İçeriğe geç

Kimsin Sen?

Bölüm 22 · 2 dk okuma

Kimsin Sen?

Bölüm 22

Kırık Saat: Babamın Ölümü

"Zaman durabilir. Ama gerçekler asla."

Elimde tuttuğum kırık saate uzun süre baktım.

E.A.

İki harf...

Bu iki harf neden bana bu kadar tanıdık geliyordu?

"Anne..."

Sesim neredeyse fısıltı gibiydi.

"Bu saat kimin?"

Annem gözlerini saatten kaçırdı.

"Bilmiyorum."

Yalan söylüyordu.

Artık bunu anlamak benim için zor değildi.

"Yine mi?"

Bu kez sesim yükselmişti.

"Bana yine yalan söylüyorsun."

Annem cevap vermedi.

Sessizce odasına gitti.

Kapıyı kapatırken omuzlarının titrediğini gördüm.

O gece saate tekrar baktım.

Arkasındaki harflerin yanında çok silik bir çizik daha vardı.

Telefonumun fenerini açıp dikkatlice inceledim.

Sanki iki rakam kazınmıştı.

17

Bu sayı neyi ifade ediyordu?

Telefonum titredi.

**0507 *** ** :Saati sakla.

Siz:E.A. ne demek?

Uzun süre cevap gelmedi.

Sonra ekran yeniden aydınlandı.

**0507 *** ** :Henüz bunu öğrenmemen gerekiyor.

İlk kez sinirlendim.

Siz:Hep aynı şeyi yapıyorsun!

Sürekli ipucu veriyorsun ama hiçbir şeyi açıkça söylemiyorsun!

Bu kez cevap beklediğimden hızlı geldi.

**0507 *** ** :Çünkü söylersem...

Seni de kaybederim.

Ekrana bakakaldım.

"Beni de..."

Neden "de" demişti?

Kim kaybolmuştu?

Ertesi sabah apartman yöneticisiyle tekrar karşılaştım.

Bu kez beni görünce kendi yanıma geldi.

"Aleyna."

İlk defa ismimi söylemişti.

"Sen... adımı nereden biliyorsun?"

Yaşlı adam hafifçe gülümsedi.

"Seni bebekken kucağıma almışlığım var."

Kalbim hızlandı.

"Babanı da tanıyordum."

Bu cümleyi duyunca nefesim kesildi.

"Ne kadar?"

"Sandığından daha fazla."

Tam konuşmaya başlayacakken apartmanın önünde siyah bir araba durdu.

İkimiz de aynı anda dönüp baktık.

Yaşlı adamın yüzündeki renk bir anda kayboldu.

"İçeri gir."

"Ne?"

"Şimdi!"

Ses tonu ilk kez bu kadar sertti.

Ben daha ne olduğunu anlayamadan adam kolumdan tuttu.

Apartmanın içine girdik.

Camdan dışarı baktığımda siyah arabanın hâlâ beklediğini gördüm.

Yaşlı adam fısıldadı.

"Beni buldular..."

"Beni mi?"

"Hayır."

Derin bir nefes aldı.

"Bizi."

Tam o sırada telefonum çaldı.

Bu kez arayan Selin'di.

Telefonu açar açmaz nefes nefese konuşmaya başladı.

"Aleyna!"

"Ne oldu?"

"Gazetedeki eksik sayfayı buldum!"

Yerimde doğruldum.

"Nerede?"

"Bir dijital arşivde."

"Eee?"

Selin birkaç saniye sustu.

Sonra sesi titreyerek konuştu.

"Haberin başlığı yanlışmış."

"Nasıl yani?"

"Senin bize anlattığın gibi 'iş kazası' yazmıyor."

Kalbim deli gibi atıyordu.

"Ne yazıyor?"

Selin derin bir nefes aldı.

"'Şüpheli ölüm' yazıyor."

Dünya bir anlığına durmuş gibiydi.

Babamın ölümü...

Yıllardır anlatıldığı gibi bir iş kazası değildi.

Ve ilk kez...

Elimde bunun kanıtı vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.