🍁🍁
Arabayı durdurduğumda Kuzey'in arabası önümde park halindeydi. Benim arabamın ışıkları sönmesiyle karanlık etrafı sarmıştı. Sadece Kuzey'in arabası yoktu başka arabalarda evin önündeydi. Beni rahatsız eden ise etrafta duran siyah takım elbiseli adamlardı.
Ela'nın korumaları olduğunu biliyordum ama bu rahatsızlık veriyordu. Aras daha gelmemiş olmalıydı ama geldiğinde bu görüntü hoşuna gitmiyeceğini biliyordum. Onların yanından geçip eve ilerledim.
Çantamdan anahtarımı çıkardığımda evin içinden gelen gülme seslerini duyuyordum. Kapı açıldığında adımlarımı attım üzerimdeki çeketi çıkarıp astım. Salonun ışıkları koridoru aydınlatıyordu.
Salona geçtiğimde L koltukta oturup sohbet eden Ela ve Kuzey dipdibeydi. Birbirine dönmüş gülerek konuşuyorlardı. Birbirine bu kadar yakınken olacak şey belliydi. Ela flörtez haraketlerle Kuzey'in yüzünde ellerini gezdirirken kıkırdıyordu.
Kuzey Ela'yı öpmek için aralarındaki kısa mesafeyi kapatarak yaklaşırken boğazımdan hafif öksürük sesi çıkardım. Kuzey yan bakışlarını çevirdiğinde beni görmüştü. İkisi yüzlerini birbirinden ayrılırken ben tekli koltuğa ilerleyip oturdum. Ne yapıcaklarsa bunu benim evimde yapmamalılardı.
"Çağla selam" Ela tatlı gülümseyişini bana çevirirken gamzesi ortaya çıkmıştı. Gamzeleri bana Aras'ı hatırlatmıştı. "Kuzen ne kadarda erkencisin?" dedi kolundaki saate bakıp.
Bugün biraz geç olmuştu imasını anlamıştım. "Siz neden evime geldiniz?" dediğimde sert mizacımdan dolayı Ela oturduğu yerde kendini düzenlerken benim onları evden atmaya çalıştığımı filan düşünmüştü. Kuzey'i evden atsamda tekrar bacadan girerdi.
Kuzey güldü "Biraz eğleniriz diye düşündüm hem Ela seni çok sevmiş" Ela'la beraber çiftliğe gidip amcamın karşısına çıkamayacağı için buraya gelmiş olmalıydı.
Ela bana döndü "Kuzey senden çok bahsediyor beraber vakit geçirelim diye düşündüm" dedi başımı hafif sallayıp ayağa kalktım "Kahve yapıcağım içermisiniz?" saygıdan sormamla Kuzey'in hemen kabul etmesi bir olmuştu.
Ela'da kabul ettiğinde ben mutfağa geçtim. Tezgahın üstündeki poşetleri gördüğümde önce kahveyi koyup poşetleri açtım. Atıştırmalık kurabiye, içecek, meyve gibi şeyler vardı. Kuzey getirmiş olmalıydı.
Üç tane tabak çıkardığımda Ela'da mutfağa girmişti "Yardım ediyim" o da poşetleri açıp tabakaları hazırlamama yardım ederken ben sadece sessizce önüme bakıyordum.
"Sen polistin değil mi Çağla?" elimdeki kurabiyeyi tabaklara koyarken kendi tabağıma çikolatalısından daha çok koydum "Evet" hım diye bir mırıltı çıkarırken kahve makinesine ilerledi "Hangi bürodasın?" benimle sohbet etmeye çalışıyordu ama sürekli soru sorulmassını sevmiyordum "Cinayet masa"
"Zor olmalı hayatın haraketlidir" dediğinde öyle dercesine başımı salladım. O kahveyi bardaklara koyarken konuşmaya devam etti "Alt katta yaşayan komşunda polismiş yani senin başkomiserinmiş. Kuzey bahsetmişti, alt katında oturması nasıl yani başkomiserinle bu kadar yakın olmak"
Kararsız konuşmalarına yandan bir bakış attım "Neden bu kadar soru soruyorsun?" dediğimde omuz silkti "Öyle sohbet etmek istedim" Kuzey mutfağa girdiğinde ona ufak bir bakış atmam yetmişti.
