İçeriğe geç

Kilitli Kapılar

Bölüm 15 · 4 dk okuma

Kilitli Kapılar

Bölüm 15

Bölüm 15

"*Buraya geleli 5 yıl olmalıydı. Buraya geldiğimden beri istemeden yapmak zorunda olduğum çok şey yaptım. Birilerini öldürmek gibi. Ama bu benim suçum değildi, ben sadece tüm dünya bana saygı duysun, bana tapsın istiyordum. Ben sadece önceden bana zorbalık yapanlara haddini bildirmek istiyordum. Bence gayet doğal bir istekti. Ayrıca yemek ve suyum tükeniyordu, o kitabı bir an önce bulmaktan başka şansım yoktu. Lakin ev sandığımdan çok daha büyükmüş. Yıllardır bulamadım fakat pes etmek yoktu. Biliyordum bir gün o kitabı bulacak daha güzel bir hayat yaşayacaktım, kimse beni kullanamayacak ve ezemeyecekti. Arya'ya gelecek olursak hala peşimi bırakmıyordu, ne kadar ona da daha güzel bir gelecek vaad etsem de reddediyor, beni durdurmak için durmadan adamlar gönderiyordu. Benden korkuyor olmalıydı ki buraya gelmiyordu. Fakat artık o benim hiçbir şeyim idi. Sanırım onu da unutmam lazımdı.* Tarih: 20.07.2026"

Susmuş şaşkın bir şekilde Erich'in ağzından çıkan kelimeleri dinliyorduk. "Buda neydi böyle?" dedim Lena'ya dönerek. "Tek bildiğim şey o kitabı Aidan denilen kızdan önce bulup Arya'ya vermemiz." Kaşlarımı çattım, "Neden Arya'ya veriyoruz o bizi kandırdı ve buraya hapsetti, o kitabı bulsak bile Arya'ya vermeyeceğiz." Erich'e baktım ve, "Değil mi Erich." bakışları benimle aynı fikirde olmadığını kanıtlıyordu. "Ama-" itirazımı kabul etmeyen Erich, "Önce kitabı bulalım." dedi ve devam etti, "Ama ilk başta biraz dinlensek iyi olur, hem bende bilgisayarı daha detaylı incelerim." dedi ve tekrar bilgisayara döndü. Bende kitaplığa yaslandım ve olduğum yerde oturdum. Lena da sağıma oturarak başımı omzuna yaslamamı sağlayarak uyumamı söyledi.

Çok geçmeden uykuya dalmıştım. Gözlerimi tekrar açtığımda Erich'in omzunda uyuduğumu fark ettim. Hızla başımı omzundan kaldırdım ve oturduğum yerden biraz yana kayarak ondan uzaklaştım. Benim hareket etmemle Erich'in elindeki kitapta düştü ve nefes nefese uyandı. "Ee, özür dilerim dikkat etmemişim.." konuşmamı bitirmeden kendisi konuştu, "İyi uyuyabildin mi bakalım uyuyan güzel?" aslında çok uyuyan birisi değildim ama böyle demesi hoşuma gitmişti. Evet anlamında başımı salladım, "Ama ben yeterince uyuyamadım çünkü kitap okuyordum, izniniz olursa biraz daha uyuyabilir miyim?" "A uyuyabilirsin tabii ki, bende o sıra-" başı omzuma değdiğinde irkildim "Teşekkür ederim." dedi ve tekrar uykuya daldı. Kalbim hızlı hızlı atmaya başlamıştı, ne yapacağımı bilemeden elim Erich'in elinden düşen kitaba gitti. George Orwell'in 1984 adlı kitabı idi. Bu kitabı çok kez duymuştum fakat içeriğini hiç merak etmemiştim çünkü kitap okumayı sıkıcı bulur onun yerine yürüyüş yapmak gibi farklı şeyler tercih ederdim fakat Eric'in elinde görünce dikkatimi çekmiş ve merak etmiştim. Bir süre sonra kendimi o kitabı okurken buldum..

"Yeji, hadi uyan artık gidiyoruz!" gözümü açtığımda karşımda Erich'i buldum. "Sanırım kitabı o kadar beğendin ki okumaktan yorulup uyudun." diye dalga geçti Erich benimle. Ayağa kalkarak "Ne zamandır uyuyorum?" "İlk uyumadan önce bilgisayar saati 22.47'yi gösteriyordu şuan ise 02.27 çok sanmıyorum." gülümsedim, "Şimdi ne yapacağız?" Lena'ya döndüğümde bilgisayar ile ilgileniyordu. "Bir şey bulabildiniz mi?" "Hayır." "Evet." önce hayır diyen Erich'e sonra ise evet diyen Lenaya bakarak, "Buldunuz mu bulmadınız mı?" diye sordum. Erich ile bakışlarımızı Lena'ya çevirdik. "Burada iki tane fotoğraf ve el yazısı ile yazılmış bir notun fotoğrafı var. "Ne fotoğrafı?" diyerek yanına gittim. "Fotoğraf mı?" diyerek yanımıza geldi Erich. Bilgisayarda duran iki resmi incelemeye başladık. Birinde, büyük bir masada oturan on yaşlarında iki kız vardı, biri saçını örmüş ve aralarında duran yaşlı kadın gibi elinde bulunan kalemle dudağının hemen üstüne bir ben çiziyordu, belli ki ona benzemeye çalışıyordu. Diğeri ise yargılayıcı bir şekilde kardeşine bakıyordu. Sanki ona 'kendin ol' diyordu. Yaşlı kadın ise saçları örgülü ve başında beyaz bir örtüyle duruyordu. Bir kitap vardı. Fakat kitabın içindeki yazılar çok belli olmuyordu. Diğerinde ise yine aynı kızlar ve yaşlı kadın bulunuyordu fakat bu sefer kızlar bir salıncakta idi ve kızlardan biri'nin yüzü asıktı diğeri ise karalanmıştı. Karalanmış kişinin arkasında ise o yaşlı kadın vardı.

Lena elini bilgisayarda sürükleyerek ilk fotoğraftaki yargılayıcı bakış atan kızı gösterdi. "Bu Arya." "Arya mı? sen nereden biliyorsun?" Erich elini kaldırdı ve Lena'nın parmağının üzerine dokunarak "Bu mu Arya?" dedi. Neden ona dokunmuştu? Yoksa ondan hoşlanıyor muydu? Ona döndüğümde bana bakıyordu. Aniden ikisinin de elini ayırdım ve, "Dokunmayın bilgisayar kirleniyor." dedim Erich'in garip bakışlarını görmezden gelerek. "Kardeşi ondan başından beri nefret ediyordu çünkü büyükannesi Arya'ya daha çok ilgi veriyordu." "Aidan ise Arya'yı kıskanıyordu." Diye Lena'nın sözünü tamamladım. Kafasını sallayarak cümlemi doğruladı. "Demek bu yüzden kitabı alıp herkesin onu sevmesini sağlamak istiyordu." "Sadece o değil ona zorbalık yapan diğer kişilerden de intikam istiyor." Dedim Erich'e dönerek. Hemen kafası çevirdi ve "Notta ne yazıyor?" Diye sordu. Lena da başını tekrar bilgisayara gömerek yazıları ninni gibi kısık gelen sesiyle okumaya başladı.

15. Bölüm Sonu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.