

Elini bana uzatıyordu.

Yüzünü seçemiyordum.

Ama gözleri...

Gözleri bana çok tanıdık geliyordu.

Tam o sırada evin içinden bir ses geldi.

Gıcırtt...

Uzay'la aynı anda birbirimize baktık.

"Burada yalnız değiliz."

Ses bu kez üst kattan değil...

Evin içindeki küçük odadan gelmişti.

Kapı yavaşça aralandı.

İkimiz de nefesimizi tuttuk.

Ama içeriden kimse çıkmadı.

Yalnızca yerde tek bir zarf duruyordu.

Zarfın üzerinde siyah kalemle tek cümle yazıyordu:

"Geç kaldınız."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.