" Yollar kapalıydı, yollar engebeliydi ve yollar sana çıkmıyordu. "
Karanlık bir yerde ışığını aramak benim en büyük zorluğumdu. Ama bu ışık ile var olmuştum. Onsuz düşünülemezdim. Ben ışığını arayan bir kelebek adım Aggef . Işığım ise her zaman Hinzla'ydı.
Kalan süre 1 saat 30 dakika
Yaşadıklarım gerçekti buna emindim. Papatya Luli, karıncalar, Tisla , Cubti, hayatını kurtardığım kuş,kral Bob , Zeki tavşan ,Gebto ...
Onlar benim dostlarımdı. Ve onlar gerçektiler buna olan inancımı zaman bile yok edemez.
Süslü kediyi ikna etmeyi başarmış ve şimdi ise aslan Fak' ı bulmaya gidiyorduk. Onu bulmak kolaydı aslında. Çünkü buralarda çok meşhur biriymiş. Herkesin ondan korkması ilginç bir durumdu. Ne yapmıştı ki ? Aslında tek cevap sanırım aslan olmasıydı. Doğanın kuralları vardı. Bu kurallar gereği bazılarımız bazılarımızdan uzak olmak zorundadır. Ama herkes aynı değildi. Bütün aslanlar aynı olamazdı. Elbette ki iyi olanları da vardı. Umuyorum ki aslan Fak iyi biridir.
Aslanın olduğu yere varmıştık ama onunla konuşmaya cesaret edemiyorduk. Korku her yerimize yayılmış gibiydi. İlk kez titriyordum ama bunu yapmaktan başka çarem yoktu. O yaylayı biliyor ise Hinzla'yı bulmak daha kolay olabilirdi.
" Merhaba ben Aggef. Senin yardımına ihtiyacım var."
Fak kafasını yavaşça bana dönüp sert bir bakış attı.
" Seni sersem kelebek git başımdan. Ben çok korkunç biriyim."
Kendisinin korkunç olduğunu söylemesi çok üzücü bir durumdu. Bunu ona başkaları yaptırmıştı. Herkesin onun korkunç olduğunu söylemesi durumunda o da buna kendini inandırmıştı. Fakat o kötü değildi sadece kötü olmak zorundaydı. Çünkü o bir aslandı. Bilmediği bir şey vardı . Ben Aggef ona korkunç biri olmasına gerek olmadığını ispatlıyacaktım. O bunu haketmiyordu. Yapayalnız bir aslan mutlu olamazdı.
" Sen hala gitmedin mi? "
Aslan konuşunca düşüncelerimden sıyrıldım.
" Sen demek korkunç birisin. O halde bana senden korkmam için bir neden söyle. "
Korku nedensiz olamazdı. Böyle bir nedenin olmadığına emindim. O sadece kendini kandırıyordu.
" Ben aslanım bu yeterli bir sebep."
İşte bu bir sebep yoktu. Ona bunu başkaları yapmıştı.
" Hayır Fak senin aslan olman korkunç biri olduğun anlamına gelmez. Korkunç olabilmen için birilerine zarar vermiş olman veya birilerini incitmiş olman gerekir.Senin bunlardan birini yapmadığın çok belli."
Aslan yattığı yerden kalkıp bana doğru yürümeye başladı sanırım beni şuracıkta yiyecekti. Belki de yapmamam gereken bir şey yapmıştım. Aslan bana kötü kötü bakıyor ve zaman adeta durmuş gibiydi . Hinzla seni bulmak neden imkansız olmaya başladı. Oysa sen benim dostumdun. Dostlar birbirlerini bulmakta zorlanmamalılardı. Oysa ben seni bulamıyordum. Aslan bana yaklaştığında her şeyin bitmesi an meselesiydi.
" Bitti Hinzla."
" Hayır Aggef daha yeni başlıyor."
" Yollar kapalıydı, yollar engebeliydi ve yollar sana çıkmıyordu. "
Karanlık bir yerde ışığını aramak benim en büyük zorluğumdu. Ama bu ışık ile var olmuştum. Onsuz düşünülemezdim. Ben ışığını arayan bir kelebek adım Aggef . Işığım ise her zaman Hinzla'ydı.
Kalan süre 1 saat 30 dakika
Yaşadıklarım gerçekti buna emindim. Papatya Luli, karıncalar, Tisla , Cubti, hayatını kurtardığım kuş,kral Bob , Zeki tavşan ,Gebto ...
Onlar benim dostlarımdı. Ve onlar gerçektiler buna olan inancımı zaman bile yok edemez.
Süslü kediyi ikna etmeyi başarmış ve şimdi ise aslan Fak' ı bulmaya gidiyorduk. Onu bulmak kolaydı aslında. Çünkü buralarda çok meşhur biriymiş. Herkesin ondan korkması ilginç bir durumdu. Ne yapmıştı ki ? Aslında tek cevap sanırım aslan olmasıydı. Doğanın kuralları vardı. Bu kurallar gereği bazılarımız bazılarımızdan uzak olmak zorundadır. Ama herkes aynı değildi. Bütün aslanlar aynı olamazdı. Elbette ki iyi olanları da vardı. Umuyorum ki aslan Fak iyi biridir.
Aslanın olduğu yere varmıştık ama onunla konuşmaya cesaret edemiyorduk. Korku her yerimize yayılmış gibiydi. İlk kez titriyordum ama bunu yapmaktan başka çarem yoktu. O yaylayı biliyor ise Hinzla'yı bulmak daha kolay olabilirdi.
" Merhaba ben Aggef. Senin yardımına ihtiyacım var."
Fak kafasını yavaşça bana dönüp sert bir bakış attı.
" Seni sersem kelebek git başımdan. Ben çok korkunç biriyim."
Kendisinin korkunç olduğunu söylemesi çok üzücü bir durumdu. Bunu ona başkaları yaptırmıştı. Herkesin onun korkunç olduğunu söylemesi durumunda o da buna kendini inandırmıştı. Fakat o kötü değildi sadece kötü olmak zorundaydı. Çünkü o bir aslandı. Bilmediği bir şey vardı . Ben Aggef ona korkunç biri olmasına gerek olmadığını ispatlıyacaktım. O bunu haketmiyordu. Yapayalnız bir aslan mutlu olamazdı.
" Sen hala gitmedin mi? "
Aslan konuşunca düşüncelerimden sıyrıldım.
" Sen demek korkunç birisin. O halde bana senden korkmam için bir neden söyle. "
Korku nedensiz olamazdı. Böyle bir nedenin olmadığına emindim. O sadece kendini kandırıyordu.
" Ben aslanım bu yeterli bir sebep."
İşte bu bir sebep yoktu. Ona bunu başkaları yapmıştı.
" Hayır Fak senin aslan olman korkunç biri olduğun anlamına gelmez. Korkunç olabilmen için birilerine zarar vermiş olman veya birilerini incitmiş olman gerekir.Senin bunlardan birini yapmadığın çok belli."
Aslan yattığı yerden kalkıp bana doğru yürümeye başladı sanırım beni şuracıkta yiyecekti. Belki de yapmamam gereken bir şey yapmıştım. Aslan bana kötü kötü bakıyor ve zaman adeta durmuş gibiydi . Hinzla seni bulmak neden imkansız olmaya başladı. Oysa sen benim dostumdun. Dostlar birbirlerini bulmakta zorlanmamalılardı. Oysa ben seni bulamıyordum. Aslan bana yaklaştığında her şeyin bitmesi an meselesiydi.
" Bitti Hinzla."
" Hayır Aggef daha yeni başlıyor."