" Çözümü yoktu. Ama bu bitmemeliydi. Gerçek şeyler bitmezdi."
Hayat perde açılınca başlar zannederiz fakat asıl gösteri perde kapanınca başlar. Her şey bitti zannedilir. Sahnedekiler alkışlardan sonra dağılır. Asıl oyun ise o zaman başlar. Çünkü oyuncular perde kapanınca gerçek kimliklerine bürünürler.
Neydi senin gerçeğin?
Hinzla' yı bulmak için girmediğim mavi bina kalmamıştı. Peki ya Hinzla gerçekten yoksa. Ama bu nasıl olur? O benim tek dostumdu.
Önümü göremeyecek kadar yorulmuştum. Sanırım pes etmem gerekiyordu.
" Sen de mi çok yoruldun?"
Bu da kimin sesiydi. Etrafa baktığımda kimse yoktu.
" Hey beni görmüyor musun? "
Tekrar ses geldiğinde arkama baktım ve sesin sahibi tam karşımdaydı.
" Merhaba ben süslü kedi."
Bir kedi benimle nasıl bu kadar rahat konuşabiliyordu. Ondan korkmam gerekir miydi hiç bilmiyorum?
" Ben Aggef. Benimle neden konuşuyorsun?"
Kedi süslerini sallayıp düzeltti. Gerçekten isminin hakkını veriyordu . Tam bir süslü kediydi. Bu ormana çok yabancıydı. Bunu anlamak zor değildi.
" Aggef ben kayboldum. Her yerde evimi arıyorum. Ama bulmak çok zor."
O da benim durumumdaydı. Evini bulamaması beni şaşırtmamıştı.
" Ben de dostumu bulamıyorum. Onu bulmam benim için çok önemli."
Bir an zamanın söyledikleri geldi aklıma. Kelebekler yok olur demişti. Bunu yapar mıydı? Ya yaparsa o zaman ne yapacaktım.
" Dostunun adı ne ?"
Bu cümle normal bir cümleydi fakat beni duygulandirmişti. Dostum seni çok özledim .
" Dostumun adı Hinzla."
Bunu söylediğimde süslü kendi şaşırmış gibiydi.
" Benim de sahibimin adı Hinzla. Ne tesadüf ama.."
Sahibinin Hinzla olması bir tesadüf olamazdı. Aradığımız kişi aynı kişiydi bunu hissediyordum. Ama kediyi korkutmamam gerekti. Yoksa son şansım olan bu fırsatı kaybedebilirdim.
" Sahibin olan kişi nasıl biriydi?"
Kedi biraz ileri yürüyüp konuştu.
" O çok iyi biri. Beni de çok sever. Ondan çok şey öğrendim. Hinzla çok farklı bir insan. Mesela onun için cesur olmak merhametli olmaktır."
Süslü kendi anlatırken o kadar duygulanmıştım ki kediye belli etmemek için kendimi zor tutuyordum. Anlattığı kişi Hinzlay'dı. Artık buna emindim.
Umudumu yitirmiştim sen yokken ama aladım ki sen hep vardın. Bir şeyi görmemek onu yok etmez. Sen vardın Hinzla sadece ben göremiyordum.
" Aggef neden beni bulmak bu kadar zor?"
" Çok uzaksın Hinzla. Seni bulamıyorum."
" Uzaklar görecelidir Aggef. Ben hep seninleyim unuttun mu?"