İçeriğe geç

Kelebek Sırrı

Bölüm 45 · 3 dk okuma

Kelebek Sırrı

Bölüm 45

45.Bölüm

Gözümü kapatıp açsam biter miydi bütün kötülükler?

Ya da daha fazlasına mı şahit olurdu kapattığım bu gözler."

Güneş kocaman bir tepeden inen bir yaşlı kaplumbağa gibiydi. Ne de olsa umrunda değildi onca yaşadığım şeyler. O her zamanki gibi sakin ve rahattı. Oysa batması gerekti yaşamımın bitmesi için. Tek isteğim bir daha güneşi görmemekti. Ya da kendimi kandırmaktan duyduğum zevkti bu büyük mesele. Gerçek bir şey vardı o da Hinzla. Diğer her şey yok gibiydi . Hatta ben bile.

Bulutların öfkesi dinmek bilmiyor hatta durmadan artıyordu. Onlara bu düşündükleri şeyin yanlış olduğunu söylemem gerekti. Ama beni dinlemezlerdi.

" Hey seni sersem kelebek ne işin var burda?"

Eyvah! Beni fark etmişlerdi. Şimdi ne yapacaktım? Kesin bu pamuk gibi görünen ama asla pamuk gibi olmayan bulutlar beni öldüreceklerdi. Oysa daha bir günüm dolmamıştı .

" Sana söylüyorum sersem kelebek. Beni duymuyor musun?"

Bana neden herkes sersem kelebek diyip duruyordu serseme benzer bir tarafım olduğunu düşünmüyorum. Ayrıca gayet havalı ve kendinde olan bir kelebeğim. Sanırım korkudan be dediğimi bilmiyorum.

" Şey ben aslında buraya sesleri duyduğum için geldim. Belki kavgayı durdururum diye umut ettim."

Bu söylediğimden sonra bütün bulutlar gülmeye başladı. Yani bana gülmeleri hoş olmasa da en azından öfkeleri gitmişti.

" Sen mi bizim aramızda ki kavgaya son vereceksin?"

Bulut cümlesinin devamını getirmeden yine gülmeye başladı o gülünce de diğer bulutlar da güldüler. Bu daha ne kadar devam edecekti hiçbir fikrim yok. Hem komik olan neydi? Benim onlara yardım etmem için illa ki bulut mu olmam gerek? Ah gerçekten bu bulutlar bana sersem diyorlar ama kendi hallerine hiç bakmıyorlar. Tek bir görevleri var yağmur yağdırmak ama onlar bu görevden sıkıldıkları için insanları bahane ediyorlar. Neymiş insanlar nankörmüş. İnsanlar daha yeni nankör değiller hep böyleydiler zaten. Ama iyi insanlar varken yağmuru durdurmak asıl bulutların nankör olduklarını gösterirdi.

" Hey bana bakın bulutlar sizler beni hafife aldınız bakıyorum. Ben Kelebek olabilirim ama sizler gibi sıkılıp pes etmiyorum. Yağmuru durdurup kuraklığa sebep olmak isteyen sizlersiniz ve bana gülüyorsunuz."

Bu söylediklerimden sonra derin bir sessizlik oluştu o kadar büyük bir sessizlik ki. Burdan geçen kuşlar korkudan yönlerini değiştirdiler. Bu kuşlar gerçekten korkaklar . Sessizlik kimseye zarar vermez ki.

" Bak kelebek bizler bur bir toplantı yapıyoruz ve sen bu toplantıda asla söz sahibi değilsin."

Bu çok saçma bu evren hepimizin ve kuraklık herkesi etkileyecek bir sorun.

" Hayır bu düşünce çok yanlış bu toplantıda çıkacak karar evrendeki her canlıya söz hakkı tanır."

Bulutlar tekrardan sessizliğe büründüler. Sessizliği bozan ise arkadan gelen bir sesti.

" Aggef haklı bir kura çekelim ve kuraya isteyen herkes katılsın. Ve bir başkan seçelim bu başkan da son kararı versin."

Hey ! Bu Nakviydi . Demek kararını değiştirip buraya gelmişti. Ve söylediklerini eğer kabul ederlerse bu bizim yararımıza olur.

" Vay vay vay demek demek kabuğundan çıkmayı başardın ha yaşlı Nakvi. Ben de bir daha bizim işlerimize karışmazsin diye düşünüyordum. Beni yanılttın. Demek başkan olmak istiyorsun. Tamam kabul. Bir saat sonra burada bir seçim olacak. Bakalım sen mi ben mi? Unutma Nakvi ben kazanırsam kuralları ben koyarım."

Herkes kötü kalpli Kijoyu dinliyordu. Konuşması gerçekten korkunçtu ama ben Nakvinin kazanacağına eminim. Çünkü iyiler hep kazanır. Bunun için Nakvinin yanında olup onun kazanmasını sağlamam gerekti. Bu hiç kolay olmayacaktı ama her zaman bir yolu vardır. Ve bunun üstesinden gelecek olanlar da biziz.

Final bölümünden alıntı,

" Hinzla demek her şey buraya kadarmış. Hani beni hiç bırakmıyacaktın?"

" Aggef hiçbir ayrılık sevgi varken ayrılık sayılmaz. Seni asla bırakmadığımı sen de biliyorsun."

" Hinzla ya sevgi de biterse."

" Hayır Aggef sevgi hayallerde asla bitmez . Bu ortak bir hayal unuttun mu?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.