Kuzey hemen Ela'nın yanına ilerleyip kahve makinesini aldı "Sevgilim sen salona geç ben Çağla'ya yardım ederim" gülümseyişinin ardından Ela hafif mırıldanarak mutfaktan çıktı.
Hazırladığım tabakları bırakarak Kuzey'e döndüm "Ne var Çağla? Şu kıza karşı sakin davran. Seninle konuşmak samimi olmak istiyor sende şu kaşlarını çatmayı bırak sohbet et" bana açıklarcasına konuşurken göz devirdim.
"Dışarıdaki o adamlar ne Kuzey!" gözlerimi diktiğimde tabaktaki kurabiyeyi aldı "Ne ya korumalar işte" alayla güldüm o ağzına kurabiyeyi atarken "Alt katta bir başkomiser yaşıyor" dedim hatırlatarak "Sence evinin önündeki o kadar adam dikkat çekmiyecek mi?"
"Kuzey'in sevgilisi dersin" normalmiş gibi konuşması sadece gereksiz sinir oluşturuyordu bende "Hadi sen getirirsin" dedi gözüyle tabakaları gösterirken yanağımdan makas aldı.
"Hani yardım edicektin?" dedim "Bu eller para tutmak için var" yanımdan geçerken yandan güldüm. Ayağımı Kuzey'in ayağının önüne koyduğumda yüz üstü yere yapıştı "Aaaha!"
"Anırma" dedim yüzümü buruşturup yerdeki Kuzey'e bakarak "Artık sakatım" dedi korkuyla, eliyle ayağını tutarken yüzünü olmadık hallere sokuyordu "Seni şikayet ediceğim Çağla! Seni hapislerde sürüm sürüm süründüreceğim. Bu ayaklarımın bedelini ödeyeceksin. Gitti gitti! Ayaklarım gitti" abartılı haraketlerine side eyes bakışlar attım.
Bu adam aptaldı "Kalk yardım et" dedim tabakları ve bardağı taşımama ama o hiç oralı olmadı hâlâ ayaklarını tutuyordu. "Bu ayaklarla mı yardım ediceğim" sefil bakışlarını ayaklarına çevirdi. Onu tanımasam inanabilirdim, oyunculuğu çok iyiydi özellikle duygu sömürmekte üstüne yoktu.
"Aşkım iyi misin?" Ela'nın sesiyle Kuzey kafasını salona doğru çevirdi "İyim, geliyorum hemen" hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalkıp salona gitti. İyi ki sakattı ölse ne yapardık.
Bu işler bana kalmıştı bir tepsi çıkardım tabakları ve bardakları koydum, umarım kahve soğmamıştı. Salona girdiğimde Kuzey ve Ela yine dipdibe konuşuyorlardı.
Tepsiyi onlara uzattım onlar kendi tabak ve bardağını aldıktan sonra koltuğumun yanında bulunan sehpama koyup koltuğuma geri oturdum.
Ayak ayak üstüne attım, bir süre onların sohbetini dinledim "Ela sen nerede yaşıyorsun yani ailenle misin?" Ela bana doğru döndü "Evet ailem ile yaşıyorum" dedi benimle konuşurken çekingen davranıyordu, bir şeylerden tedirgin olduğu açıktı.
"Kuzey'le nasıl tanıştınız?" gözünün önüne gelen kahkülünde gezindi elleri, beyaz teninin üstünde saf ve şeffaf bir güzelliği vardı beni garipseten Kuzey ve Ela ne alakaydı pekte birbirlerine uygun değildiler. "Biz bir restoranda tanıştık tesadüf eseri" hafif gülümserken ellerini birleştirmiş oynuyordu.
