Gökçe, yere düşmüş, kanlar içinde bir şekilde sırt üstü yatıyordu. Yavaşça gözlerini açtı, göz kapakları ağırlaşmıştı. Dizindeki kan, halının üzerine sızıyordu. Her nefesi bir acıydı. Beyni, bu anın farkına varacak kadar net değildi ama bir şeylerin yanlış olduğunu biliyordu.Boran, kapının dışından hızla koşarak odaya girdi. O an Gökçe'yi yerde kanlar içinde görünce nefesini tutarak yanına yaklaştı. Elleri titriyordu. Yavaşça dizlerinin üzerine çöktü.“Sana yerinde dur dedim! Neden durmuyorsun?!” diye bağırdı, sesi öfke ve çaresizlikle doluydu.Gökçe gözlerini ona çevirdi. Boran’ın yüzü kızarmış, nefesi hızlanmıştı. Savaşçıyı hatırlatan bir tavırla Gökçe’ye baktı.“Bana bak, seni korumaya çalışıyorum çünkü korumazsam seni öldürürler. Duydun mu beni?” dedi. Boran’ın sesindeki çılgınca korku, Gökçe’yi ürküttü. “Sana arabayla çarptığım günden beri tehlikenin içindesin. Anladın mı beni?”Gökçe nefesini kontrol etmeye çalışarak başını hafifçe kaldırdı. İçindeki acı büyüyordu. "Ne yapmamı bekliyorsun, ha?" dedi, sesinde öfke ve kırgınlık vardı. "Oturup orada mı durayım? Ne istiyorsun benden? Beni odada tutacak mısın hep? Hep böyle mi koruyacaksın?"Boran bir adım geri çekildi. Yüzündeki sert ifade, yerini kararlı bir bakışa bırakmıştı. "Seni korumamın yolu, seninle evlenmek," dedi. “Başka yolu yok, anladın mı beni? Sen kaçarsan, kaç, hiçbir şeye yaramaz. Artık bunun farkında olmalısın. Sadece sana yardım etmek istiyorum.”Gökçe, tüm vücudu acıyla dolarken boran’ın söylediklerine bir anlam veremedi. "Evlenmek mi? Gerçekten bunu mu istiyorsun?" Gözleri bu kadar yakınken, duyguları karmaşık bir şekilde karışıyordu. Hem korkuyordu, hem de bu garip teklifin ardındaki gerçeği çözmeye çalışıyordu.Boran, hafifçe başını salladı ve Gökçe'yi kucaklayarak yavaşça yatakta uzattı. "Bunu yapmalısın. Ya da tüm kaçışın, tüm bu çabaların boşa gider."
Bölüm 16
16. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.