" Gökyüzü haykırdı ama kimse duymadı. Çünkü onu bir tek ben duydum."
Ayı suçlu değilse bu çok yanlış bir durumdu. Köye indiğimde her şey normal gibiydi. Köyün bu kadar sessiz olması çok garipti.
" Hey Aggef yine kahramanlık peşinde misin?"
Duyduğum ses çok tanıdıktı. Bu ses hayatını kurtardığım kuşun sesiydi. Onu görmek bana iyi hissettirmişti .
" Merhaba kuş. Ben buraya tutuklanan ayı için geldim."
Kuş bu söylediğimi bekliyor gibiydi. Yere konup konuştu.
" Aggef aslında o ayı suçsuz. Ama bunu ispatlayamadım. Ve bu beni çok üzüyor."
Bu duyduklarımdan sonra artık ayının suçsuz olduğuna emindim. Ama bunu nasıl kanıtlayacaktım ? Ayı neden suçlamış olabilirdi ki?
" Aggef ne yapmayı düşünüyorsun? Ayıyı kurtarmamız gerek."
Kuş haklıydı. Ayıyı kurtarmamız gerek. Bunun için önce gerçek suçlunun kim olduğunu bulmamız gerek.
" Kuş sen sevgi'nin ailesini tanıyor musun?"
Kuş bu sefer şaşırmış gibiydi. Sanki aileyi tanımamam onu şaşırtmıştı.
" Aggef sen onun ailesini tanımıyor musun? O kız bu halkın perensesiydi."
Bu çok saçma prenses mi? Prensesler gerçek hayatta varmıdır ki?
Kuş ile Sevgi'nin ailesi hakkında epeyce konuştuk. Kuşun dediğine göre. Sevgi prenses ve herkesin sevdiği biriydi. Ailesi de perişan haldelermiş. Zaten ayının ölüm emrini de ailesi vermiş. Ama nasıl bu kadar önyargılı olabiliyorlar?
Ailesi kesin bir şekilde ayının bir saat içinde öldürülmesini emretmiş. Of çok yorulmuştum belkide pes etmem gerekti. Ben bu insanlara ayının suçsuz olduğunu nasıl ispatlayacaktım. Bir yolu olmalıydı.
Karanlık beni yuttuğunda nerede olacağının pekte bir anlamı kalmamıştı.
Yer: Hinzla'nın odası
Gözümü açtığımda Hinzla'nın odasındaydım.
" Aggef sence bir kişi niçin suç işler?"
Bu soru çok garipti. Ayıyı düşündüm onu neden suçlamışlardı?
" Hinzla ben bunun cevabını sanırım bilmiyorum. Ama suç işlemek kolay olmasa gerek.Bir suç işleyecek kişi büyük çıkarları olmalı ki bu zorluğu göze alsın."
Hinzla söylediklerimi onaylayarak, konuşmaya devam etti.
" Evet Aggef bu suçu işleyen kişi her zaman kendini gözleyen ve çok yakında olan biridir. Unutma o her zaman mağduru oynar ve durmadan duygusal davranır. Başarabilirsin Aggef uç hadi zaman yok."
Hinzla' nın sözleri bitmeden karanlık beni yuttu. Beni tek mutlu eden Hinzla' nın bana güvenmesiydi. Onu asla yaniltmamam gerekti. O suçluyu bulup bütün gerçekleri ortaya çıkarıp, ayıyı kurtaracaktim.
Gözümü açtığımda ayının olduğu yerdeydim. Ayı çok zor ayakta duruyordu. Suçlamak onu resmen eritmişti. O bunu hak etmemişti. Kimse suçsuz yere hapis kalmamalıydı.
" Aggef sen mi geldin? "
Ayı çok garip davranıyordu. Sanki sarhoş gibiydi. En son Sevgi' nin öldüğü yerde de böyle davranmıştı. Aslında ben Sevgi' nin öldüğünü görmemiştim. Belkide ölmemiştir.
" Ben geldim. Sen neden böyle davranıyorsun? Bir şey mi oldu?"
Ayı şaşkın bir ses tonuyla konuştu.
" Hayır Aggef aslında ben bazen görmüyorum. Yani kör oluyorum ve hiçbir şeyi net görmüyorum. O gün de öyle olmuştu. Sevgi bana yardım etmek istemişti ama onu götürdüler sonra öldü dediler ve beni suçladılar."
Ayı gerçekten görmüyordu. O gün Sevgi' yi götürenleri de görmemişti. Keşke görseydi. O zaman gerçek suçluyu ortaya çıkarabilirdik. Ayının söylediklerinden sonra Sevgi' nin yaşaması mümkün olabilirdi. Onu bir yerde tutuyorlarsa , bunu ailesi bilmeliydi. Hem babası padişahtı . O bu durumu çözerdi. Ama bana inanması çok zor olacaktı.
Final bölümünden alıntı,
" Aggef sen neden geldin? Gitmen gerekiyordu."
" Kalmaya karar verdim Hinzla."
" Ama neden? Böyle yaşamak zor değil mi Aggef?"
" Zor ama senle ortak bir hayat yaşıyoruz unuttun mu Hinzla?"