Kapının çalmasıyla gözlerim Kuzey'e gitti bana kim dercesine attığı bakışlarla onunda kimin geldiğinden haberi olmadığı belliydi. Ayağa kalkıp kapıya ilerledim, delikten baktığımda sarı saçlarını ilk görmemle Işık olduğunu anlamıştım. neden geldiğini anlamamıştım. Onunla pek samimiyetimiz olmamıştı Merve ve Zehra ile aynı yerde çalışsakta birbirimizin evine gitmemiştik.
Kapıyı açtığımda dikkatimi çeken Işık'ın kucağındaki Bulut'du.
Bulut'un ayağındaki sargıyı gördüğümde tedirginlikle ellerim Bulut'a gitti "Bulut" korkuyla kucağıma aldığımda Bulut mırıldanarak üzerime kafasını sürttü. "Sabah Bulut'u dışarıda gördüm ayağa incinmiş benim kliniğe götürdüm bütün bakımlarını yaptım ama numaran olmadığı için sana söyleyemedim. Aslında Aras abiye sana haber vermesi için yazıcaktım ama ona da ulaşamadım" anlayışlı bakışlarını gülümsedim "teşekkür ederim"
Bulut evden nasıl çıkmıştı? Sürekli bir yer bulup kaçıyordu. Evinde yatsana.
Bulut'un kafasına öpücük bıraktım "İyi mi?" masum bakışlarına dayanamıyordum "İyi yarına bir şeyi kalmaz ufak bir yara" kapıdan kenara çekildim "İçeri gelsene" hâlâ arada bakışlarımı kucağımdaki Bulut'a çeviriyordum.
"Rahatsız etmek istemem" içtenlikle konuşmasına gülümsedim "Gir lütfen" yanımdan geçip salona ilerlerken kapıyı örttüm "Bulut'um sen yaralandın mı?" tekrar öptüğümde bu hoşuna gitmişti.
Salona geçtiğimde Işık mini eteğini düzelterek koltuğa oturdu "Ela tanıştırayım I-ış.. Adınız neydi?" Kuzey Işık'a döndüğünde Işık ayak ayak üzerine attı "Işık" dedi sakince.
"Işık, Çağla'nın yan komşusu. Ela'da benim sevgilim" Ela elini uzattığında Işık'ta karşılık vererek el sıkıştılar "Memnun oldum"
Ben Kuzey'in yanına oturdum artık Kuzey'in dikkati bana çevrilmişti Kuzey Bulut'u gördüğü an doğruldu "Bulut'a ne oldu?" hemen elini Bulut'un kafasına götürdü tedirgin bir şekilde kafasını okşadı. Kuzey'de Bulut için endişeleniyordu onu seviyordu "Ayağa incinmiş, Işık'ta onunla ilgilenmiş" dediğimde bakışları Işık'a döndü "Teşekkür ederim" dedi içtenlikle.
"Kedin çok tatlı" Ela'nın bakışları benden Bulut'a kaydı. "Kahve içer misin?" Işık'a döndüğümde Bulut'u koltuğa bırakmıştım "Hayır, teşekkür ederim" diyerek kibarca reddetdi.
"Ben gideyim artık" dedi Ela ayağa kalkmak için doğrulduğunda Kuzey elini tutarak durdurdu "Biraz daha otur" kapı tekrar çaldığında bu sefer kimin olduğunu hiç tahmin edemiyordum.
Ayağa kalkıp kapıya gittim, saat geç olmuştu ama gelen kişi bitmiyordu delikten baktığımda gelen kişi beni şaşırtmıştı, Kılıç.
Benim evime neden gelmişti? Kolumdaki saatime baktığımda neredeyse gece yarısına geliyordu. Kapıyı açtığımda beni görmesiyle yüzündeki halinden şaşırdığını anlamıştım.
Bir kaşını havaya kaldırdı "Çağla?"
