İçeriğe geç

KEZZ

Bölüm 3 · 2 dk okuma

KEZZ

Bölüm 3

Ülke Gündemi

Sabah saat 08.12.

Telefonumun sesiyle uyandım.

Bir kez.

İki kez.

On kez.

Yirmi kez.

Bildirimler durmuyordu.

Yatağın içinde doğrulup ekranı açtım.

Ve hayatımın en büyük hatalarından birini yaptım.

Yorumları okumaya başladım.

Instagram.

TikTok.

X.

Haber siteleri.

Magazin hesapları.

Her yerde aynı fotoğraf vardı.

Ben.

Ve Mert Arslan.

Üstelik sadece fotoğraf da değildi.

Artık hikâyeler yazılmaya başlanmıştı.

"Arslan Holding veliahtı sonunda gönlünü kaptırdı."
"Gizemli güzel ortaya çıktı."
"Yeni aşk bombası."
"Düğün yakın mı?"

Düğün mü?

Adamla doğru düzgün konuşmuşluğum bile yoktu.

Sinirle telefonu yatağa fırlattım.

Tam o sırada kapı çaldı.

Ev arkadaşım Derya içeri daldı.

Elinde telefon vardı.

Yüzündeki ifade panikle heyecan arasında gidip geliyordu.

"Sen ne yaptın?"

"Ne yaptım?"

"Bütün ülke seni konuşuyor."

"Fark ettim."

Derya yatağa oturdu.

"Eğer bu iş gerçekse..."

"Gerçek değil."

"Eğer gerçekse..."

"Derya."

"Tamam sustum."

Ama susmadı.

Çünkü kimse susmuyordu.

Saat 09.47.

Mert'in plazası.

Hayatımda ilk kez bu kadar büyük bir binaya giriyordum.

Cam.

Mermer.

Takım elbiseler.

Sessiz insanlar.

Ve milyonlarca liralık kokular.

Resepsiyondaki kadın beni görünce şaşırdı.

Sonra tanıdı.

Belli oluyordu.

Gözleri bir an büyüdü.

"Sayın Arslan sizi bekliyor."

Bekliyordu.

Demek o da haberlere bakmıştı.

Kapı açıldı.

Mert masanın arkasında duruyordu.

Bu kez gece kulübündeki adam değildi.

Takım elbiseli.

Soğuk.

Mesafeli.

Gerçek Mert Arslan.

"Otur."

Ayakta kaldım.

"Oturmayacağım."

Kaşını kaldırdı.

"İnatçısın."

"Bu cümleyi daha önce duydum."

Mert ilk kez gülmedi.

Dosyayı masaya bıraktı.

Sonra ekranı bana çevirdi.

Bir haber sitesi açıktı.

Manşeti görünce kanım çekildi.

ARSLAN HOLDİNG VELİAHTININ GİZEMLİ SEVGİLİSİ ORTAYA ÇIKTI

Altında benim bütün bilgilerim vardı.

Doğduğum şehir.

Üniversitem.

Eski fotoğraflarım.

Ailem.

Mahallem.

Her şey.

"Bu nasıl mümkün olabilir?"

Sesim titriyordu.

Mert'in yüzü karardı.

"Çünkü medya aç."

"Ben ünlü biri değilim."

"Artık öylesin."

Odadaki sessizlik ağırlaştı.

Tam o sırada telefonum çaldı.

Ekrana baktım.

Ve kalbim durdu.

ANNE

Altı aydır ilk kez.

Mert ekranı gördü.

Bir şey söylemedi.

Telefon çalmaya devam etti.

Parmaklarım titriyordu.

Açmalı mıydım?

Açmamalı mıydım?

Sonunda cevap verdim.

"Anne?"

Karşı tarafta birkaç saniye sessizlik oldu.

Sonra annemin ağlayan sesi geldi.

"Televizyonda seni gösteriyorlar kızım..."

Gözlerim doldu.

"Anne..."

"Ne yaptın sen?"

İşte korktuğum soru buydu.

Çünkü cevabını ben de bilmiyordum.

Telefon kapandığında odada ölüm sessizliği vardı.

Mert pencereye bakıyordu.

Ben ise nefes almaya çalışıyordum.

Sonunda konuştu.

"Bu iş kontrolden çıktı."

"Kimin suçu?"

"Şu an suçlu aramanın zamanı değil."

"Peki neyin zamanı?"

Mert bana döndü.

İlk kez gözlerinde endişe gördüm.

Gerçek endişe.

Sonra o cümleyi söyledi.

Hayatımı tamamen değiştirecek cümleyi.

"Herkes sevgili olduğumuzu düşünüyor.
Belki bir süreliğine öyle davranmamız gerekir."

O an odadaki bütün sesler sustu.

Ve ben onun ciddi olduğunu anladım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.