İçeriğe geç

Kelebek Sırrı

Bölüm 23 · 3 dk okuma

Kelebek Sırrı

Bölüm 23

23. Bölüm

" Bütün karanlılar içinde bir aydınlık var. Ve sen bu aydınlığın ta kendisisin."

Yer~ Hinzla'nın odası

Saat~ 14:00

" Aggef sence asıl başarı nedir?"

Hinzlayı karşımda görünce bir an olsun korkmuştum. Ben en son zeki tavşanı bulmaya gidiyordum.

Hinzla' yı tedirgin etmek istemiyordum bu yüzden normal davranmak zorundaydım . Çünkü Hinzla benim hayatımdan sorumlu değildi. Bu onun suçu değildi . Onu üzemezdim.

" Hinzla bizde insanlar gibi başarı isteği olmaz. İnsanlar hırslarıyla egolarıyla bir şeyleri başarmak için birbirlerini ezip geçerler. Sanırım bu hayatta en çok insan olmak istemezdim."

Bu söyledığime Hinzla çok gülmüştü. Aramızda kalsın bir an olsun Hinzla'nın insan olduğunu unutmuştum. Hinzla güldükçe gülüyordu. Ben sadece Hinzla'nın yanındayken kendimi güvende hissediyordum. Bu çok garipti.

" Aggef sen insanlardan nefret mi ediyorsun?"

İşte bu soru zor bir soruydu. Sonuşta nefret etmek en az sevmek kadar zor bir duyguydu. Birilerini kolay kolay sevemediğimiz gibi nefret de edemezdik.

" Hayır Hinzla bütün insanlardan nefret etmiyorum sadece kötü insanlardan nefret ediyorum."

Hinzla verdiğim cevaptan tatmin olmuş gibiydi. Başını sallamasından anladığım o da benle aynı fikirdeydi.

"Aggef asıl başarı az önce söylediklerinde gizli."

Bu çok garip. Sanırım ilk kez Hinzla'yı anlamamıştım.

Kara bir bulutun içine hapsolduğumda, Hinzla da ayağa kalkıp kutusuna bir resim koydu. Bu kutuda bir çok resim vardı. En üstte Tislanın resmi vardı. Ama yarımdı.

....

Gözümü açtığımda bir çeçeğin üstündeydim. Ve burası Tislanın tarif ettiği yere çok yakındı. Sanırım uçarken en son burda kalmıştım. Biraz daha uçtuktan sonra nihayet zeki tavşanın evini bulmuştum. Kapıya uzun uzun vurdum. Ama açan yoktu. Sanırım evde değildi. Etrafa hızlıca bir göz gezdirdim. Burası çok güzeldi. Her yerde pembe sardunyalar vardı. Meyve ve sebzeler kocamandı. İlk kez acıktığımı hissetmiştim. Biraz yiyecek yemek hiç fena olmazdı.

Karnımı da doyurmuştum ama tavşan hala gelmemişti. Beklemek çok kötü bir şey şimdi insanları daha iyi anlıyorum. Uzun yaşamları boyunca kim bilir bir şeyleri ne kadar beklemek zorunda kalmışlardır.

Bu yüzden bu kadar öfkeliler galiba. Mesela buraya gelirken bir kadın birini bekliyor olsa gerek ki öfkesinden beni eliyle bulunduğu bölgeden uzaklaştırmıştı. Aslında kelebeklere düşman değildi . Sadece biri onu çok bekletmişti.

Bazen bizim ile ilgili görünsede duygular . Bu durum aslında öyle değildir. Ön yargılı olmamak gerekti hem evrene hem de diğer canlılara karşı. Bunu Hinzla 'dan öğrenmiştim. Sevgili Hinzla bana öğrettiklerin için sana minnettarım.

" Sen de kimsin? Ne yapıyorsun evimin yanında?"

Duyduğum sesle arkama baktım. Bu bir tavşandı ve sanırım yaşlı ağaç Tisla' nın bahsettiği zeki tavşandı.

" Şey ben Aggef. Buraya Tisla sayesinde geldim. Bir sorunum var. Bana yardımcı olabileceğini söyledi."

Tavşan tislayı hatırlamaya çalışıyor gibiydi. Sanki hatırlamış gibi elini havaya kaldırıp konuştu.

" Şu yaşlı ağaç. Onu hatırladım ondan kuşlarla ilgili bilgi almıştım. Peki senin sorunun nedir Aggef?"

Alatmam gerekti. Bu benim için büyük bir fırsattı. Hemen kendimi toparlayıp bu bir günlük yaşamımda olan her garip durumu Zeki tavşana anlattım. Anlattıklarımdan sonra kafası karışmış gibi durmuyordu. Sanırım beni anlamıştı ve galiba bu defa Yaşamımın sırrına ulaşacaktım.

"Bitişler ve başlangınçlar işte tam da burada gizliydi Aggef."

" Korkuyorum Hinzla."

" Korkma Aggef . Ben hep seninleyim. Unuttun mu?

Bu ortak bir hayal."

~Zaman yok , uç hadi kelebek ~

Bölüm sonu

1 yorum