İçeriğe geç

KİLİT

Bölüm 3 · 2 dk okuma

KİLİT

Bölüm 3

Sadece Bakmak da Yorar

Diren o gece, rüzgarı penceresinden içeri almadan uyuyamadı.

Ama rüzgar hiçbir şey taşıyamıyordu artık. Ne huzur, ne boşluk, ne unutuş.

Aklında sadece iki şey dönüyordu:

Aren’in sesi.

Ve o cümle:

“Konuşmak zorunda da değiliz.”

Basit gibi.

Ama yıllarca her şeyini duvarlarla koruyan biri için bu cümle, bir zayıflık

gibiydi.

Çünkü Diren konuşmasa da biri orada durmaya niyetliydi.

Ve bu, korkunçtu.

Ertesi gün sahile gitmedi.

Sadece evin arka tarafındaki limon ağaçlarının altında oturdu, dizlerini

karnına çekip kendi içine saklandı.

Ama Meryem geldi. Tabii ki geldi.

Diren ne kadar kaçarsa, Meryem o kadar yanında olmaya çalışırdı.

Ne ironik.

“Bugün sahile inmeyecek misin?” dedi.

“İnmek istemiyorum.”

“Yoksa Aren orada diye mi?”

Diren döndü, ona bakmadan cevap verdi:

“Onun orada olup olmaması beni ilgilendirmiyor.”

“Beni ilgilendiriyor.”

Sessizlik.

Diren başını hafifçe kaldırdı.

“Ne demek o?”

Meryem, gözlerini kaçırmadan cevapladı:

“Beni ilgilendiriyor çünkü seni hiç böyle görmedim. Gözlerinin içinde ilk

defa... başka bir ışık var.”

Diren ayağa kalktı.

Üzerindeki tozları silkeledi, sesi soğuktu:

“Bakışlarımı da sahiplenmeye başladın ha?”

Meryem gülümsedi.

“Senin bir şeye gerçekten bakman çok nadir, o yüzden fark edince

anlıyorum.”

Diren bir şey demedi. Yürümeye başladı.

Ama o yürüdükçe, aklında bir başka yürüyüş beliriyordu:

Aren’in o gün kitapla oturduğu yer.

Gözleri.

Ve en çok da… gözleri.

Aren o gün sahilde yoktu.

Bu, Diren’in rahatlattığı bir boşluktu belki. Ama nedense...

sıkıcı geldi.

Sahilde oturdu, dizlerini karnına çekti. Dalgalara baktı ama dalgalar o kadar

da anlamlı değildi artık.

Çünkü birinin yokluğunu düşünmek, onun varlığından daha gürültülüydü.

Aynı akşam güneş batarken sahilde yalnız yürüyordu. Taşlara basa basa.

Sonra... sesi duydu:

“Bugün seni bekledim.”

Aren.

Diren istemsizce arkasına döndü.

Aren’in sesi rüzgara karışmıştı ama karışıksız duymuştu onu.

“Beklemen gerekmiyor,” dedi.

“Biliyorum.”

“Ben de gelmemiş olabilirim.”

“Olabilirdin. Ama geldin.”

“Bu kadar emin olma.”

Aren yaklaştı. Gözlerinde aynı dinginlik vardı.

“Seninle konuşmak istemiyorum, diyorsan anlarım.”

Diren başını hafifçe eğdi.

“Konuşmak istememekle... konuşamamayı karıştırma.”

İşte o an… Aren sadece baktı.

Diren de sadece baktı.

Ve evet… sadece bakmak da yorar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.