Sabah güneşinin yumuşak ışıkları odaya süzülürken, Gökçe hâlâ uyuyordu. Boran usulca eğildi, saçlarını okşadı ve alnına bir öpücük kondurdu. Sessizce üzerini örttü, ardından anahtarlarını alarak evden çıktı. Arabasına binip hızla şehir dışında gizli bir noktaya gitti. Orada onu bekleyen kişiyle göz göze geldi. Adam ciddiyetle, “Boran hoş geldin. Şimdi beni dikkatli dinle,” dedi. Dosyaları masaya bıraktı. “Hem Gökçe’yi hem kendini korumak için... seni öldü göstermemiz gerek.” Boran bir an dondu. “Ne diyorsun sen?” diye sordu, sesi kısıktı ama endişeliydi. Adam gözlerini kısmadan konuştu: “Eğer bunu yapmazsak, seni değil, önce Gökçe’yi öldürürler. Ve bunu durduramayız. Onların seni yaşarken bulmaması gerek. Şimdi harekete geçmeliyiz.” Boran yumruklarını sıktı. “Peki ya Gökçe? O ne yapacak bensiz? Nasıl dayanır?” Adam bir anlık sessizliğin ardından, “Biz evin çevresine güvenlik yerleştirdik. Onu koruyacağız. Ama o senin öldüğünü sanacak... başka yolu yok,” dedi. Boran’ın gözleri doldu. “Tamam,” dedi yutkunarak. “Onu korumak için her şeye razıyım.”
Bölüm 50
50. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.