Sabah erken uyandığım için koşuya çıkmıştım. Öğlene doğru ise saraya geri gelmiştim.
Lara yanıma gelip kıyafetlerimi hazırlamıştı. Güzel bir duş aldıktan sonra üzerimi giyinip bir şeyler atıştırmıştım.
"Öğrendiğim kadarıyla bu gün ruh hayvanınızı bulmayı deniyecekmişsiniz" dedi lara.
Kaşlarımı havalandırdım "o ne?" Diye sordum. Lara ise kaşlarını çatıp "bilmiyor musun gerçekten?" Diye sordu.
Kafamı olumsuz bir biçimde sallayıp "bilsem sana mı sorarım" dediğimde lara göz devirdi. "Ruh hayvanı sadece varislerde olan bir şeydir ruh hayvanı olmayan bir varis olamaz. Diyelim ki öyle bir şey oldu kristal zorla ondan alınır ve kardeşe verilir" dediğinde şokla gözlerimi açtım.
"Buda şuan ki varisin ölmesi" demek diyerek devam ettiğinde kaşlarımı çattım "anladım" dedim ve ensemi okşadım ve lara ardından konuşmaya devam etti "ama şöyle bir olayda var varis öldürülmeden önce başka bir varis onu hizmetine alırsa normal insan olarak hayatına devam ediyor yani ölmekten iyidir" dedi ve bir şey olmamış gibi etrafımda uçuştu.
"Hayvanlarımızı nasıl buluyoruz peki" dedim ve bana baktı. "Orasını siz düşünün her an her yerde alakasız şekilde karşına çıkabilir." Dedi.
Kafamı sallayıp odamdan dışarı çıktım ve larayla konuşarak yürüdüm "bütün varisler sanırım orada olucak" dedim ve başını olumsuz salladı "dean zaten 2 yıldır burada o sizden önce buldu hayvanını. Armando ise 1 yıldır burada oda 2 ay önce buldu." Dedi ve bu safer ben konuştum "Eva peki" dedim ve gülümsedi. "Daha bulamadı oda yeni sayılır 3 ay önce geldi buraya" dedi ve kaşlarımı çattım. "Yeni olan benim sanırım" dedim ve gülümseyip kafasını salladı.
"Ek olarak yanınızda tanrıça adaylarıda olucak bir nevi onlar için sınav sayılır bulamayan maalesef hayatına normal insan olarak devam ediyor" dediğinde başımı tekrar salladım.
Stres yapmıştım elimi üzerime sildim ve iç çekerek odamdan çıkmış dedikleri gibi sarayın ortak büyük sınıfına gidiyordum. elimi belime koyup içeri, girdim ve etrafa göz gezdirdim içerisi büyüktü yerlerde minderler etrafta tütsüler mumlar vardı.
Aday tanrıçalar etrafta kendi aralarında konuşuyorlardı tanıdık bir yüz görmeyi umarak etrafa bakındım ve Evayla karşılaştım. Hemen yanına gidip konuştum. "Naber" dediğimde, hemen bana bakıp gülümsedi.
"İyi sen" dediğinde gülümseyip başımı salladım. "iyiyim" koluma girdi ve konuşmaya başladı. "Acaba benim hayvanım nedir" dediğinde düşünür gibi yaptım. "Bilmem ama bence elementinle alakalıdır" diye söyledim. "Armando ve dean hiç zorlanmadan bulmuşlar bizde öyle olur muyuz acaba" dediğinde omuz silktim. "İkisinin hayvanı ne sen biliyor musun" dedim o ise başını salladı "armandonun hayvanı yer altı köpeği Deanın ki ise kristal kaplan" duyduğum şeyle gözlerimi kocaman açtım. "Oha Dean onu nasıl ikna etmiş" ağzımdan çıkan sözle eva küçük bir kahkaha attı.
"Kendisine sorarsın" diye söylendi. O sırada içeri 6 büyük tanrıça girdi. Karanlık tanrıçası öne atılıp yerdeki minderleri oturmamız için işaret etti.
"Hepiniz minderlerin üzerine oturun" dedi ışık tanrıçası ardından herkes dediklerini yaptılar. Işık tanrıçası konuşmaya başladı. "Öncelikle size bu gün telapeti yoluyla ruh hayvanınızın yerini bulmayı öğreteceğiz, ardından ormanlara bedenlenip gördüğünüz yerde hayvanınızı yakalayıp bir şekilde bağlanmanız lazım." Dediğinde tek kaşımı kaldırdım.
"Herkese birer mum ve tütsü verilecek bir süre güzelce arınıp ardından odaklanarak telapeti kurabiliceksiniz" dedi tanrıça.
