" Kimse karanlık değildir. Çünkü kalp buna izin vermez. Kırmızı daima beyazı tercih eder. Tıpkı kalbin daima iyiliği tercih ettiği gibi."
Uzun bir yolculuktan sonra nihayet kral Bob'un evine gelmiştik. Burası çok büyük olmayan bir evdi. Sanırım kral Bob hiç mutlu değildi. Hem nasıl mutlu olsun ki. Halkı olüyordu. Kuşla beraber kapıya uzun uzun vurduk ama açan olmadı. Niye kimse açmıyordu?
" Kral Bob beni duyuyor musun? Lütfen kapıyı aç konuşmama izin ver."
Ses yoktu . Defalarca kez denedik ama kapıyı kimse açmıyordu.
" Aggef buraya bak."
Kuşun gösterdiği pencereden içeriye baktım. Kral Bob hareketsizce koltuğunda uyuyordu. Ama bizi duymaması imkansızdı. Kesin bir şey olmuştu. Duvarda gördüğüm delilten zor da olsa içeriye girip kuşa kapıyı açmayı çalıştım. Neyseki kapının anahtarı üstündeydi. Kapıyı açıp kuşu içeri aldım. Kral Bob kendinde değildi ve yanındada bir mektup vardı.
" Bak kuş burda bir mektup var."
Kuş bana cevap vermeyince hemen ona döndüm. Döner dönmez de kuşu yerde yığılmış bir şekilde gördüm. Ona ne olmuştu?
" Kuş beni duyuyor musun?"
Defalarca kez seslenmiştim. Ama uyuanmıyordu.
Kral Bob' un yanında duran mektubu açıp okumaya başladım.
"Yıllar önce çok mutluydum. Ama bu lanet halkıma zarar veriyordu. Bunu hak etmişlerdi. Artık ben de onlar gibi kendimi de lanetliyorum. Sevgili halkım sizleri hep çok sevdim.
Kral Bob...
Çok korkunç bir durumun içindeydim. Ve ne yapmam gerektiğini hiç bilmiyordum. Hızla etrafa baktım.mutlaka bir yolu olmalıydı. Duvarın yanında parlayan asa dikkatimi çekti. Bu asa kesinlikle kral Bob'un olmalıydı. Eğer bu asayı kullanırsam belki de her şeyi çözebilirdim. Tam asayı kullanacakken uzaklardan gelen bir ses duydum.
"Aggef her şeyi yok edebilirsin dikkat et." Bu ses Hinzla'nın sesiydi. Her yerde benimleydi. O benim dostumdu.
Hinzla haklıydı . Bu asayı kullanmayı bilmiyordum. Ya her şeyi yok edersem. Bunu göze alamazdım . Asaya yaklaştım benden çok büyüktü. Bunu ben yapamazdım. Üstelik Bob kendine gelmiyordu. Kuşta kendine gelmiyordu. Diğer bütün köpekler de bu asayı kullanacak kadar güce sahip değillerdi. Onlar hastaydılar, yürüyecek halleri bile yoktu.
Bir yolu olmalıydı. Bu asayı kullanabilecek tek kişi Gebtoydu. Ona ulaşıp her şeyi anlatıp yardım istemeliydim. Ama kuş kendinde değildi ve ben de uçamıyordum. Gebtoya nasıl ulaşacaktım? Keşke insanlar gibi biz hayvanların da bir iletişim aracı olsaydı. O zaman Gebtoya ulaşabilirdim.
Kral Bob öylece koltuğunda uyuyor ve asla uyanmıyordu. Kuş ise tam kapının yanında uykuya dalmıştı. Ama neden bana bir şey olmamıştı? Bunu asla bilmiyordum.
Bir titreşim sesi duyunca etrafa baktım. Bu ses nerden gelmişti. Tekrar duyduğum da bu sesin duvarın içinden geldiğine emindim. Hemen oraya doğru uçtum. Uçarken durmadan bir yerlere çarpıyordum. Sesin geldiği duvarın yanına vardığımda, duvarda küçük kırmızı bir düğme gördüm. Bu da neydi ?
Ses bu düğmeden geliyordu artık buna emindim. Hey bir dakika Kral Bob kendi diyarındaki köpeklere bu cihazla ulaşıyordu. Ben bu cihazla Gebtoyu buraya çağırabilirim. Düğmeye kanatlarımla baskı yapıp açmayı başardım.
" Gebto beni duyuyor musun? Ben Aggef. Lütfen beni duyuyor ol. Hemen kralın evine gel. Burda her şey karıştı. Asayı kullanmak için yardımına ihtiyacım var."
Her şey buraya kadardı. Elimden gelen başka bir şey yoktu. Belki de pes etmeliydim. Gebto beni duymuş olsa bile buraya gelir miydi hiç bilmiyorum. O krala çok kızgındı. Arkadaşları onun laneti altında yok oluyorlardı. Sanırım başaramadım.
Affet beni Hinzla.
