İçeriğe geç

Kimsin Sen?

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Kimsin Sen?

Bölüm 2

Hastane: Unuttuğum Gerçekler

Gözlerimi açtığımda gördüğüm ilk şey beyaz bir tavandı.

Gözlerimi kırpıştırdım. Her yer bulanıktı. Başım ağırıyor, sanki düşüncelerim birbirine karışıyordu. Etrafımda bir sürü ses vardı ama hiçbirini anlayamıyordum.

Birileri konuşuyordu.

Birileri bana dokunuyordu.

Ama kim olduklarını bilmiyordum.

Tek hatırladığım şey… hiçbir şey hatırlamadığımdı.

Gözlerimi tekrar kapattım.

Sonra yeniden açtığımda kendimi başka bir odada buldum.

Sessizdi.

Soğuktu.

Yabancıydı.

Başımı biraz çevirdiğimde karşımdaki küçük tabelayı gördüm.

317

Burası bir hastaneydi.

Ama neden burada olduğumu bilmiyordum.

Yatağımın yanında üç kişi vardı.

Bir kadın…

Bir kız…

Bir erkek…

Üçünün de bana bakışı garipti.

Sanki beni çok uzun zamandır tanıyorlardı.

Ama ben onları ilk defa görüyordum.

Kadın bir anda gözlerini açtı.

“Kızım…”

Sesi titriyordu.

“Kızım, iyi misin?”

Kızım mı?

Bana mı söylüyordu?

Ne diyeceğimi bilemedim.

Kadın hemen ayağa kalktı.

“Doktor! Doktor çağırın, kızım uyandı!”

Erkek hızla odadan çıktı.

Kız ise bana bakmaya devam etti. Gözleri dolmuştu.

Sanki ağlamak üzereydi.

Ben ise sadece onları izliyordum.

Sonunda dayanamadım.

Sesim çok zayıf çıkıyordu.

“Siz… kimsiniz?”

O an odadaki herkes sustu.

Sanki söylediğim şey çok ağır bir şeymiş gibi.

Kadının yüzündeki ifade değişti.

Gözlerinden yaşlar süzüldü.

“Ben senin annenim…”

Annem mi?

Ama ben onu tanımıyordum.

Neden tanımıyordum?

Kısa süre sonra odaya doktorlar geldi. Bana bazı sorular sordular. İsmi, yaşım, bazı şeyler…

Bazılarını biliyordum.

Bazılarını bilmiyordum.

Ama en korkuncu şuydu:

Bana ait olan anılarım yoktu.

Doktor dışarı çıkıp onlarla konuştu.

Ben sadece yüzlerine bakıyordum.

Bir süre sonra doktorun sesi duyuldu.

“Geçici hafıza kaybı yaşıyor.”

Annemin yüzü bembeyaz oldu.

“Ne kadar sürecek?”

Doktor sustu.

“Bunu kesin olarak söyleyemeyiz.”

O an annemin ne hissettiğini anlamıyordum.

Çünkü ben onun kim olduğunu bile bilmiyordum.

Bir süre sonra yanımdaki kız ve erkek annemi koltuğa oturttu.

Onların isimlerini sonradan öğrendim.

Selin…

Uzay…

Ama isimleri bile bana hiçbir şey ifade etmiyordu.

Bir süre sonra annemin telefonu çaldı.

Ekrana baktığında yüzü değişti.

Sessizce odadan çıktı.

Geri döndüğünde ise sanki az önce başka bir şey öğrenmiş gibiydi.

Yüzü solmuştu.

Ama hiçbir şey söylemedi.

Saatler geçti.

Sonunda Selin ve Uzay eve gitmek için ayrıldılar.

Odadaki sessizlik daha da büyüdü.

Sadece ben ve annem vardık.

Annem yatağımın yanına oturdu.

Bana kendini anlatmaya başladı.

Sesindeki sıcaklık garip bir şekilde tanıdık geliyordu.

Sanki beynimin içinde kapalı bir yerde onu tanıyordum.

Ama ulaşamıyordum.

Sonra çantasından eski bir albüm çıkardı.

“Belki bunlar sana yardımcı olur.”

Sayfaları çevirmeye başladık.

Küçük bir kız vardı.

Fotoğraflarda gülüyordu.

O kız bendim.

Bunu biliyordum.

Ama hatırlamıyordum.

Sonra bir fotoğrafta durdum.

Küçük halim oyun oynuyordu.

Ama yanımda başka biri vardı.

Bir erkek çocuğu.

Fotoğrafa dikkatlice baktım.

“Anne…”

Sesimle birlikte annem de durdu.

“Bu kim?”

Bir anda yüzündeki ifade değişti.

Sanki bir şeyi hatırlamıştı.

Ama söylemek istemiyordu.

Albümü hemen kapattı.

“Kuzenin.”

Sadece bu kadar dedi.

Ama içimde bir şeyler hareket etmişti.

Bilmiyordum neden.

Sadece o çocuğu görünce garip hissetmiştim.

Sonra aklıma bir şey geldi.

Bir tarih…

Bir olay…

Babamın iş kazası geçirdiği yıl…

Ve aynı zamanlarda kaybolan biri…

Ama kimdi?

Neden herkes bunu saklıyordu?

Bana söylemedikleri ne vardı?

O gece annemin yanında uykuya daldım.

Ama bilmediğim bir gerçek vardı.

Ben sadece hafızamı kaybetmemiştim.

Ailem yıllardır benden büyük bir sırrı saklıyordu.

Ve ben o sırrın kapısını aralamaya başlamıştım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.