İçeriğe geç

Kelebek Sırrı

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Kelebek Sırrı

Bölüm 3

2. Bölüm

"Daha ölmek için zamanım var."

Sonu görünmeyen bir kavşaktaydım, afallamış ve fazlaca yorgun düşmüş gibiydim.Kendi kendime sonumu uzatıyor ama sonumu getiremiyordum.

Sanırım defalarca bilinmezlikler içinde kalmaktansa ölmek ya da hiç var olmamak en iyisiydi.

Kız neye uğradığını şaşırmıştı. Haklıydı daha önce hangi kelebeğin konuştuğunu duymuş olabilirdi ki?

"Tamam sen bir hayalsin ve ben de hastayım korkmama gerek yok."

kız bu cümleleri kurduktan sonra benden uzaklaştı.

Beni bir hayal olarak görmüştü. Bu durum sanırım benim işime gelirdi. Görünmezdim yani tam olarak öyle olmasa da buna yakın bir şey işte. Tekrar kıza baktım kağıda bir şeyler çiziyordu. Çizerken de arada bana bakıyor gibiydi. Ne çizdiğini merak ettiğim için kızın masasına doğru uçtum . Masaya konduğumda kız konuştu,

"Bak seni çizdim benim en büyük hobim bu odada yıllardır gördüğüm hayali varlıkları çizmek .Bu bazen korkunç olabiliyor. Ama yine de güzel."

Bir şey söylememi bekliyor gibiydi. Aslında benim de konuşasım vardı. Sakin bir ses tonuyla ona cevap verdim.

"Peki bu hayali varlıklardan hiç dostun olan biri var mı?"

Sorduğum soruya ben bile anlam verememiştim. Kız ise duygulanmış gibiydi. Bu soru onun canını sıkmış eskilere götürmüştü. Kim bilir nasıl canı yanmıştı da böyle olmuştu.

"Aslında hiç dostum olmadı."

Gözyaşlarını silip resmine devam etti. Kanatlarımı büyük bir özenle çiziyor her ayrıntısına dikkat ediyordu. Diğer hayali varlıkları çok merak etmiştim ama resimler ortada yoktu, saklamış olmalıydı. Kapı sesini duyunca hemen dolapta duran kutunun arkasına saklandım.

"Bugün nasılsın Hinzla?"

Ses bir kadına aitti. Kızın ismi Hinzla 'ydı. Bu isim nedense tanıdık gelmişti. Gerçi nasıl tanıdık gelebilirdi ki ben bir kelebektim, dünyaya sadece bir kere gelen bir kelebek. Konuşmaları dinlemeye devam ettim.

"İyiyim ben doktor yeni hayali dostumla tanıştım. Adı Aggef."

"Demek adı Aggef buna hiç şaşırmadım."

Kapı açılıp tekrar kapandı ve doktor gitmişti.

Ama ben kendime gelemiyordum bu kız bana Aggefdemişti. Benim adımı nasıl bilmişti?

Duyduğum sesle irkildim.

"Adını sen söyledin bana hatırlamıyor musun Aggef?"

Ne saçmalıyordu bu kız. Ben ona adımı falan söylememiştim. Zaten başından beri her şey saçma. Bu kızla nasıl konuşmuştum ben? Ya da o beni nasıl anlamıştı? İnsanlar kelebeklerle konuşamaz ,onları duyamazlardı. Ama Hinzla diğer insanlar gibi değildi, ya da ben diğer kelebekler gibi değildim. Bu durum beni çok korkutmuştu, bu oyuna bir son vermeliydim.

"kes artık şu saçmalığı ben hayali falan değilim. Ben gerçek Bir kelebeğim basit bir kelebek. Zaten yarın ölüp gideceğim."

İçim rahatlamıştı ama hızla pek iyi görünmüyordu. Söylediklerimden sonra Hinzla çizim yapmayı bırakıp cama doğru yürüdü. Camı açtı ve bana çıkmam için kaş göz yaptı.Gitmeliydim zaten buradan çıkmak istiyordum bundan daha büyük bir fırsat olamazdı. Hızlı cama doğru uçtum tam dışarı çıkacakken bir ses duydum.

"Yapma Aggef zamanın tükeniyor."

Duyduğum sese aldırmadan tüm gücümle uçtum. Sanki bu sesi dinler ve o odadan çıkmazsam kötü şeyler olacak gibiydi. Gökyüzüne ulaştığımda tam her şey bitti derken tanıdık bir karanlık beni içine hapsetti. Adeta nefesimi yitirmiş gibi soluk soluğa kalmıştım. Gözlerim yavaş yavaş kapanırken az önce duyduğum sesi yine duydum. Bu kez daha sitemkardı ve aşağılayıcıydı.

"Yine başaramadın aggef .Sen tam bir korkaksın asla başaramayacaksın. Şansın azalıyor ve sonun diğerleri gibi olacak. Korkarım ki öleceksin. Saat tam 12:00 Güneş tam tepede ve ne yazık ki yavaş yavaş batacak. Senin sonun işte bu kadar yakın. Uç hadi kelebek zaman yok."

Bölüm sonu

15 yorum