Evde ders çalışıyordum ve telefonuma gelen bir mesaj dikkatimi dağıttı.
0543*:Evin yokmu sürekli aklımdasın prenses
Ettiği flört ten belliydi ılgaz olduğu hemen kaydettim
Ilgaz 😑:Hehehe nabıyonn bakem şapşal engelini kaldırdınmı o dangalağın
Siz:Ders çalışıyordum sayende artık çalışmıyorum hayır kaldırmadım
Ilgaz 😑: Benimki büyümüşte akıllanmış
Siz:Benimki derken ne ara bu kadar samimi olduk
Ilgaz 😑:Sen kaybedersin ben gidiyorum dikkat et Ekin.
Odamdan çıktım, babaannem telefonda annemle konuşuyordu.
"Tamam kızım, bundan sonrasını biz hallederiz, dikkatli ol."
"Prensesim, bir şeyimi istedin?" "Babaanne, dışarı çıkacağımda haber vermek istedim"
Babaannem onaylarcasına başını salladı tekrar koltuktaki dergiyi açtı. Ceketimi ve telefonumu alıp evden çıktım Ilgaz'ı aradım.
"Ne var "
"Ayıp, telefona öyle mi cevaplanır"
"Sen miydin, kusura bakma, kimin aradığına bakmadım, evet neden aradın beni? Yoksa özledin de sesimi mi duymak istedin"
"Çok özlediğimi biliyor musun, sesini duymazsam nasıl yaşarım dedim aradım"
Arkadan güldü
"Evet ciddi olalım, ne diyecektin prenses söyle bakalım"
"Buluşalım"
"Hanımefendi yürümüyor, uçuyor nereye gitmek istersin, bir restoran nasıl fikir ya da güllerle kaplı bir otel odası"
"İĞRENÇÇÇÇ"
Ilgaz kendi kendine mırıldandı kısık sesle
"1 saat sonra geçenki kafede"
"Tamam, orada görüşürüz o zaman"
Evden çıktım ve parka vardığımda yarım saat geçmişti bile. Kafeye girdim Ilgaz siyah bir tişört, siyah bir ceket ve kot pantolon giymişti. Telefonundan biriyle mesajlaşıyordu. Gidip karşısına oturdum ve telefonu kapattı.
"Vayyy küçük hanım, bak aşk yolunda bir adım daha attık diyelim. seni günlük kıyafetlerle gördüm."
"Evet, konuya hemen giriyorum. Okuldaki insanlar bizim hakkımızda ne düşünüyor ve mesele ne?"
"Şimdi, mesele şu. Okulumuzda yerin kulağı vardır. Okuldaki her şey bir saat içinde diğer okullara ulaşıyor. Ve bir süre sonra rahatsız edici bir boyuta geliyor. Örneğin, kütüphanede tanımadığın biriyle mi karşılaştın? Tuvalette, bahçede, sınıfta, derste, telefonda, her yerde 'Ooo' gibi tepkiler alıyorsun. Okulda birkaç arkadaşıma sordum. Oldukça yayılmış
"Ne kadar yayılmış?"
"Dedene ulaşacak kadar"
"NEEEEEE" Hemen ayağa fırladım. Etrafımızdaki insanlar bize bakmaya başladı Ilgaz elimi tuttu ve oturttu "Dedeme nasıl yetişti" "Biri bir başkasından yanlış duymuş gibi, düştüler, yuvarlandılar, sarıldılar, kavga ettiler, öpüştüler olmuş" Tekrar ayağa fırlamak üzereydim Ilgaz bu sefer iki elimi tuttu "Sakin ol, sakin ol, deden sana sorarsa gerçeği söyleyersin açıklarsın, okulu halletmemiz lazım ama nasıl" Ilgazın elini tutup ayağa kalktım.
"Hadi gidip onlar anlatalım gerçeği"
"Ne kadar zekisin, hiç düşünmemiştim, komik misin, bakalım sana inanacaklar mı" Omuzlarımdan tutup oturttu.
Dikkati gerçekten orada değildi, bacaklarımız birbirine değiyordu ve tepki vermemiş veya flört etmemişti, parmağımı şıklattım, dikkatini bana çevirdi "Kalkalım mı? Hava karardı biraz esmeye başladı" "Peki üşüdünmü" Hayır anlamında başımı salladım.
