" Keybetsemde yolumu sen hep yoluma çıktın. Sahi nasıl başardın beni her daim bulmayı?"
Kayboluyordum , bütün yollar beni sana çıkarsada, aslında her adımda senden biraz daha uzaklaşıyordum. Çünkü ben bir günlük yaşamı olan bir kelebektim. Zaman benim için sona yaklaştığında korkarım ki seni bir daha asla göremiyecektim. Hatta belkide seninle ilgili her şeyi unutacaktım . Bunun için sen beni unutma Hinzla , ben seni unutsamda.
Artık bir şeyden emindim. Bu kalp ayın dediği gibi iyi bir kalpti. Ona bunu anlatmam gerekti. Ama kalp beni asla dinlemiyordu.
" Kalp lütfen beni dinle."
Yine cevap vermemişti. Bu kalp gerçekten çok inatçı bir insanın kalbiydi.
" Bak kalp sen kötü bir kalp değilsin. Kendini kandırmayı kes artık. Hatalar yapıyorsun karanlık olmak için kötü birine dönüşüyorsun. Yeter artık kendine gel."
İçimdekileri korkmadan ve büyük bir öfkeye kustum. Ama kalp yine bana cevap vermiyordu. Gücüm tükenmişti artık çok yorulmuştum. Ne olurdu sanki bana cevap verse?
" Benim kötü biri olmadığımı düşünmen aptalca."
Hey konuşmuştu bu kalp bana cevap vermişti. Yani konuşması kötü olsada en azından bana cevap vermişti.
" Sen iyi bir klapsin. Buna eminim."
Kalp kahkaha atarak gülüyordu. Bu gerçekten çok can sıkıcıydı.
" Aggef kes artık ben iyi bir kalp değilim."
Nasıl ikna edecektim bu kalbi? Bana inanmıyordu. İyi tarafına olan inancını yitirmişti. Sanırım bir yol bulmuştum.
" Peki sana bur bir soru, sence güller kötü mü?"
Bir daha gülmüştü, sanırım benim aptal bir kelebek olduğumu düşünüyordu. Ama o kendisi itiraf edecekti iyi olduğunu.
" Seni sersem kelebek. Güller tabi ki iyi. Niye kötü olsunlar ki?"
İşte bu tam da beklediğim bir cevap. Köşeye sıkışmaya hazır ol kalp.
" Ama onun dikenleri var. Bu dikenler insanlara zarar veriyor. Kesinlikle güller çok kötü."
Bu defa gülmemişti. Kendisiyle yavaş yavaş yüzleşiyordu.
" Aggef güller sadece kendilerini koruyorlar. Bu onların kötü olduğunu göstermez. Neden bu kadar önyargılısın?"
Demek öyle işte itiraf etmişti. Bu kadar sanırım başarıyordum.
" Yani güller iyi hem de dikenlerine rağmen."
" Evet "
Şimdi gülme sırası bendeydi. Kendimi tutamıyordum durmadan gülüyordum.
" Hey sen neden gülüyorsun?"
Kendimi durdurup, artık son noktayı koymak için konuştum.
" Güller iyiyse sende iyi bir kalpsin."
Uzun süre bekledikten sonra nihayet konuştu.
" Tamam Aggef sen kazandın. Kabul ben iyi bir kalbim. Sadece kendimi korumak için karanlık olduğumu herkese inandırmaya çalışmıştım. Ama bu doğru bir şey değilmiş.Gül kendini koruduğunu zannediyor, fakat kendini koruması için bir sebep yok.Teşekkür ederim Aggef. Kendimi kaybetmemi engellediğin için."
Bu sözlerden sonra kalp siyahlığını kırmızıya devretti. Yani gerçek rengine.
Çok yüksek bir rüzgarla kırmızı kapının deliğinden dışarı çekildiğimde buraya veda ettiğimi anlamıştım.
Buradan bütün insanlara sesleniyorum. İçinizdeki iyiliği sakın unutmayın. Olurda bir gün unutursanız , o zaman kalbinize girip size hatırlatmak zorunda kalırım. Ama ben kalbinize yalnızca sizi sevdiğimi söylemek için girmeyi tercih ederim. Bir günlük ömrü olan bu kel
ebeği üzmek istemezsiniz her halde.