İçeriğe geç

KELEBEK

Bölüm 6 · 5 dk okuma

KELEBEK

Bölüm 6

6

Bu sabah da her zamanki gibi uyanır uyanmaz duş almıştım. Hazırlanıp köşedeki pastaneden kruvasan ve kahvemi almış ve kendimi merkeze atmıştım. Diğerlerine günaydın diyerek girdiğim odada karşılaştığım yüz ile gülümsedim.

"Zeynep? Hoşgeldin." Kruvasan poşetini masaya bırakıp sarıldım ona. "Günaydın bu arada ikinize de."

Turan "Günaydın kardeşim."

Zeynep de günaydın dediğinde ayrıldım ondan. "Hayırdır bu saatte hangi rüzgar attı seni buraya?"

Zeynep gülerek arkadan Turan a sarıldı. "Kafeye yaptığım brovnilerden size de getireyim dedim. Birde kahvaltı yapmamışsınızdır diye tost da koydum." Zeynep Turan in nişanlısıydı ve bir kafe işletiyordu. İşlettiği kafe baya tutulan bir yerdi. Bunda Zeynep in kendi yaptığı lezzetli tatlıların payı büyüktü. Turan ile yakın arkadaş olduğumdan Zeynep ile de yakın arkadaş olmuştum zamanla. İyi birisiydi severdim kendisini. Turan ile olan ilişkisini bazen kıskanmıyor da değildim.

Gülümsememi bozmadan masama oturdum. "İyi yapmışsın. Bende kruvasan aldım yer misin?"

Zeynep "ben size mis gibi şeyler getirmişim Yalın. Boşver onu."

Turan "evimi değiştireceğim ben ya." Zeynep in elini tutup avcunun içine bir öpücük kondurdu. "Sevgilimin kafesine yakın bir yerden tutayım da her sabah gelirken sevgilim bana bir paket hazırlasın böyle."

Güldüm. "Kesinlikle sen bunu bir düşün."

Zeynep "ee nasılsın bakalım? Kardeşin nasıl?"

"İyi o da. Biliyorsun mezun oluyor yakında. Final projesini teslim etmeye çalışıyor."

Zeynep "onun çizimlerine çok özeniyorum."

"Sakın ona söyleme de şımarmasın."

Turan "şımarması için yeterli sebepleri var kardeşim. Hem güzel, hem babadan zengin hem de yetenekli."

Sesli güldüm bu sefer. "Onun bunu bilmesine gerek yok kardeşim."

Zeynep "akşam gelsenize yemeğe?"

...

"Efendim abi?" Diye telefonu açan kardeşim ile elimde çevirdiğim kalemi bıraktım masaya.

"Napıyorsun canım?"

Sesi neşeli geliyordu baya. "Oturuyorum arkadaşlarla kafeteryada abi. Sen napıyorsun?"

"Kim o arkadaşlar."

Aslım "bıkmayacak mısın bunu sormaktan?"

"Hayır?"

Aslım "Melih ve Simon ile birlikteyim."

"Simon?" İlk defa duyuyordum bu ismi.

Aslım "aa şey... hani geçen gün aldığın biri vardı ya, Meysa Kızılok Onun kardeşi." Sesi kısık geliyordu. Duymasınlar diye böyle konuşmuştu herhalde.

"Onun kardeşinin ne işi var senin yanında? Ne zamandır arkadaşın?" Simon öğrendiğime göre annesinin ikinci kocasından olan çocuğuydu. İsminin ingiliz ismi olduğunu ve onun türk-ingiliz melezi olduğunu öğrendiğimde herşey açıklığa kavuşmuştu. Meysa ile ikisi öz değildi. Babasının Meysa ya sahip çıkıp kendi kızı gibi benimsemesi hoşuma gitmişti.

Aslım "Yine başlamayacaksın umarım?"

"Of aman iyi. Ablası da masummuş zaten bir ilgisi yokmuş olanlarla." Gözlerimi devirdim. Bugün bilişimden gelen raporlarla Meysa nın dediği gibi Amerika da olduğu kanıtlanmıştı. "Herneyse. Zeynep in kafesine geçeceğiz biz birazdan. Yemeğe davet etti."

Saat 8 e geliyordu. Bir vaka çıkmadığı sürece genellikle bu saatlerde çıkardık işten.

Askım "iyi de bizim proje üstünde çalışmamız lazım. Simon yardım etmek istedi bana."

"O zaman onu da al getir?"

Aslım "tamamdır bebeğim. Hadi kapat tutma beni birazdan kalkarız."

"Dikkat edin kendinize."

Aslım "Merak etme... kimin kardeşi olduğumu unutuyorsun."

Sırıttım. "Benim tabi." Zamanında Judo ve Tekvando dersleri almasını sağladığım için kendimle gurur duyuyorum. "Tamam tutma beni de şu dosyaları toplayayım. Görüşürüz orada."

Telefonu kapatıp masaya bıraktım. Kardeşime de dediğim gibi masanın üzerinde ve odanın ortasındaki sehpada duran tüm dosyaları toplayıp yerlerine koydum. O sırada Turan da gelmiş bana yardım etmişti.

Turan "Çıkalım mı artık?"

"Çıkalım."

Turan "Oh sonunda." Çantasını aldı. "Yürü hadi bir vakaya yakalanmadan kaçalım."

Dediğine güldüm. "Komiser Turan Özben bence müdürüne gitmek istiyor."

Turan "yo."

Bende çantamı aldığımda çıkmıştık odamdan. Merkezdekilere selam vermeyi es geçmeden yürüyüp arabalara bindik. Aslım kafeye geldiklerini haber verdiği bir mesaj yollamıştı. Ona cevap vermedim zaten gidiyorum diye. Aslında yakındı orası. Hatta öğle molasına çıktığımız zaman yemek yemeğe oraya giderdik. Çünkü Zeynep duyduğu zaman bize çok kızıyordu.

