Gökçe hâlâ lavabonun kenarına tutunmuştu. Ağrı geçmiyordu. Nefesi düzensizdi. Başını eğmiş, gözlerini kapamıştı. Ayakta zor duruyordu ama kendine izin vermek istemiyordu; “Güçlü kalmalıyım…” diye mırıldandı tekrar.O sırada kapının hemen dışında, Boran sessizce durmuş, başını kapıya yaslamıştı. Gökçe’nin içeride olduğunu biliyordu. Hatta sesini de duymuştu az önce—çekmecelerin açılıp kapanma sesini, adımlarını, iç çekişlerini…Ama içeri girmedi.Gözlerini kapattı, derin bir nefes aldı. İç sesiyle konuşmaya başladı:“Güçlü biri o… güçlü kalmak zorunda. Onu korumak istiyorum ama… bazı savaşları kendi kazanmalı. Ben karışırsam… daha çok kırılır belki. Beni istemez belki. Gökçe’ye baskı olmak istemiyorum.”Yutkundu. Yumruğu yavaşça duvara değdi.“Yalnız olduğunu düşünmesini istemem… ama bazen yalnızlık, insanı büyütür.”Gökçe içeride bir kez daha derin bir nefes almaya çalıştı ama ağrıyla soluğu yarıda kesildi. Boran bir an tereddüt etti. Elini kapı koluna götürdü, sonra geri çekti. Dişlerini sıktı.“İyi misin?” diye sormak istedi… ama sadece fısıldadı kendi kendine:“Dayan, Gökçe… ne olur dayan.”Ve sonra sessizce uzaklaştı.
Bölüm 24
24. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.