İçeriğe geç

Kesişen karanlık

Bölüm 27 · 1 dk okuma

Kesişen karanlık

Bölüm 27

27. Bölüm

Oda sessizliğe gömülmüştü. Gökçe hâlâ uykudaydı ama yüzü iyice kızarmış, alnı terden sırılsıklam olmuştu. Nefesi hızlanmış, dudakları kurumuştu. Vücudu battaniyenin altında kıvrılmış, arada bir ince ince inliyordu.Boran, uzun süre dışarıda beklemişti. İçeri girmemek için kendini zor tutmuştu ama bir his… içindeki huzursuzluk daha fazla dayanmasına engel oldu. Sessizce kapıyı araladı ve içeri girdi.Gözleri hemen Gökçe'ye kaydı.Yatağın kenarına geldiğinde gördüğü manzara yüreğini sıkıştırdı. Gökçe'nin yanakları kıpkırmızıydı, saç diplerinden alnına doğru terler akıyordu. Kaşları çatık, nefesi düzensizdi.“Gökçe?” diye fısıldadı, diz çökerek yanına eğildi. Cevap alamayınca elini Gökçe’nin alnına koydu. Anında irkildi.“Yanıyorsun…” dedi endişeyle. Elini biraz daha uzun tuttu, emin olmak ister gibi.Sonra yavaşça sesini yükseltti. “Gökçe, uyan. Gökçe hadi, lütfen uyan.” Yavaşça onun omzuna dokundu.Gökçe gözlerini hafifçe araladı ama hemen geri kapadı, yüzünü buruşturdu. Halsizliği her hâlinden okunuyordu.Boran elini tekrar alnına koydu, bu kez daha da endişeliydi. “Ateşin yüksek. Böyle olmaz… Gökçe, kalkman lazım.”Gökçe, mırıldanır gibi bir şeyler söyledi ama ne dediği anlaşılmadı.Boran yavaşça onun battaniyesini açtı, sırtını destekleyerek doğrultmaya çalıştı. “Kalk, hadi. Elini yüzünü yıkaman lazım. Ateşin bu şekilde daha da çıkabilir.”Gökçe gözlerini yeniden araladı, bu sefer kısa bir an için Boran’ın gözleriyle buluştu. Yorgun, halsiz ama çaresizdi. O an ilk defa gözlerinde biraz rahatlama, biraz da güven vardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.