İçeriğe geç

Kelebek Sırrı

Bölüm 24 · 3 dk okuma

Kelebek Sırrı

Bölüm 24

24. Bölüm

" Zararsızdı , ama bitmeliydi."

Sorun neydi , bunca çaba, bunca başarısız eylem , onlarca yorgunluk , içinden çıkılması zor olan karmaşık hisler ... Sanırım sorun yoktu. Sadece bunlar birer şakaydı. Basit birer şaka.

" Aggef bu taşadığın şeyin sebebini biliyorum."

Zeki tavşan sebebi biliyordu. Mutluydum ya da korkuyordum. Hani sizi ilk kez anlayan birisi vardır fakat siz yaşadığınız duruma o kadar bağlanmışsınız ki , ondan kurtulmak size iyi hissettirmez. İşte ben de böyle bir duygunun içindeydim.

" Yaşadığım şeyin sebebi nedir zeki tavşan? Bunu bilmek istiyorum."

Tavşan biraz daha düşünüp anlatmaya karar verdi. Kesinlikle kendinden emin konuşuyordu.

" Aggef sen bir insanla konuşmuş olmalısın. Bu yüzden yaşamın bir döngüye girmiş. Ama korkma bundan kurtulabilirsin. Konuştuğun insanın saçını koklarsan işte o zaman normal bir kelebek gibi yaşamına devam edersin."

Normal bir kelebek olmak, bu hiç iyi hissettirmiyordu. Ben normal biri nasıl olunur hiç bilmiyordum. Oysa daha önce normal olmak ustiyor ve farklı olmaktan nefret ediyordum. Ne değişmişti bilmiyorum. Bildiğim tek şey Hinzla' dan ayrılmak istememek. O benim tek insan dostumdu. Onu nasıl bırakırdım ki?

Kara bir bulut beni içine çektiğinde hiçbir şey düşünemiyordum .

...

Yer : 3 kapılı oda

Gözümü açtığımda beyaz kutu gibi olan üç kapılı odadaydım. Evet ya bu kapılardan birini seçmem gerekiyordu. Yoksa karıncalara yem olacaktım. Son bir kapı kalmıştı kırmızı kapı . Yüksek bir rüzgar beni kırmızı kapıya sürüklediğinde hiç direnmemiştim. İyi değildim . Kafam allak bullak olmuştu. Tavşanın söyledikleri aklımdan çıkmıyordu. Normal bir kelebek olabilirdim. Ama ben bunu isteyip istememekte çok kararsızdım.

" Aggef çok kararsız görünüyorsun. Yoksa farklı olmaktan sıkıldın mı? "

Bu ses kime ait hiçbir bilgim yok. Durmadan beni küçümsüyor.

" Hey kimsin hiç bilmiyorum ama ben hayatımı akışına bırakıyorum."

Evet bu doğru bir karar . Ne olursa olsun olacak olan her zaman doğru olandır.

Kırmızı kapının deliğinden içeri çekilmiştim. Burası simsiyah cıvık yapılı bir yerdi. Neresiydi burası? Her yer yapış yapıştı. Ve iğrenç bir koku vardı. Sanırım bu koku kan kokusuydu. Çok küçük bir kapısı vardı . Hemen o kapıdan dışarı adım attım . Çıktığım bir çığlık attım. Sanırım ben bir insanın kalbindeydim. Bu korkunç bir durum. İnanamıyorum bu gerçekten çok garip.

Üstümdeki şoku atlatmaya çalışırken kalbin duvarlarında bir ekran gözüktü. Dışarıyı gösteren bu ekran, kesinlikle kötü bir insanın kalbinde olduğumu gösteriyordu . Bu kişi çevresindeki herkese kötü davranıyor ve hayvanlara zarar veriyordu. Bu durumu değiştirmem gerekti. Öylece bu insanın çevresine zarar vermesini izleyemezdim. Evet bunu yapamazdım.

İnsanlar bazen gerçekten düşünmeden hareket edebiliyorlardı. Kötülük onlara nasıl zevk veriyordu hiç anlamıyorum. Onlar bu durumun farkında değillerdi, kalplerini karartarak çevrelerindeki iyi insanlara zarar vererek iyi hissedebileceklerini düşünüyorlar. Bu gerçekten çok anlamsız bir çaba. Çünkü bu onlara asla ama asla iyi gelmeyecekti. Kötülük iyi hissettirmez o zehirli bir ilaç gibi bütün bedene yayılır. Çevreye zarar verdiği gibi kötülüğü yapan kişiyede hayatı zindan eder.

" Aggef sen iyi misin?"

" Hayır hiç iyi değilim Hinzla."

" Peki neden iyi değilsin Aggef?"

" Kötü insanlar yüzünden Hinzla. İşte bu yüzden hiç iyi değilim."

" Herkesin içinde bir parçada olsa iyilik vardır Aggef."

Sen de katıl bir kelebeksin Aggef ama bu senin kötü olduğun anlamına gelmez . Olayların görünmeyen tarafları vardır. Karanlık her zaman aydınlığı saklamaya çalışır. Ama asla beceremez . Bak ay ışıl ışıl parlıyor."

'Sen katil bir kelebeksin Aggef .'

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.