Simsiyah bir arabanın yanına geldik, araba bir BMW'ydi
"ACİL ISLAK MENDİL VAR MI"
Çantamdan Hemen ıslak mendil çıkarıp ona verdi. Arabanın kapısının kolunu sildi ve ön koltuğun kapısını benim için açtı. Kapımı nazikçe kapattı ve diğer taraftan sürücü koltuğuna oturdu.
"Ehliyetin var değil mi?"
Ilgaz cüzdanını çıkarıp bana ehliyetini gösterdi.
"Tamam, gidebiliriz." Motoru çalıştırdı ve radyoyu açtı. Bir şarkı bitti. Araya reklam müziği gibi bir şey girdi. Sonra Canozan'dan Öyle Kolay Aşık Olamam çalmaya başladı. Bu şarkıyı gerçekten çok severdim.
"Camı açabilir miyim?" Ilgaz bana baktı. Sonra camı açtı. Camdan dışarı eğilmiştim. Emniyet kemerim takılıydı ama Ilgaz düşmeyeyim diye hala elimi tutuyordu. Arka planda şarkı çalıyordu. Ilgaz ara sıra mırıldanıyordu.
Önümüze bir kedi atlayınca aniden fren yaptı. Emniyet kemerim takılı değildi o sırada. Aniden fren yapınca öne düştüm. Ilgaz çarpmayayım diye elini alnıma koydu. "KIZIM SEN DELIRDINMI kendine zarar mı vermek istiyorsun" eğildi ve emniyet kemerimi taktı arkamızdan gelen bir korna sesiyle yola koyulduk müziği durdurdum telefonum çalıyordu Uraz arıyordu. Onun adını görünce ekstra mutlu oluyordum.
"Merhaba Ekin ne yapıyorsun"
"Merhaba Uraz hiçeve gidiyorum"
"Ekin okulda duyduklarım doğrumu? Gerçekten sen ve Ilgaz sevgilimisiniz"
Agagga kıskanmışmıydı acaba. Uraza karşı garip bir çekim hissediyordum.
"Tabiki doğru değil normalde kendimi açıklamayı pek sevmem ama sana kendimi anlatmak kanıtlamak istiyorum ve tabiki sevgili değiliz o ve ben IMKANSIZ"
"Tamam kendine iyi bak sokaklarda tek başına dolaşma okulda konuşuruz iyi akşamlar" dedi iyi akşamlar dedim ve telefonu kapattım.
Konuşmadan sonra yol oldukça sessizdi ve Ilgaz beni eve getirdi arabadan inip kapıma geldi ve kapımı açtı. Ben o sırada emniyet kemerini çözmeye çalışıyordum.
"Buyrun küçük hanım"
"Ilgaz, bu çıkmıyor, yardım ettt" dedim güldü ve kemerini çıkarmak için eğildi.
Nefesini köprücük kemiklerimde hissedebiliyordum. Yavaş ve düzenliydi. Ve parfümü de gerçekten güzeldi.
Aahah, ne diyordum. Daha dün çocukla kavga edeceğim için kendimi yaralıyordum. Yakışıklı değildi, şımarıktı.
Evet, evet, şımarık biriydi. Kemerimi çözdü ve doğruldu. "Evet, küçük hanım, inebilirsin. Yolculuğumuz burada sona eriyor."
"Her şey için teşekkür ederim, Ilgaz, iyi akşamlar."
Çantamı ve ceketimi arka koltuktan alıp bana verdi.
Önüme dönüp kapıyı açtım. Ilgaz'a el salladım ve içeri girdim. İçeri girer girmez odama koştum ve kendimi yatağa attım. Urazı arayıp aramamayı düşünüyordum. Uraz yakışıklı, zeki, düşünceli, anlayışlı ve nazikti.
Büyükannem ve büyükbabam yatmışlardı. Salona girdim. Birkaç dakika sonra, arabanın motorunun çalışma sesini duyuldu. Ilgaz gitmişti.
Gidip pijamalarımı giydim. İçimde garip bir his vardı, kötü bir his.
SIZCE OLAYLAR NASIL GERCEKLESECEK????
URAZ KISKANDIMI DERSINIZ?????
EKIN URAZDAN HOSLANIYOR OLABILIRMI????
TUGRAMI??? TOPRAKMI????
BASROLLERIN YUZUNU GORMEK ISTERMISINIZ??????
SINIFTA OLAN BOLUMLERMI DIŞARIDA OLAN BÖLÜMLERMI ISTERSINIZ?????