İçeriğe geç

Kelebek Sırrı

Bölüm 50 · 3 dk okuma

Kelebek Sırrı

Bölüm 50

50.Bölüm

" suç yargı ve zafer hepsi varlıklar içindi. Peki zafer bir ihtiyaç mıydı? Suç varsa bunlar bir ihtiyaçtı. "

Güneş batmaya hazırlanıyor ve her kes güneşe uyyuyordu. Kuşlar yuvalarına dönmek için hazırlık yapıyor karıncalar son yiyecekler için hızlarını arttırıyorlardı. Bulutlar ise beyaz giyeceklerini değiştirmek için durmadan çalışıyorlardı. Acaba tek seçimleri olsa siyah ve beyaz arasında hangi giyeceği tercih ederlerdi?

Toprak ise her zaman ki gibi ağaçlara ve bitkilere iyi bir uyku verebilmek adına hazırlanıyordu. Çünkü güneş tamamiyle batınca tek kalacaktı. Misafirlerini en iyi şekilde sabaha hazırlamalıydı bu onun göreviydi. Bütün bunlar olurken biz kelebekler ise güneşin bu durumunu asla mutlulukla karşılayamazdık . Çünkü bir günümüz vardı ve o bir günün gündüzü güneş tam anlamıyla battığında bitecek ve bizler için hayatımızın bitmesi bir günden yarım güne düşecekti. Ama bütün bunlar benim için çok da önemli değildi. Ayıya yardım etmek benim için daha önemliydi. Ve tâbi ki Sevgi yaşıyor ise onu bulup ailesiyle kavuşturmak istiyordum.

Evet ben bir kelebektim ama kafamda bir dünya vardı sanki ve hissettiğim şey sanki dünya beni değilde ben onu taşıyor gibiydim. Ama hisleriminde bir önemi yoktu.

" Hey Aggef demek saraya girdin."

Kuş beni güneşe bakarken daldiğım düşüncelerden kurtarmıştı ona minnettardım . Çünkü yaşamımı düşünmek beni korkutuyordu. En iyisi düşünmemek.

" Evet kuş saraya girip padişaha her şeyi anlattım. Ve suçların kim olduğunu da öğrendim ayrıca kız yaşıyor olabilir. Bir de padişahı öldürmek istiyorlar."

Bütün bunları ve daha fazlasını anlattıktan sonra kuş ile beraber bir plan yaptık. Plana göre eğer kız yaşıyorsa vezir onun yanına gidecektir. Ve biz de o esnada onları takip edeceğiz. Bu plana uyarsak sevgi' yi kurtarabiliriz. Tabi eğer yaşıyorsa.

" Sence vezir çıkar mi Aggef?"

Biraz düşünüp başımı olumlu anlamda salladım. Kuş bana uzun uzun baktıktan sonra tekrar konuştu.

" Aggef sen çok farklı bir kelebeksin . Herkese yardım ediyorsun. Bu çok güzel ve şaşırtıcı da."

Kuşun bu söylediklerinden sonra aklıma Hinzla geldi. O da çok iyi biri. Sanırım Hinzla gibi iyi olmak bana çok güzel hissettiriyor.

" Evet iyilik yapmak hoşuma gidiyor ve bu şaşırtıcı olsada bunu yapmaya devam edeceğim."

Kuş verdiğim cevaba bu kez şaşırmamıştı.

" Aggef sana bir şey itiraf edeyim mi?"

Başımı salladım aynı zamanda da saraya bakıyor ve vezirin çıkma ihtimalini hiç unutmuyordum.

" Benim tek dostum sensin Aggef . "

Ama bu çok garipti. Tek bir dostu vardı o da bendim .

" Ama neden?"

Tam kuş nedenini söyleyecekken vezirin çıktığını gördük ve hiç zaman kaybetmeden takip etmeye başladık. Umarım bizi Sevgi' ye götürür.

Vezir dağ başına gelince epey şaşırmıştık. Ama buraya gelmesinin bir sebebi olmalıydı. Ondan gözümüzü bir an bile kaçırmiyorduk.

" Aggef sence Sevgi hayatta mı?"

Bu soruyu bende merak ediyordum. Ama ne yazık ki emin değildim.

" Bilmiyorum kuş ama bu vezir bir iş peşinde o kesin."

Vezirin durduğu yerde durduk bir mağaranın içine girdi ve elindede bir şey vardı. Galiba yiyecek gibiydi. Biz de zaman kaybetmeden mağaraya girmek için harekete geçerken ikimizde büyük bir hışımla dışarı atıldık. Burası büyülüydü. Üstelik Sevgi'nin sesi içerden çok net duyuluyordu. Artık padişahı buraya getirip gerçekleri ortaya çıkarmanın vakti gelmişti.

Final bölümünden alıntı,

" Kuş senin neden bir tek dostun benim? "

" Çünkü bu benim kurduğum bir hayal değil Aggef."

" Nasıl yani?"

"Ben sen varsan varım, sen yoksan yokum unuttun mu Aggef?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.