" Herkes birlik olsa başarmak mümkün olur muydu bilinmez ama olacak olan şey birlikten çok daha fazlasını isteyecek ve bunun için seni sen olmaktan bile uzaklaştırabilecekti."
Bulutlar farklıydı pamuk gibi görünseler de aslında serttiler. Bu onların en belirgin özelliğiydi. Ama buna şaşırmamak gerek çünkü bazen bazı şeyler göründükleri gibi olmayabiliyorlar. Artık buna alışmıştım. Bu kısa gibi görünen yaşamım bana birçok şey öğretmişti. Üstelik bunca şeyden sonra hala zeki tavşanın dediğini yapmıyor ve bu sonsuz gibi görünün yaşamımı devam ettiriyordum. İçimde bitmemesi gereken bir döngü vardı. Ve korkarım ki bu döngüye alışıyordum.
Bulutlar katıydı ve insanlardan intikam almak için her şeyi yapabilirlerdi. Bu yüzden onları mutlaka durdurmam gerekti. Neyse ki yalnız değildim. En yaşlı olan bulut yani Nakvi benimle aynı düşüncedeydi. Bu yüzden onları yenebilirdik.
" Bak Aggef bu seçimi kazanmam imkansız. Belki de bu işe hiç girmemeliydim. Kijo çok güçlü ve beni yenmek için her şeyi yapacaktir. Şimdiden herkesi doldurmaya ve oyları toplamaya başlamıştır bile."
Nakvi çok umutsuzdu ve onun bu umutsuzluğu beni korkutsada yinede başaracağımıza emindim. Kara bir bulutun içine hapsolduğumda Hinzla'ya kavuşmayı umut ettim.
Yer: Hinzla'nın odası
Saat : 16.00
Gözümü açtığımda Hinzlanın odasındaydım. Hinzla beni görünce gülümsedi. Ben de ona gülümsedim.
" Hinzla sen bencil misin?"
Bunu ona sormamam gerekti fakat bulutlar insanlar bencil demişti. Bunu merak ediyordum.
" Bilmem . Sence bencil miyim?"
Hinzla beklediğim gibi cevap vermemişti. İyi de ben onun bencil olup olmadığını nasıl anlayabilirim ki?"
" Aslında ben bencil olup olmadığını bilmiyorum Hinzla. Bunu nasıl bilebilirim ki?"
Hinzla oturduğu yerden kalkıp kitapların olduğu rafa yaklaştı. Raftan bir kitap alıp tekrar yanıma geldi.
" Aggef okuyacağım yazıyı iyi dinle ."
Başımı salladım. Ne olacaktı ki? Kitabın ortasından bir sayfayı açıp okumaya başladı.
BENCİLLER
" Bir varmış bir yokmuş bundan yıllar önce halkına karşı çok sevgi dolu bir kral varmış. Bu kral halkını her zaman eşit tutar ve bir dediklerini iki etmezmiş. Derken yıllar birbirini kovalamış ve kral amansız bir hastalığa yakalanmış. Ve o zaman olanlar olmuş. O çok sevdiği halkı onu bu hastalıktan kurtaracak bitkiyi bilmelerine rağmen bitkiyi bulmak yerine kendilerini kaybedip birbirlerine girmiş ve toprak kavgaları başlamış. Hasta yatağında olan kral halkının bu bencilliğini asla unutmamış. Ve onlara bunun bedelini ödetmek için ant içmiş."
Hinzla okumayı bitirince kitabı kapattı ve ben ne yapacağımı asla bilmiyordum. Bu hikâyenin sonunda kim haklıydı ki? Ya da kim bencildi?
Karanlık beni yuttuğunda gözümü nerde açacağımı hiç bilmiyordum.
" Hinzla ben gerçekten çok yoruldum."
" Bitir o zaman Aggef."
" Biterse seni bir daha göremem ki Hinzla."
" Görebilirsin Aggef."
" Nasıl Hinzla?"
" Sonsuz sevgi görmeni sağlar unuttun mu Aggef. "