Ateş tanrıçası tütsüleri ve mumları parmağını şıklatarak önlerimize ışınlamıştı, ardından tekrar şıklattı ve bu sefer yanmaya başlamıştı.
Ateş tanrıçası ağzını açıp bir şeyler fısıldamaya başladı. Otamatikman herkesin gözleri kapandı ve ağzımızdan daha önce hiç duymadığımız sözcükler dökülmeye başladı.
Odaklanıyordum ki beynimde bir ses yankılandı.
"Küçük yalancı oyunu başlatma zamanı"
Kaşlarımı çatıp gözlerimi açtım ve etrafa bakındım ve ağzımdan sadece şunlar çıkmıştı "ne"
Ateş tanrıçası bir anlığına bana baktı ve kaşlarını hafifçe çattı gözlerimiz buluştuğunda iç çekip kafamı iki yana salladım ve tekrar odaklanmaya çalıştım.
Ağzımdan gene bilmediğim tılsımlı sözler çıkmıştı. Tütsünün kokusunu içime çekip rahatlamaya çalıştım.
Aynı sözler kafamda yankılanıp durdu ve kahkaha sesleri yankılandı. Gözlerimi açmayıp tılsımı daha sesli söyledim.
Ne kadar süre geçti bilmiyorum ama hiç bir şekilde hayvana dair bir enerji alamamıştım. Şimdiden evada dahil 15 kişi hayvanını bulmak için ormana gitmişti bile.
Yüzümü astım ve gözlerimi açtım etrafa bakındım herkes rahatlıkla odaklanmıştı.
Ofladım ve tekrar odaklanacağım sıra tarnıçalardan biri konuştu "bu günlük bu kadar yeter daha 1 hafta boyunca bunu yapacağız kendinizi ilk günden yormayın" dediğinde herkes teker teker kalkıp dağılmaya başlamıştı.
İç çekip birazdaha durmaya karar verdim.
Gözlerimi kapatıp sözcükleri tekrar söylemeye koyuldum "pried mel lie dani malud" anlamını bilmiyordum ama ağzımdan istemsizce çıkıyordu. Küçük bir Hüseyin bulmayı bekledim ama nafileydi.
Gözlerimi açtığımda, tekrar bir etkileşim almadığıma sinirlendim. Ayağa kalktım ve oflayarak odadan çıkacağımda tanrıçaları bir şey konuşurken gördüm.
Arkamı dönüp gidicekken tekrar aynı ses kafamda yankılandı. "Kontrol manyakları yalancıyı kandırma zamanı" duraksadım ve omzumun üstünden tanrıçalara dönüp baktım.
Hiç biri beni görmüş fark etmiş gibi değildi. Kaşlarımı kaldırıp önüme döndüm ve omuz silkip yürüdüm.
Aklımda yankılanan sesleri düşünerek bahçeye çıktım biraz temiz hava iyi gelebilirdi.
Bahçeye çıktığımda evayla karşılaştım gülümseyip yanına gittim ve sordum "nasıldı" dediğimde sevinçle boynuma atladı "buldum kendisi beyaz bit kurt" gülümsedim "bu çok güzel" dedim. O ise kıkırdadı bir süre onunla orada takıldık sürekli kafamda dolanan seslerden bahsetmemiştim.
Hava kararıyordu ormana doğru baktığımda bir çift kırmızı göz fark ettim kaşlarımı çatıp hafif yaklaştığımda gözler küle dönüşmüştü.
Kaşlarımı çattım ve ormana doğru yürüyordum ki lara karşıma çıktı "nereye gidiyorsun bu saatte odana çıksana yorgunsundur" dediğinde laraya döndüm. "Lara ben hayvanımdan hiç bir etkileşim alamadım" dediğimde kaşlarını çattı. "Hemen kötü düşünme bazı varislerde geç etkileşim alıyor sen şimdi değilde son günlerde alamazsan kork" laranın dediği şeyle kaşlarımı çattım "lara ya bulamazsam" lara gözlerini kıstı ve dalga geçerek konuştu "senin gibi zalim tembel varisten kurtulurum" dediği şeyle laranın kanadını tutup çektim.
"Sen çok konuşmaya başladın yakarım o kanadını bak" lara birden çığlık atıp uzaklaşmaya çalıştı gülüp larayı bıraktığımda oda gülüyordu.
Larayla içeri doğru yürürken konuştum "seni seviyorum lara" oda güldü ve konuştu "ruh hayvanını bulursan sevinirim başka gıcık bir varisle uğraşamam ben" dediğinde tekrar güldük ve içeriye girdik.
____