İçeriğe geç

KEZZ

Bölüm 5 · 2 dk okuma

KEZZ

Bölüm 5

Arslan Soyadı

Dosyayı önümde tutuyordum.

Ama okumuyordum.

Çünkü gözüm hâlâ kapağındaki yazıdaydı.

GİZLİ İLİŞKİ PROTOKOLÜ

Hayatımda daha saçma bir şey görmemiştim.

"Bu gerçek olamaz."

Mert kahvesinden bir yudum aldı.

"Gerçek."

"Sen ciddi ciddi bunun normal olduğunu mu düşünüyorsun?"

"Benim dünyamda evet."

Başımı iki yana salladım.

"Senin dünyan hasta."

İlk kez hafifçe gülümsedi.

"Muhtemelen."

Dosyayı kapattım.

Ayağa kalktım.

"Hayır."

Mert gözlerini kaldırdı.

"Hayır ne demek?"

"Hayır demek."

"Teklifimi reddediyorsun."

"Evet."

"Sebep?"

"Normal insanlar böyle şeyler yapmaz."

Mert koltuğuna yaslandı.

"Ben normal biri değilim."

"Orası kesin."

Odadaki sessizlik birkaç saniye sürdü.

Sonra Mert masanın üzerindeki kumandaya bastı.

Duvarın tamamı ekran haline geldi.

Bir haber kanalı açıldı.

Ekranda yine biz vardık.

Ben ve Mert.

Alt yazıda şu yazıyordu:

ARSLAN HOLDİNG VARİSİNİN GİZEMLİ SEVGİLİSİ

İçim sıkıştı.

Mert televizyonu kapattı.

"Bu sabah."

Bir dosya daha açtı.

"Bu da sabah çıkan haber."

Başka bir ekran.

Başka bir haber.

Başka bir yorum.

Başka bir skandal.

Sonra bir tane daha.

Bir tane daha.

Bir tane daha.

Sayı onlarcayı geçti.

"Ne istiyorsun benden?"

Bu kez sesim yorgundu.

Mert masanın üzerinden bir fotoğraf uzattı.

Fotoğrafta onlarca insan vardı.

Takım elbiseler.

Lüks arabalar.

Basın mensupları.

İş insanları.

Ortadaki adamı hemen tanıdım.

Mert.

Yanındaki yaşlı adamı ise ilk kez görüyordum.

"Bu kim?"

"Dedem."

"Ee?"

Mert derin nefes aldı.

"Arslan Holding'in kurucusu."

İsmi biliyordum.

Türkiye'de bilmeyen yoktu.

İnşaat.

Enerji.

Bankacılık.

Medya.

Turizm.

Şirketleri her yerdeydi.

Bir anda olayın büyüklüğü kafama çarptı.

Mert sıradan zengin biri değildi.

Mert bir markaydı.

Bir soyaddı.

Bir haberdi.

Bir yatırımdı.

Milyarlarca liralık bir yatırım.

"Dedem üç gün sonra yetmiş beşinci yaş kutlamasını yapacak."

Sessizce dinliyordum.

"Dünyanın her yerinden insanlar gelecek."

"Ve?"

"Ve herkes benim sevgilim olduğunu düşünüyor."

Sonunda anladım.

Tam olarak olmasa da...

Biraz.

Tam konuşacakken kapı açıldı.

İçeri kırklı yaşlarında şık bir kadın girdi.

Kadının bakışları doğrudan bana kilitlendi.

Yukarıdan aşağıya süzdü.

Hiç hoşlanmamıştı.

Belli oluyordu.

"Mert."

Kadının sesi soğuktu.

"Konuşmamız lazım."

Mert yerinden kalkmadı.

"Söyle."

Kadının gözleri tekrar bana döndü.

Bu kez daha sert.

"Özel."

Mert başını salladı.

"Kalabilir."

Kadının yüzü değişti.

"Kalabilir mi?"

İlk kez bana baktı.

Gerçekten baktı.

Sonra dudaklarından şu cümle döküldü.

"Demek bütün mesele bu kız."

O an içimde bir şey koptu.

Çünkü o bakışı tanıyordum.

Yargıyordu.

Küçümsüyordu.

Beni bulunduğum yere ait görmüyordu.

Kadın çantasından bir dergi çıkardı.

Masaya bıraktı.

Kapakta benim fotoğrafım vardı.

Büyük harflerle:

ARSLAN SOYADINA YAKIŞIYOR MU?

Boğazım düğümlendi.

Kadın gözlerini benden ayırmadan konuştu.

"Bu kız bizim ailemize giremez."

Odadaki hava buz kesti.

Mert'in yüzündeki ifade anında değişti.

Ama asıl şoku ben yaşayacaktım.

Çünkü Mert kadına dönüp sakin bir şekilde şunu söyledi:

"O zaman buna alışman gerekecek anne."
Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.