İçeriğe geç

Kelebek Sırrı

Bölüm 17 · 2 dk okuma

Kelebek Sırrı

Bölüm 17

17. Bölüm

"Gülüyordu her zorluğa inat . Ama bu defa saklamıştı gülüşünü.. Çünkü korkmuştu ilk kez."

Gözümü açtığımda Hinzla'nın odasındaydım. Ve artık bu duruma alışmış olmam sanırım garip değildi.

" Aggef hiç umudunu yitirdiğin oldu mu?"

Tüm bu yaşadıklarımın üstüne bu soru tam da sorulması gereken bir soruydu. Evet artık ben de bu duyguyu biliyordum.

Hinzla' ya sadece başımı sallayarak cevap verdim. Mutsuzdum papatya Luli mutlu değidi. Ve zaman tükeniyordu.

Bir şey farketmiştim. Ben galiba yaşamımla ilgili biraz bencillik yapmıştım. Zaman sadece benim sorun yaşadığım bir şey değilmiş.

"Aggef sorununu düşün sonrada sana en iyi gelen şeyi yap. Ve unutma bazen basit ve mantıksız gibi görünen şeyler sorunların tek çözümüdür. Silkelenmek gibi."

...

Gözümü açtığımda yağmur şiddetini arttırmıştı. Ve Hinzla'nın söyledikleri aklımdan çıkmıyordu. Belki de denemeye değerdi. Hemen bir papatyaya kondum. Ve tüm gücümle silkelendim. Yaptığım hareketle birlikte gökyüzü polenlerle doldu. Sonrada polenler Luli'nin olduğu bölgeye hızla savrulup kayboldular. Hinzla haklıydı işe yaramıştı. Basit görünse de sonuşta işe yarıyordu.

Sineklerle beraber polenleri Luli'nin bulunduğu bölgeye savurmayı başarmıştık. Bir an yaşlı ağaç tisla geldi aklıma bana " silkelen bu sana iyi geliyor." Demişti. Gerçekten bu durumun bana bu kadar iyi geleceğini bilemezdim. Teşekkürler Tisla.

Artık Luli mutluydu ve diğer bütün çiçekler de mutluydu.

' Mutlu olmak için mutlu et.'

...

Birinci kapının deliğinden dışarı atıldığımda çiçekler diyarına veda ettiğimi anlamıştım. Çok yüksek bir rüzgar beni ikinci kapıya doğru sürükledi ve bu defa ikinci kapının deliğinden içeri çekildim. İçeriye girer girmez çok kötü bir koku burnuma geldi ve gitgide arttı. Etrafa hızla baktım her yerde çöp vardı. Kurli sular, kirli kulübeler ve Kırlı köpekler. Burası köpekler diyarıydı. Hiçbir köpek mutlu değildi.Buraya girdiğimden beri burnuma gelen koku tükenmek bilmiyor ve her saniye artıyordu. Bu kadar kötü bir yerde nasıl olur da bir canlı göstergesi olurdu inanın bunu bilmiyordum. Etrafa hızla göz gezdirdiğimde , söylemekte ve kavramakta ne kadar zaorlansamda bir çöp yuvasına düşmüş gibiydim. Düşünsenize bir çöp kutusunda saatler hatta günlerce yaşamak ... İşte bu korkunç olurdu. Kirli sular, kirli kulübeler ve kirli köpekler.

Burası köpekler diyarıydı. Buna artık eminim. Pardon yanlış söyledim kirli köpekler diyarı. Aslına bakarsanız hiçbir köpek mutlu değildi. Hem nasıl mutlu olsunlar ki ?

Burası belbattı. Hepsi kaşınıyor ve yerlerinden kalkamıyacak durumdalardı.

Sanki bu durumun farkında değillerdi. Kirliliğe sebep olan kendileriyken bunun farkında olmamaları garipti.

Hatalarımızı göremeyiz . Daima suçu çevreye bağlarız.

Aslında kendimizi hiç yargılamayız. Çünkü her zaman bizler kusursuzuzdur. Sanki bizler asla hata yapmayız gibi görürüz. Bu gerçeketen aptallık. Bunun ismine inasanlar ego diyorlar. Saçma ve bir o kadar da alakasız bir benzetme. Umarım Hinzla böyle düşünmüyordur. Onun yanına gittiğim ilk anda bunu ona soracağım. Umarım hatırlarım.

Bu köpeklerde başta egolarını okşuyordular. Fakat artık yaptıkları bu davranış hepsinin teker teker hayatlarını mahfetmişti.

Şimdi soruyorum size kusursuz musunuz?

Hiç sanmıyorum...

Bölüm sonu

4 yorum