"Kılıç?" dedim onu taklit ederek "Sen burada mı yaşıyorsun?" şaşkınlığı biraz olsada geçmişti "Evet"
"Aras'la komşusun" soru amaçlı değilde bir şeyi anlamlandırmış gibiydi "Senin burada ne işin var?" neden geldiğini tekrar hatırlamışdı "Ben Işık'ı alıcaktım" dedi. Işık buraya her gelmesine birisi onu almaya geliyordu "İçeri gir istersen" ben kapıdan çekilirken o girmişti.
Kılıç'ın ardından salona girdiğimde, Kılıç Işık'ın yanına oturmuştu ben ise kendi yerime tekli koltuğuma oturdum. "Kılıç bizim emniyette başkomiser" dedim Kuzey ve Ela'ya tanıtarak.
Ela Kılıç'a döndü kısa süre baktı "Memnun oldum" Işık gülerek Kılıç'a döndü "Aynı zamanda da abim" dedi Kılıç'ın yanağına bir öpücük bıraktı, abisine sevgisi belli oluyordu.
Işık ve Aras iyi anlaşıyordu, Işık Aras'a abi diyordu ama Aras ve Kılıç hiç anlaşamıyordu. Kılıç'ın ailesinin davranışlarını hatırladığımda onlarda Aras'ı seviyor gibiydiler, tanışalı uzun zaman olmuş olmalıydı. Kılıç ve Aras akedemiden tanışmışlardı.
"Aynı ekipte misiniz?" dedi Ela gözleri ikimiz arasında giderken Kılıç "Hayır, Çağla Aras'ın ekibinde" dedi Ela kaşlarını çattı "Anladım" kolunu kızın omzuna atmış olan Kuzey sevgilisinin karışmış kafasını düzeltmek için devreye girdi "Polis yeri gibi burası" dedi.
Ela'yı kendine çekip öptü "Sen boşver onları" dedi gülerek. Ela anlamak için bize baktı "Yani Çağla komiser ve burada yaşıyor alt katında başkomiser Aras yaşıyor" kafasını Kılıç'a çevirdi "Kılıç başkomiser ise yan tarafta yaşıyor." Ela böyle dediğinde kulağa garip geliyordu "Bütün emniyet bu sitede yaşıyor maşallah" dedi Kuzey alayla gülerek.
"Aşağıdaki adamlar sana mı ait?" dedi Kılıç, onunda dikkatini çektiği belliydi Ela başıyla onayladı. Kılıç'ın bakışları kısa bir süre beni buldu ama sessiz kalarak sorgulamadı.
"Hadi abi biz gidelim" Işık ayağa kalktığında Kılıç'ta onunla beraber kalktı. Onları geçirmek için ayağa kalktığımda çıkış koridora ilerledik. Kuzey ve Ela salonda oturmaya devam ediyordu.
Işık montunu giyerken Kılıç onu bekliyordu "Madem komşumuzsun daha sık görüşürüz Çağla" dedi Kılıç bakışlarını bana çevirerek. Işık güldü "Abi senin eve geldiğin mi var? Hep diğer evindesin" dedi gülerek montunu giydiğinde.
Kılıç eğilip Işık'ın montunun fermuarını çekti "Belki de bundan sonra daha sık eve gelirim" dedi göz kırparak.
Kılıç fermuarı çektikten sonra kapşonunuda kafasına geçirdi "Abi ne yapıyorsun boğulucam" Işık isyan ederek kapşonu çıkardığında Kılıç üşenmeden tekrar kapşonu taktı "Işık senin bünyen zayıf hemen soğuk kapıyorsun sonra günlerce hastasın" dedi sakin bir şekilde uyararak.
Kılıç gıcık gibi görünsede burdan çok tatlı görünüyorlardı, hafif gülümsedim ikiside iyi geceler dileyerek gittiler. Kapıyı örtüp durdum gözüm kısa süre boşlukta kalsada kendime geldim.
