İçeriğe geç

Kesişen karanlık

Bölüm 18 · 1 dk okuma

Kesişen karanlık

Bölüm 18

18. Bölüm

Gökçe yatağın kenarında oturuyordu. Yaralı dizini tutuyordu ama gözleri hâlâ öfke doluydu. Boran tam karşısında, kapıya yaslanmış, nefes nefese onu izliyordu.“Bir kerecik yerinde dursan ne olurdu?” dedi Boran, sesi yorgun ama öfkeyle karışık. “Sana kaçma dedim. Dinlemedin.”Gökçe başını kaldırdı, bakışları sertti.“Ne yapmamı bekliyorsun ha? Oturup burada seni mi bekleyeyim? Her gün aynı duvarlara bakarak yaşayayım mı?”Boran birkaç adım attı, öfkesini bastırmaya çalışarak:“Seni odada tutmaya çalışmıyorum Gökçe! Ben seni korumaya çalışıyorum! Çünkü… korumazsam seni öldürürler! Anlamıyor musun?”Gökçe alayla güldü.“Yani bana araba çarptığın gün kurtarmış mı oldun beni? Şaka gibi...”Boran gözlerini kaçırdı, birkaç saniye sessiz kaldı. Sonra yavaşça yaklaştı, diz çökerek onun göz hizasına geldi.“Evet… o gün seni ezip geçebilirdim. Ama o an... bilmiyorum, bir şey değişti bende. Sonra seni gördüm… o gözlerini... o inatçı bakışını. Ve anladım. Artık sadece seni korumak istemiyorum.”Gökçe'nin yüzü gerildi. Boran’ın sesi yumuşamıştı. Gerçekten ilk kez bu kadar kırılgan görünüyordu.“Ben seni kaybetmekten korkuyorum, Gökçe. Bu yüzden sana bağırıyorum. Bu yüzden seni bırakmıyorum. Çünkü…”Yutkundu. Sesi çatallandı.“Çünkü... Çünkü her kaçışında, seni kaybetme ihtimali beni delirtiyor.”Gökçe’nin gözleri doldu ama başını çevirdi, belli etmedi. Boran parmaklarını onun kanlı dizine uzattı, bandajı hafifçe düzeltti.“Sana her şeyden fazla zarar vermek istemem. Bunu bilmeni istiyorum.”Odaya kısa bir sessizlik çöktü. Gökçe titreyen sesiyle sordu:“peki ya gidersem" Boran bu kez tereddüt etmeden cevap verdi:“gidemezsin.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.