Zeynep in kafesinin önünde durduğumda Turan da arabasını arkamdan gelip yanımdaki boş alana park etmişti.

Arabadan indiğimiz gibi kafenin giriş kapısına yöneldik. Normalde 8de kapatıyordu kafeyi. Böyle anlarda tek başımıza olup sakince yemek yemeği seviyordum.

Üçlünün dikdörtgen masalardan birinde oturduklarını görünce adımlarımızı direkt oraya yönlendirmiştik. Yanlarına gelince kardeşimin başına bir öpücük kondurdum.

Turan da vakit kaybetmeden sevgilisinin kollarına atmıştı kendini. "Biz geldik."

Zeynep "hoşgeldiniz." Dedi neşeyle.

Aslım "biz sizden daha önce geldik ağlayın."

Güldüm. Sonra gözüme Simon takılmıştı. Buradan tedirgin olduğunu görebiliyordum. Aslında sanırım böyle bakması normaldi çünkü geçen gün ablasını kelepçeleyip gözaltına almıştım. İşlemediği suç yüzünden.

Sönen kahkahamın yerine samimi olduğunu düşündüğüm bir gülümseme ekleyip uzattım elimi ona. "Merhaba."

Simon da gülümsedi. "Merhaba Yalın bey."

"Kardeşime nasıl Aslım hanım demiyorsan bana da öyle hitap etmene gerek yok. Resmiyeti böyle ortamlarda sevmem." Kardeşimin yanındaki boş sandalyeye oturdum. "Adım Yalın. Abi diyebilirsin."

Simon "pekala."

Zeynep ellerini çırptı. "Bu ultra kaslı yakışıklı polis beyim de Turan işte."

Aslım "geldiğimizden beri seni övüyor abi." Diye güldü Turan a. "Biraz daha överse biz de aşık olacağız yanlışlıkla bak."

Zeynep "ama bir tek ben aşık olabilirim ona." Daha da sırnaştı Turan a. "Değil mi hayatım?"

Turan "öyle tabi. Yoksa atarım nezarete."

"Ne diye? Planlı aşık olma suçundan falan mu?"

Turan "sen sus ya."

"Neyse, ne yiyoruz?"

Zeynep "size çok güzel yemekler hazırladım. Durun getireyim."

Simon "Şey... bizde yardım edelim?"

Zeynep "otur Simon sorun değil. Kendim halledebilirim şuanlık. Artıkları toplamama yardım edersiniz."

Zeynep mutfağın olduğu kısma ilerlerken Simon a döndüm bende. "Nasılsın Simon?"

Simon kendisine seslendiğimi birkaç saniye sonra fark edince kaşlarını kaldırarak bana baktı. Ah hadi ama, oradan konuşulmayacak kadar tehlikeli birine falan mı benziyordum? "İyiyim siz nasılsınız?"

"İyiyim." Boğazımı temizledim. "Ablan nasıl?"

Simon ablasından bahsedince birden gülümsedi. "Gayet iyi." Suratı bir an düşse de toparladı hemen. "Suçsuz olduğu anlaşıldığı için rahat bir nefes alabilir artık."

Aklıma dün katil olduğu sanıldığı için rehin alınıp vurulduğu geldi. Kardeşinin tepkilerine bakılırsa sanırım o bilmiyordu yaralandığını.

Gülümseyerek başımı salladım.

Turan "dün-" Diye söze girmeye çalıştığında hızlıca kestim onun sözünü. "Zeynep nerede kaldı?" Uyarı olduğunu anlayınca anlamazca baksa da sustu. "Gidip bir bakayım ben."

Aslım "Dün ne oldu abi?"

"Birşey olmadı bebeğim. Ee şu projenizden bahsedin hadi biraz."

...

Simon ın girdiği konuma geldiğimizde bizi karşılayan kişi Meysa olmuştu. Kardeşi gelirken ona haber vermişti. Kapıda karşılamak istemişti sanırım.

Aslım a "İçeride kal." Dedikten sonra indim arabadan. Simon gelir gelmez benim kardeşim ile vedalaşıp inmişti arabadan.

"İyi akşamlar Meysa." Elimi uzattığımda tokalaştık.

Meysa gülümsemesini bozmadı. "İyi akşamlar Yalın." Kardeşine dönüp eve yolladı onu. "Şey... montunu getirecektim de yıkamaya ve getirmeye vaktim olmadı."

"Sorun değil, sende kalabilir. Kolun nasıl oldu?"

Meysa "daha iyi. Zorlamadığım sürece olumsuz etkilemiyor."

"Kardeşinin haberi yok mu?"

Meysa başını sağa sola salladı. "Korkutmak istemedim."

"Pekala."

Meysa "seninkini bekletme istersen?"

Camı tıklatan kardeşime bakıp güldüm. "Kardeşim biraz sabırsızdır."

Ondan bahsettiğimiz anlamış olmalı ki camı indirip "merhaba Meysa abla!" Diye bağırdı el sallayarak. Aralarında 3 yaş olmasına rağmen abla diyerek saygı belirtmesi hoşuma gitmişti.

"Bağırma!"

Meysa "merhaba Aslım." İsmini Simon söylemiş olmalıydı.

"Herneyse."

Meysa "yarın sende mezuniyete gelecek misin?"

Elimi enseme atarak kaşıdım orayı. "Aslında gelmeyecektim ama."

Aslım "gelecek gelecek abla merak etme."

Gözlerimi devirdim ona.

Meysa "O zaman yarın görüşürüz."

"Görüşürüz."

.

.

.

.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.