İçeriğe geç

Kelebek Sırrı

Bölüm 47 · 2 dk okuma

Kelebek Sırrı

Bölüm 47

47.Bölüm

" Bir kere girsen dünyama anlarsın ne olduğunu. Ve bir kere yaşasan hayatımı anlarsın var olmadığımı."

Gözümü açtığımda karşımda çaresiz bir ayı vardı. Bu ayı daha önce Hinzla' nın anlattığı hikayedeki ayıydı. O kızı yani adı Sevgi olan kızı öldüren ayı. Onu bir kafeste tutuyorlardı. Sanırım öldüreceklerdi. Ayı çok şaşkın ve ne olduğunu anlamayan bir yüz ifadesi takınmıştı. Ben buraya neden tekrar gelmiştim ki?

" Hey kelebek bana yardım et."

Tam oradan uzaklaşıyordum ki , ayının sesini duydum. Ve o an içimden onunla konuşmam gerektiğini hissettim. Sonuç itibariyle buraya gelmemin bir sebebi olmalıydı.

Hızla ayının hapis tutulduğu kafesin içine girdim. Bunu gören ayı çok sevinmişti.

" Merhaba ben Aggef. Beni niye çağırdın?"

Hiçbir şey bilmiyormuş gibi yapmak en doğrusuydu. Ne de olsa bana da zarar verebilirdi.

" Merhaba Aggef. Ben Edli. Bana yardım etmen için seni çağırdım. Aggef kimse bana inanmıyor. Bana katıl diyorlar. Ben o kızı öldürmedim. Ve bunu görenler de var. Ama inkar ediyorlar. İnsanlar bana iftira atıyorlar. Bir şeyler yap Aggef."

Edli'nin söyledikleri doğru olabilir miydi? Ya bana yalan söylüyorsa. Bu durumu çözmem gerekti. Ayıdan bu durumu araştırmak için izin isteyip oradan uzaklaştım. Bu çok garipti Hinzla bana hikâyeyi anlattığında devamını getirmemişti. Belki de hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Bu ayı masum olabilirdi. Köye inip durumu araştırmam gerekti. Belkide gerçekten ayı haklıydı. Hikâyenin devamını bilmeden onu suçlamak hiç doğru değildi. Ama kim neden ayıya iftira atsın ki?

İşte bu büyük bir soru işaretiydi. Bunu yapanı bulmam gerekiyordu. Aksi taktirde ayı suçsuz yere öldürülecekti.

Yaşam benim için sırlarla doluydu herkese karşı bir yorumum vardı ama kendimi bir türlü çözemiyordum. Aslında bu durumu bitirmek benim elimde olan bir şeydi ama ben bitirmek yerine daha da çıkmaza sürüklüyordum çözemediğim yaşamımı. Ama içimde hep bir umut vardı. Ve ben ne zaman pes etsem bana yardım eden o umuttu. İlk kelebek olarak dünyaya geldiğimde kulağıma zamanımın olmadığını fısıldayan ses bana zamanın gerçekten göreceli olduğunu fısıldamiş fakat ben onu anlamamış ve hatta zamansızlıktan şikayet bile etmiştim. Meğer bana verilen bir gün çok uzunmuş. Ama bu her kelebek için aynı mıydı?hiç bilmiyorum. Belkide Hinzla'nın dediği doğrudur. Bu bir hayaldir.

Final bölümünden alıntı,

" Aggef nasıl başardın?"

" Senin sayende başardım Hinzla."

" Hayır Aggef, bu bir hayal unuttun mu?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.