"Mavi yeşil sarı her biri ayrı, ama bu ayrılık gökkuşağında birleşince biter. Yeterki yağmuru olumsuz olarak algılama. O renklerin özlemini bitiren bir kahraman."
Hinzla'nın çiçeği iyileşmişti. Hem de tüm imkansızlıklara rağmen. Bu bana umut vermişti. Köpekler diyarı ne olursa olsun eski haline gelebilirdi. Bunu yapmak için her şeye hazırdım. Kuşa baktım burda çok güzel anılar geçirdiği o kadar belliydi ki . Olanlar karşısında gözleri dolmuştu. Keşke bir yolu olsa buranın eski güzel haline dönmesi herkesi mutlu eder. Kuş bir ağacın nerdeyse kırılmak üzere olan dalına konup bana baktı.
" Aggef ne düşünüyorsun?"
Dalgınlığımı durdurup kuşa ne düşündüğümü anlatmaya karar verdim. Başarabilirdik. Hem imkansız görünen her şeyin bir imkanı vardır. Hinzla yanılmış olamaz.
" Ben aslında burayı eski haline nasıl getirebiliriz onu düşünüyordum."
" Hey bu karıncayı kuşlardan kurtarmaya benzemez. Sen çıldırmış olmalısın."
Kuş çok öfkelenmişti. Neden umutlu olmak korkutur anlamıyordum. Bu durumun sebebi aslında kaybetmekten korkmaktı. Oysa bir şeyleri gerçekleştirmeden onun nasıl bir sonuç vereceğini bilemeyiz.
" Bak ben çok ciddiyim . Sadece senin yardımına ihtiyacım var. Beni buranın sahibi olan kral bob denilen köpeğe götürmelisin."
Kuş uzak bir bölgeye baktı. Sanırım kral bob çok uzaktaydı.
" Bak Aggef bu imkansız. Burası lanetlendi . Ama sana kral bobun yerini acak söyleyebilirim. O doğu tarafında ama bunun bir işe yaramıcağından eminim. Kendine dikkat et."
Kuş arkasına bakmadan uçup gitti. Neden kimse buranın eski haline gelebileceğine inanmıyordu. Yapacak bir şey yoktu. Bir an önce kral bobun olduğu yere gitmeliydim. Uçmak için kanatlarımı hareket ettirdiğimde uçamadığımı farketmiştim. Bu olamazdı şimdi ne yapacaktım? Kanatlarım olmadan o uzak yere nasıl gidebilirdim.
Karanlık beni yuttuğunda nerede gözümü açacağımı hiç bilmiyordum.
...
Yer : çiçekler diyarı
Gözümü açtığımda çiçekler diyarındaydım. İşte bu çok iyi olmuştu. Burayı çok özlemiştim.
" Aggef sen tekrar gelmişsin. Buna cok çok sevindim."
Bu papatya Luliydi. Onu özlemiştim.
" Luli evet buraya gelmeyi ben de beklemiyordum."
" Aggef senin sayende bütün çiçekler çok mutlu. Papatyaların da nesli tükenmiycek. İyiki benim dostumsun Aggef."
Kara bir bulutun içine hapsolduğumda Luli'nin mutluluğunu görmek bana çok iyi gelmişti.
...
Yer: Köpekler diyarı
Saat: 13.45
Karanlıkta kayboluyordum. Tek isteğim aydınlığa kavuşmaktı. Oysa everen durmadan engeller çıkarıyor adeta aydınlıkla arama bir şerit çiziyordu. Sınırdaydım hem yaşamımda hem de yaşamsızlığımda. Belki de bütün bunlar karanlık bir rüyanın karmaşık sembolleriydi. Ya da çözülmesi zor olan bir sorunun anahtar kelimeleri. Bilmiyorum yaşamımı anlatmak hiç kolay olmadığı gibi zorluğu da her geçen dakika artıyordu. Sanırım bu bir Çıkmazdı. Başı sonu belli olmayan garip bir çıkmaz. Çıkamazdım. Ve bütün bunları yaşamak zorundaydım. Ben Aggef yaşamım hiç sıradan değil ve artık bu hikayede sen de başrolsun.
Defalarca kez uçmayı denedim ama olmuyordu. Durmadan bir yerlere çarpıyor ve yere yığılıp kalıyordum.
"Bu bir uyarıdır. Burası lanetli bir yer. Burda geçirilen her saat ölüme bir dakika daha yaklaşacağının sinyallerini verir. Ve sen küçük kelebek bu lanetli köpeklere yardım edebileceğini düşünüyorsan yanılıyorsun. Ben kral Bob ne haliniz varsa görün."
Bu ses sanki gökyüzünden gelmişti. Kral Bob o kadar kırılmış ki . Halkı nankörlük etmişti. Bu durum onun için de hiç iyi değildi. Ama herkes ikinci bir şansı haketmeliydi. Onları böyle kadarlerine mahkum edemezdi. Karal Bob ile mutlaka görüşmeliydim.
" Aggef sen hala burda ne yapıyorsun?"
Duyduğum ses hayatını kurtardığım kuşa aitti. O gitmemişti. Gönlü razı olmamıştı ve geri gelmişti.
" Asıl sen niye gitmedin? Yoksa bana yardım etmeye mi karar verdin?"
Kuşun vereceği karar artık tek şansımdı. Uçamıyordum. Ancak o beni kral Boba götürebilirdi.
" Sen çok sersem bir kelebeksin. Durmadan imkansız şeyler yapıyorsun. Ve evet sana yardım edicem. Uçumıyorsun zaten."
Bunu nasıl bilmişti. Sanırım buradan hiç gitmemiş beni izlemişti. Tıpkı gerçek dostlar gibi. Artık kral boba gidebiliriz. Hemen kuşun uzun olan kanatlarına kondum. Ve uçuş gerçekleştiğinde, umudum biraz daha artmıştı.
Durma devam et. Ve unutma sen pes etmedikçe hiçbir şey bitmiş sayılmaz. Aggef sen bir kelebekten fazlasısın...
