İçeriğe geç

KEZZ

Bölüm 4 · 2 dk okuma

KEZZ

Bölüm 4

Babanın Kızı Değilsin

Mert'in söylediği cümle hâlâ kulaklarımda yankılanıyordu.

"Belki bir süre sevgili gibi davranmamız gerekir."

Ona birkaç saniye boş boş baktım.

Sonra güldüm.

Gerçekten güldüm.

Çünkü başka ne yapabilirdim?

"Sen ciddi misin?"

Mert'in yüzünde en ufak bir değişiklik olmadı.

"Gayet."

"Ülke beni sevgilin sanıyor diye sevgilin mi olayım?"

"Hayır."

"Az önce tam olarak bunu söyledin."

"Hayır."

Koltuğuna yaslandı.

"Ben sana bir çözüm önerdim."

Ofiste birkaç saniye sessizlik oldu.

Sonra ayağa kalktım.

"Ben gidiyorum."

"Kezz."

"Deli misin sen?"

"Dinle."

"Dinlemek istemiyorum."

"Dinle."

Ses tonu ilk kez sertleşmişti.

İstemeden durdum.

Mert masanın üzerindeki tableti bana doğru çevirdi.

Ekranda onlarca haber vardı.

Yeni haberler.

Yeni fotoğraflar.

Yeni yorumlar.

Skandal büyüyordu.

Her dakika.

Her saniye.

Ve her haberde benim adım biraz daha fazla geçiyordu.

Tam o sırada telefonum çaldı.

Bu kez arayan babamdı.

İçim buz kesti.

Birkaç saniye ekrana baktım.

Sonra cevap verdim.

"Efendim."

Karşı taraftan derin bir nefes sesi geldi.

Babam.

Altı aydır ilk kez konuşuyorduk.

"Televizyondasın."

Sesinde öfke vardı.

"So..."

"Koskoca ülkeye rezil olduk."

Gözlerimi kapattım.

Başlıyorduk.

"Ben kimseye bir şey yapmadım."

"Yalan söyleme."

"Baba..."

"Sus."

Ofisteki hava değişmişti.

Mert konuşmaları duyuyordu.

Ama yüzünü çevirmişti.

Duymuyormuş gibi yapıyordu.

"Annen ağlıyor."

Babamın sesi titriyordu.

"Mahallede herkes bizi konuşuyor."

"Baba..."

"Camiden çıkamadım bugün."

Kalbim sıkıştı.

Yıllardır aynı mahallede yaşayan adamdı.

Onun için insanların ne düşündüğü her şeydi.

Benim için ise hiçbir şey.

Belki de aramızdaki en büyük fark buydu.

"Ben yanlış bir şey yapmadım."

Babam acı acı güldü.

Sonra hayatım boyunca unutamayacağım cümleyi söyledi.

"Sen artık benim kızım değilsin."

O an dünya sustu.

Nefesim kesildi.

Kalbim durdu.

Çocukken düştüğümde beni kaldıran adam.

Bisiklet sürmeyi öğreten adam.

İlk okul günümde elimi tutan adam.

Şimdi bana kızım değilsin diyordu.

Telefon elimde titredi.

Konuşamadım.

Babam devam etti.

"Bu saatten sonra kendi hayatını yaşa.
Ama bizim soyadımızı kullanma."

Hat kesildi.

Telefon yavaşça elimden kaydı.

Masaya düştü.

Ben ise olduğum yerde kaldım.

Mert birkaç saniye bana baktı.

Sonra ilk kez yumuşak bir ses tonuyla konuştu.

"İyi misin?"

Ne kadar saçma bir soruydu.

İyi miydim?

Babam beni hayatından silmişti.

Bütün ülke beni konuşuyordu.

Annem hastanedeydi.

Ve hayatım kontrolümden çıkıyordu.

"Harikayım."

Mert başını salladı.

"Yalan."

Gözlerimdeki yaşları göstermemek için pencereye döndüm.

İstanbul ayaklarımın altındaydı.

Milyonlarca insan.

Milyonlarca hayat.

Ve ben ilk kez gerçekten yalnız hissediyordum.

Arkamdan Mert'in sesi geldi.

"Sana yardım edebilirim."

Gülerek başımı çevirdim.

"Sen mi?"

"Evet."

"Niye?"

Bu kez cevap vermesi biraz uzun sürdü.

Sonunda gözlerimin içine baktı.

"Çünkü benim de kaybedecek çok şeyim var."

Sonra masanın çekmecesinden bir dosya çıkardı.

Önüme bıraktı.

Dosyanın kapağında tek bir başlık vardı.

GİZLİ İLİŞKİ PROTOKOLÜ

Kaşlarım havaya kalktı.

"Şaka yapıyorsun."

"Hayır."

"Gerçekten sözleşme mi hazırlattın?"

"Ciddiyim."

"Dün gece çekilen bir fotoğraf için mi?"

"Ciddiyim."

Dosyayı açtım.

İlk maddeyi okudum.

Taraflar kamuoyu önünde romantik ilişki içerisindeymiş gibi davranacaktır.

İkinci madde.

Taraflar basına ortak açıklama verecektir.

Üçüncü madde.

Taraflardan hiçbiri sözleşme süresince başka biriyle görüntülenmeyecektir.

Dosyayı kapattım.

Bu adam deliydi.

Kesinlikle deliydi.

Ama daha kötüsü...

Teklifini reddedersem ne olacağını bilmiyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.