" Kal ya da git. Ama bir şeyi sakın unutma biz gerçektik."
Kim dostum ?
Kim benim düşmanım?
Kim gerçek?
Kim yalan?
Ornanda büyük bir telaş vardı. Bütün hayvanlar ayıdan kaçıyor adeta ayıyla göz göze gelmemek için birbirlerine çarpıyordular. İnsanların iç savaşlarına benziyordu bu görüntüler. Az önce bir kuş yavrularını bırakıp kaçmış sonradan tekrar geri gelmiş fakat cesaret edemeyip tekrar gitmişti. Tam bir drama. Bunların sebebi ise sanki ne yaptığını bilmeyen ayı yüzündendi. Bu ayı ne yapıyordu?
' Ben bir kızım. Ormanları çok severim. Atlar ve böcekler benim dostumdur. Yeterince iyi biriysen kimse kötü olmaz.'
O kız gelmişti. Şimdi ne yapacaktım? Kız ayıyı görünce hiç korkmadı. Bunu gören bütün hayvanlar çok şaşkındılar. Nasıl olur da bir insan korkunç görünen bir ayıdan korkmaz? Bu böyle bir andı işte. İnsanlar buna şöyle derlerdi "tarihi an" .
" Merhaba sevgili ayı ben Sevgi . İsmimi annem koydu. Herkesi koşulsuz sevmem için."
Ayı kızın sesini duyunca arkasına döndü. Kız ve ayı karşı karşıyaydılar. Çok korkuyordum. Ayı kıza zarar verecekti. Bu kız aptal mıydı? Ne diye ayıyla bu kadar yakın oluyordu?
Kara bir bulut beni içine hapsettiğinde , gördüklerim ve duyduklarımdan sonra sanırım bu hikayeyi Hinzla anlatırken bir şeyleri bilmiyordu. Ya da eksik anlatmıştı. Gerçekler bazen göründüğünden çok daha farklı olabiliyordu.
...
Yer : Köpekler diyarı
Saat: Ne fark eder ' 14: 50'
Yarım kalan hikâyeler daima tamamlanır. Ve her şey olması gerektiği gibi olur. Yaşamım boyunca en doğru öğrendiğim şey zaman gerçekten etkileyici bir kahramandı. Ne yaparsa yapsın bu değişmeyen tek gerçekti. En zeki insanlar bile zamandan daha zeki olmazlardı. Zaman daima işini ustalıkla yapar ve kimsenin ruhu bile duymazdı. Mesela küçüklüğünüzü düşünün, her şey bir film gibi değil mi?
Sanki o çocuk siz değilmişsiniz gibi. Ya da en korkunç anınızı düşünün o kişi de sanki siz değilde bir baskasıydı. Ve en mutlu anınızı düşünün o da siz değilmişsiniz gibi değil mi?
Size zamanın bir kahraman olduğunu söylemiştim. Ona karşı asla galip gelemezsiniz. Daima kaybeder hatta kaybettiğinizi bile unutursunuz. Zamanı bırak çünkü o yenilmez.
Gözümü açtığımda köpekler diyarındaydım. En son burada her şey çok kötü durumdaydı. Ama şimdi her şey çok güzel. Bu inanılmaz, bütün köpekler tertemiz sağlıklı ve her yer mis gibi kokuyordu. Adeta bir cennet gibiydi burası. Tıpkı geçmişte olduğu gibi.
" Aggef hoşgeldin. Ne zamandır seni arıyorduk. Burası eski haline geri döndü. Senin sayende her şey yoluna girdi ."
Bu Gebtoydu. İnanamıyorum o asayı kullandıktan sonra kara bir bulutun içine hapsolmuş ve hiçbir şeyi görememiştim. Şimdi ise burdayım. Ve her şey yoluna girmiş. Başarmadığımı sanmıştım.
" Gebto bu çok güzel bir haber çok sevindim. Peki ya kral o iyi mi?"
Uzaktan bir öksürük sesi gelince arkama döndüm. Ve karşımda duran kişi kral Bob'dan başkası değildi.
" Aggef halkımı ve beni kurtardın . Sana minnettarım."
Bu duyduklarım beni çok mutlu etmişti. İmkansız görünen bir şey gerçek olmuştu.
" Aggef unuttun mu ? Ben senden öğrendim imkansızın imkanlı olabileceğini."
" Bir şeyi başaramadım Hinzla."
" Neyi başaranadın Aggef?"
" Gerçekten var olmayı."
Aggef bir kez daha karanlığa mahkum oldu. Aydınlığa kavuşmak için. Durma Aggef uç. Zaman yok..