Gece sessizdi. Gökçe, ağrı kesicinin etkisiyle sonunda uyuyabilmişti ama uykusu huzurlu değildi. Vücudu hafif titriyordu. Ter içinde, ince bir battaniyeye sarılmıştı. Uyurken bile kaşları çatılıydı, ağrı hâlâ bedenini terk etmemişti. Bir süre sonra nefesi hızlandı, alnı daha da terledi. Dudakları kurumuş, elleri yastığı sıkıca kavramıştı. Vücudu hafifçe kıvrıldı ve o an fark etmeden inledi. Bu sırada kapının dışındaydı Boran. Elinde yeni bir ağrı kesiciyle sessizce yaklaştı. Kapıyı araladı, içeriye göz attı. Gökçe’nin yüzüne baktı uzaktan. Yanakları solgundu. Ter içindeki hâli, Boran’ın içini burktu. İçeriye adım atacak gibi oldu ama durdu. Bir an düşüncelere daldı, kendi kendine fısıldar gibi konuştu: “Güçlü biri… Hep öyle davrandı. Ama güçlü kalmak zorunda değilsin Gökçe. Seni korumak istiyorum ama… bilmiyorum. Belki de kendi gücünü bulmak için yalnız kalmaya ihtiyacın var.” Sessizce elindeki ağrı kesiciyi küçük komodine bıraktı. Su koymak için geri dönüp dönmemeyi düşündü ama karar veremedi. Sonra bir bakış daha atıp usulca kapıyı kapattı. Ama o an Gökçe'nin kaşları yeniden çatıldı. Ağrı, hâlâ yerindeydi… ve vücudu sıcaklamaya başlamıştı. Hafif bir ateş yükseliyordu farkında olmadan. ---
Bölüm 26
26. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.