Salona geçtiğimde Kuzey ve Ela film açmışlardı. Ela Kuzey'in kollarına girmiş ona sarılıyken Kuzey onu kollarıyla sarıyordu. Üstlerine bir çarşaf almış filmi izliyorlardı daha ilk dakikalarındaydı. Belli ki uyumayı düşünmüyorlardı.
"Ben odama geçiyorum" sesimle Kuzey kafasını arkaya çevirdi "Gelsene beraber film izliyelim" gelmiceğimi anladığında ısrarlarına devam etti "Hadi ya kuzen" sessizce önlerinden geçerek tekli koltuğa oturdum. Ayağımı kendime çektiğimde kollarımla dizimi sardım.
Koltuğa yan bir şekilde otururken kafamı koltuğa yasladım. Ben filmi sessizce izlerken arada Kuzey ve Ela'nın kıkırdama sesleri kulağıma geliyordu ama onların tarafına dönmeden filmi izliyordum.
Filmin yarılarına geldiğimde omzumda hissettiğim ısıyla daldığım filmden çıkıp kafamı kaldırdım. Kuzey üzerime bir örtü örtmüştü. Eğilip saçlarımın üstüne bir öpücük bıraktı "Uykun varsa odana git istersen" dedi gözlerimi elimle ovaladım kendime gelmek için "Hayır filmi bitireceğim" dedim tebessüm edip tekrar yerine Ela'nın yanına oturdu.
Üzerimdeki örtüye daha sıkı sarılırken filme tekrar odaklandım. İzlediğim filmleri, dizleri veya okuduğum kitapları yarım bırakmayı sevmiyordum, sonlarını görmeyi seviyordum.
Film bittiğinde ekranda SON yazısı geçti. Kuzey ve Ela'yı oturuşumdan dolayı tam olarak göremiyordum ama gözlerim artık acımaya başlamıştı uykusuzluktan. Odayı ışıtan tek şey televizyon ekranındaki parlaklıktı.
Diğer koltukta haraketlenme olduğunda Kuzey'in uyanık olduğunu düşündüm. "Efendim" sesiyle Ela'nın birisiyle konuştuğunu anlamıştım.
"Çağla'nın evindeyim, Kuzey'in kuzeni, geldiğimde konuşuruz, anlatacak şeylerim var, özür dilerim, geliyorum"
Ela'nın karşı tarafı dinleyerek yaptığı konuşmalardan benim uyuduğumu düşündüğünü anladım. Ela ayağa kalktığında bana sırtını dönerek çantasını aldı. Yerimden doğruldum Kuzey çoktan oturduğu yerde uyuya kalmıştı, kafası koltuğa dayamış öylece uyuyordu.
Ela benim haraketlenmemle bana döndü yüzünde bir tedirginlik oluştuğunda ben esnedim "Sen uyumadın mı?" dediğimde rahatlamıştı.
"Hayır, film bitti ben artık gideyim size iyi geceler" hep saygılı davranışı gözümden kaçmıyordu her haraketli diken üstündeymiş gibiydi. "Ben seni geçireyim geç oldu" dedim, saat ikiye gelmişti.
Ben ayağa kalktığımda reddetmekten vazgeçmiş gibiydi önce Kuzey'e eğilip onu koltuğa yatırdım üstündeki örtüyü örttüm sonra biryerleri tutulduğunda bana laf yapıyordu. "Çok tatlısınız" dedi Ela kafamı ona çevirdim ikimize hayran bakışları üzerimizdeydi.
"Birbirinizle didişsenizde çok seviyorsunuz bu kuzenlikten fazlası" titrek derin bir nefes aldı arkasını dönüp kapıya ilerlediğinde bende ardından gittim.
