İçeriğe geç

Kendimden sonra

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Kendimden sonra

Bölüm 3

“İlk Adım🖤”

Defne ertesi sabah uyandığında aklındaki ilk şey Emre değildi. En azından birkaç saniyeliğine değildi. Gözlerini açıp tavana baktı, sonra telefonunu eline aldı. Bildirimlerin arasında Doğa’nın gece yarısı attığı birkaç mesaj, Ada’nın gönderdiği komik bir video ve tanımadığı birkaç kişinin istekleri vardı. Hepsini hızlıca geçerken parmağı bir an durdu. Arama geçmişinde dün gece yazdığı isim hâlâ duruyordu.

Emre Çelik.

Defne ekranı hemen kapattı.

“Saçmalama.”

Yataktan kalktı. O gün için giyeceği kıyafetleri seçerken aynanın karşısında normalden biraz daha uzun kaldı. Dolabından birkaç parça çıkardı, yatağın üzerine attı, sonra tekrar değiştirdi. Sonunda sade ama dikkat çekici bir kombin seçti. Saçlarını her zamankinden biraz daha özenli yaptı.

Bunu Emre için yapmıyordu.

Kesinlikle.

Sadece bugün iyi görünmek istiyordu.

Evden çıkmadan önce aynadaki son haline baktı. Dudaklarını hafifçe büzdü.

“Gayet normal.”

Sonra çantasını aldı ve çıktı.

Doğa ile Ada onu gördüklerinde daha ilk saniyede bir şeylerin farkına vardılar. Doğa gözlerini Defne’nin üzerinde gezdirip gülümsedi.

“Bugün bir yere mi gidiyorsun?”

Defne kaşlarını kaldırdı.

“Hayır. Niye?”

Ada kahvesinden bir yudum aldı.

“Hiç. Saçların güzel olmuş.”

“Zaten güzel.”

Ada gülmeye başladı.

“İşte bu yüzden seninle uğraşmak çok kolay.”

Defne sandalyesine oturdu. “İkiniz de bugün çok konuşuyorsunuz.”

Doğa telefonunu masaya bıraktı.

“Emre gelecek mi?”

Defne’nin bakışları istemsizce ona döndü.

“Bilmiyorum.”

“Bilmiyorum mu?”

“Evet.”

“Dün gece profilini bulduğun çocuğun bugün nerede olduğunu bilmiyorsun yani?”

Defne dudaklarını birbirine bastırdı.

“Doğa.”

“Tamam, sustum.”

Ama yüzündeki gülümseme hiç kaybolmadı.

Bir süre sonra Defne, konuşmanın yönünü değiştirdi. Başka şeylerden bahsettiler. Okuldan, mezuniyetten, yazın ne yapacaklarından… Defne arada bir çevresine bakıyor, aslında bakmadığını düşündüğü bir yöne göz ucuyla bakıyordu.

Sonunda onu gördü.

Emre birkaç metre ötede arkadaşlarıyla konuşuyordu.

Defne’nin bakışları bir saniyeliğine üzerinde kaldı.

Emre başını çevirdi.

Göz göze geldiler.

Defne hemen bakışlarını kaçırmadı.

Bu kez geri çekilmeyecekti.

Emre’nin yüzünde belli belirsiz bir şaşkınlık oluştu. Sonra bakışlarını başka tarafa çevirdi.

Defne’nin dudaklarında küçük bir gülümseme belirdi.

“Gördün mü?” diye fısıldadı Ada.

“Ne?”

“Bakmayı bile bırakamıyorsun.”

“Kes sesini.”

Defne birkaç dakika daha oturduktan sonra ayağa kalktı.

“Nereye?” diye sordu Doğa.

“Bir şey alacağım.”

“Ne?”

“Su.”

Ada arkasından seslendi.

“Su almaya giderken neden telefonunu düzeltiyorsun?”

Defne cevap vermeden yürümeye devam etti.

Emre’nin yanından geçerken onu görmezden gelmek aslında düşündüğünden daha zordu. Fakat birkaç adım sonra arkasından gelen sesi duydu.

“Defne.”

Durdu.

Yavaşça arkasını döndü.

Emre elleri cebinde ona bakıyordu.

“Efendim?”

“Bir şey soracağım.”

Defne’nin kaşları hafifçe kalktı.

“Tabii.”

Emre birkaç saniye düşündü.

“Dün söylediğin şeyi ciddi mi söyledin?”

Defne neyi kastettiğini anlamıştı.

“Hangisini?”

“Tanırsan seversin.”

Defne gülümsedi.

“Belki.”

Emre de hafifçe güldü.

“Sen herkese böyle mi konuşuyorsun?”

“Hayır.”

“Niye bana?”

Defne bir an sustu.

Bu sorunun cevabını kendisi de bilmiyordu.

Sonunda omuz silkti.

“Bilmem. Farklı geldin.”

Emre’nin yüzündeki gülümseme biraz kayboldu.

“İyi anlamda mı?”

“Henüz karar vermedim.”

Bu kez Emre gerçekten güldü.

Defne, onun ilk defa güldüğünü görüyordu.

Ve nedense o gülüş, dün gece baktığı onlarca fotoğraftan daha fazla aklında kaldı.

“Ben kararımı verdim,” dedi Emre.

“Neye?”

“Seni henüz sevmedim.”

Defne’nin yüzündeki gülümseme bir an dondu.

Emre arkasını dönüp arkadaşlarının yanına giderken Defne olduğu yerde kaldı.

Bir insan bunu nasıl bu kadar rahat söyleyebilirdi?

Defne birkaç saniye sonra kendi kendine güldü.

“Henüz.”

O kelimeyi özellikle sevmişti.

Çünkü Emre “asla” dememişti.

Defne’nin kafasında küçücük bir kapı açılmıştı.

Ve o kapıdan içeri ilk adımı atmaya karar vermişti.

Bu kez para işe yaramayacaktı.

Bunu henüz bilmiyordu ama Emre’yi kazanmak için değiştirmesi gereken ilk şey, sahip oldukları değil, kendisi olacaktı.

Bölüm sonu

2 yorum