İçeriğe geç

Kılıç Ve Gül

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Kılıç Ve Gül

Bölüm 5

Yalnız Kalan Muhafız

Emre sabaha karşı saraya döndüğünde hâlâ ter içindeydi. Limanda gördükleri aklından çıkmıyordu: Rasim’in ticaret kasalarının içinde gizlenen silahlar, adamlarının saldırgan tavırları, fısıldaşarak söyledikleri sözler… Hepsi çok açıktı. Bu yalnızca kaçakçılık değildi, daha büyük bir planın başlangıcıydı.Ama sarayda böyle bir iddia ile ortaya çıkmak, dikkatli olunmazsa bir muhafızın sonunu getirebilirdi. Emre’nin ilk düşündüğü kişi Başmuhafız Halil oldu. Onun sadakatine herkes inanırdı, belki gerçekleri de görebilirdi. Güneş doğduğunda, Emre Halil’in odasının kapısında bekliyordu. İçeri alındığında, Halil masasında belgelerle uğraşıyordu. “Söyle bakalım Emre, yüzün solgun. Bu saatte neden buradasın?” Emre bir adım öne çıktı. “Efendim, size anlatmam gereken bir şey var. Dün gece limana gittim. Rasim Bey’in ticaret kasalarını açtım. İçlerinde silahlar vardı. Onun şehre gizlice silah soktuğuna şüphem yok.” Halil’in kaşları çatıldı. “Sen… Rasim Bey’in mallarına mı dokundun? Bu büyük bir suç, Emre!” “Efendim, bu yalnızca ticaret değil. Duyduğum konuşmalarda isyan ihtimalinden söz ediliyordu. Rasim krallığı tehdit ediyor olabilir!”Halil yerinden kalktı, Emre’nin omzuna sertçe bastırdı. “Dinle beni, genç muhafız. Rasim Bey kralın huzuruna kabul edilmiş, güvenilir bir adamdır. Senin gibi toy bir askerin şüpheleriyle onun adını kirletemem. Bu sözleri tekrar edersen, yalnızca görevinden değil, hayatından da olursun. Anladın mı?” Emre’nin boğazı düğümlendi. Yalnızca gerçeği anlatmıştı, ama Halil bile ona inanmıyordu. O sırada kapı aralandı. İçeri giren bir başka muhafız, kısık sesle Halil’e bir şeyler fısıldadı. Halil’in yüzündeki ifade değişti, Emre’ye soğuk bir bakış attı. “Artık git, Emre. Ve bu konuyu bir daha açma.” Emre dışarı çıktığında, içini bir huzursuzluk kapladı. Başmuhafız gibi güvenilir bir adam bile Rasim’in etkisi altına girmiş olabilirdi. Yoksa Rasim’in saraydaki bağları düşündüğünden de mi güçlüydü? Koridorda yürürken, uzaktan Rasim’i gördü. Yanında Defne vardı. Adamın sesi yankılanıyordu: “Yakında sarayda çok şey değişecek. Ve o gün geldiğinde, kimse bana karşı çıkamayacak.” Defne’nin gözleri Emre’ye kaydı. Kısacık bir an… ama o bakış, Emre’ye “yalnız değilsin” diyordu.Emre dişlerini sıktı. Belki saray ona sırtını dönmüştü, ama hâlâ vazgeçmeyecekti. Rasim’in sırlarını ortaya çıkarmak için kendi yolunu bulmalıydı. Tek başınaydı. Ve biliyordu ki, bu yalnızlık onu ölümün eşiğine getirecekti.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.