İkimizde sessizce merdivenlerden inerken Ela hiçbir şey söylememişti. Aşağı adamların yanına geldiğimizde hepsi yerinde dikileşti. Birisi kapının önüne geçip kapıyı açtı "Buyurun Ela hanım"
Ela bana döndü "iyi geceler" tebessümü çok saf gibiydi "Görüşmek üzere" arabaya bindiğinde diğerleride araçlara geçmişti. Arabalar ardı ardına yanımdan ayrılırken olduğum yerde durdum.
Ela'da bir şeyler olduğunu hissediyordum ve vardı biliyordum ama başka şeylerde vardı. Bakışları gülüşü tezat bir şekilde çok masumdu. Çocuksu suratı aşık olunasıydı ama Kuzey'in onunla uzun zaman beraber olmayacağını biliyordum. İkisi içinde uygun kişi birbirleri değillerdi.
Kuzey'in Ela'yı üzmesinide istemezdim. Arkamı döndüp eve ilerledim. Aras'ın kapısına baktığımda ışıkları kapalı gibiydi. Merdivene döndüp birkaç adım attığımda kapı açılma sesi geldi.
Olduğum yerde durdum arkama döndüğümde Aras omzunu kapı kenarına dayamış bana bakıyordu, evin içi ise karanlıktı "Ne kadar çok misafirin oldu" dedi.
"Evet bugün herkesin misafirliği tuttu, hatta Kılıç'ında komşum olduğunu öğrendim" dedim sanki şaşırmış gibi "Bana Kılıç ilede komşu olduğumuzu söylememiştin" dediğimde omzunu silkti "Önemli bir bilgi değildi" dedi umursamaz bir şekilde.
"Kapıdaki adamlar kimdi? Mafya filan mı ağırladın?" dedi alayla güldüm "Hemde camiyanın en iyilerinden birisini" hafif güldü konuşmama.
"Kahven var mı?" dedim saat iyice geç olmuştu zaten "Her zaman" dedi kapıyı tamamen açtığında merdivenlerden indim. Aras kapı kenarına yaslanırken ben önünden geçip eve girdim.
Salona geçtiğimde burasıda karanlıktı Aras ışıkları yakarken ben koltuğa oturdum. Aras mutfakta bir süre oyalandıktan sonra elinde iki kahveyle gelmişti.
O da koltukta yanıma oturduğunda ona doğru döndüm. Bakışları üzerimdeyken "Baya yoğunsun galiba" dedi üstüme baktığımda hâlâ emniyette ki kıyafetlerimleydim.
"Fırsat bulamadım?" sıcak kahvemden bir yudum aldığımda bakışlarım Aras'a çevrildi. O önüne dönükken ben kafamı ona çevirmiş bakıyordum.
Gözlerim yüzünde gezinirken gözleri kısıldı "İncelemeniz bitti mi komiserim" dedi kafasını bana çevirerek. Hafif gülmesiyle bende önüme döndüm karşımızdaki büyük ekran televizyonda ikimizde görünüyorduk. Oradan bana bakıyor du "Aa yakalandım" dedim ona dönüp yapmacıktan.
Kahvemi içerken Aras ciddileşti "O adamlar kimdi? O kadar araç normal değildir" başımı hafif salladım bardağımı sehpaya koyup tekrar yan bir şekilde koltuğa oturdum daha rahat bir şekilde "Kuzey'in bir sevgilisi var o adamlarda kızın koruması" dedim.
Bir ayağımı koltuğa dizimi kırıp koyarken diğer ayağım yerdeydi gözlerim benden uyku direniyor gibiydi "Normal bir şey değil" dedi ciddiyeti hâlâ sürerken.
"Babası güvenliği için sağlıyormuş, elbette ki normal değil ama bilmiyorum" dedim başımı koltuğa yasladım. Gözleri gözlerime çevrildiğinde "Sen bana kızın adını soyadını ver ben bir araştırayım sonradan bir şey çıkmasın" dedi başımı hafif sallarken gözlerimi açık tutmaya direniyordum. Gözlerim tekrar kapandığında artık açamıyordum hafif duyduğum gülme sesiyle uykuya dalmıştım.