İçeriğe geç

Kelebek Sırrı

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Kelebek Sırrı

Bölüm 4

3.Bölüm

"Zaman denilen kavram insanlar ve kelebekler için farklıydı aynı olan tek şey saatti."

Gözümü açtığımda bir yaprağın üstünde uzanıyordum. Ben ne yaşamıştım az önce? Neyse ki her şey normale dönmüştü.Artık dışarıdaydım. Uçmaya hazırlanacağım esnada kanatlarımın olmadığını fark ettim.Ama bu nasıl olurdu az önce kanatları olan bir kelebektim şimdi ise daha kanadı oluşmamış bir tırtırım. Bu çok saçma.

Değişimin sebebi neydi hisler mi yanılsamalar mı yoksa teselliler mi?

Ne yaşıyordum ben? Bir saat sonra kanatlarım oluşurdu.Ama ben bunu zaten yaşamıştım. Niye tekrar kanıtlarım oluşuyordu anlamıyordum.

Kuş sesleri duyduğumda, buranın hiç güvenli olmadığını anlamıştım . Hızlı olduğum yerden sürünerek bir ağaç kabuğunun içine girdim. Burası daha güvenliydi. Az önce sesini duyduğum kuş uzaklaşmış olmalı ki sesi gitmişti. Ne yapacaktım şimdi?

Kanatlarım çıkmalıydı.Yoksa burada diğer hayvanlara yem olup ölecektim. Tam her şey düzelmişti. O odadan çıkmıştım. Ama şimdi daha berbat bir haldeyim. Sanki ben her yaşadığımın bir üst halini yaşıyordum. Ben ne zaman bu çok kötü desem daha kötüsü oluyordu.

Artık kelebek olmak beni korkutuyordu.

Kelebek olmak böyle bir şeymiş demek ki.Bir bilinmezlikmiş.

Yorgunluğumu üstümden atmak için biraz uyumam gerekti.Gözlerimi sıkıca kapattım.

...

"Sana inanamıyorum Aggef . Zamanın yok ve sen uyuyorsun hadi uyan."

Sarsılmanın etkisiyle yerimden sıçradım. Gördüğüme ve duyduğuma inanamıyordum. Bu Hinzla'ydı ve benim kanatlarım vardı. Nee olduğunu anlayamıyordum. Saate baktım saat 13.00. Bu nasıl olurdu? Saat geçiyor ama zaman Durmuş gibiydi. Hinzla bir cevap bekliyordu ama benim verebilecek bir cevabım yoktu.

"sen iyi misin Aggef?"

Ne diyeceğimi bilmiyordum ben iyi değildim.

"Öleceksin diye korkuyor musun?"

Kanatlarımı oynatıp ona baktım. Daha iyi görünüyordu ya da bana öyle geliyordu.

"sanırım ölmemekten korkuyorum Hinzla."

Söylediğimden sonra şaşırmış gibiydi. Beni anlamadığı gibi üstünde de durmamıştı.

"Aggef ben sana adımı söylemedim. Nereden biliyorsun adımı?"

Daha da tedirgin olmuştum. Bu nasıl olur ben bu kızın adını nasıl öğrenmiştim? Ve bu odaya nasıl girmiştim? Ben en son tırtırdım. Şimdi ise Bir kelebeğim. Üstelik insanla konuşan bir kelebeğim.

"Bak Hinzla ben hiçbir şey bilmiyorum. Yani senin adını nereden biliyorum onu da bilmiyorum. Ben bir hayalim evet senin kurduğun bir hayal."

Ne saçmalamıştım böyle. Hayal de nereden çıkmıştı. Ben bu kızla nasıl konuşuyordum?

"Biliyorum zaten sen bir hayalsin."

Hinzla benden uzaklaşıp koltuğuna oturdu. Hemen eline mavi kalemi alıp bir şeyler çizmeye başladı. Acele eder gibiydi. Çizerken bana bakıyordu. Ne çizdiğine bakmak için ona yaklaştım beni çiziyordu. Bu daha önce olmuştu. Yani hızla beni daha önce çizmeye başlamıştı. Hatta yarım kalmıştı. Ben bunları nereden hatırlıyordum. En son biraz dinlenmek için uyumuştum. Bir tırtıldım ben.

"Bazen ne düşünüyorum biliyor musun Aggef?"

"Ne düşünüyorsun Hinzla?"

Elindeki mavi kalemi bırakıp, pembe kalemi aldıktan sonra bana uzun uzun baktı. Gözleri anlamsızca dolmuştu.

"Bugün hiç bitmeseydi nasıl olurdu acaba diye düşünüyorum."

"Neden senin için bu kadar önemli ki bugün?"

Bakışlarını benden çekip resme odaklandı.

"öleceksin Aggf. Kendini kandırmayı bırak. Sen bir kelebeksin."

"Yanılıyorsun Hinzla. Ben senin uydurduğun bir hayalim."

Açık olan cama baktım. Bu cam ne zaman açılmıştı? Kanatlarım benden bağımsız bir şekilde hareket edip cama doğru uçmama neden olmuştu.

"Hinzla yardım et bana. Ben o karanlığa gitmek istemiyorum."

"Üzgünüm Aggef. Bir tek karanlığa engel olamıyorum yani hayal kurarken. Aslında karanlığa kimse engel olamaz. Ama sevgili dostum unutma bu hayal ortak bir hayal. Belki karanlığa sen engel olup yeniden beni bulursun. Resmin yarım kaldı Bir an önce gel.

Karanlık beni içine çektiğinde yine aynı sesi duydum.

"Saat 13.20 zaman tükeniyor Aggef. Hadi uç artık."

Bölüm sonu

21 yorum