İçeriğe geç

Kehribar

Bölüm 9 · 2 dk okuma

Kehribar

Bölüm 9

9.Bölüm- Bedel

9. Bölüm – Bedel

Oda sessizdi.

Mihrisu’nun parmağındaki yüzük hâlâ parlıyordu.

“Bedel”

Defne yavaşça sordu:

“Bu hiç iyi bir şey gibi durmuyor…”

Azra kollarını bağladı.

“Evet, kesinlikle değil.”

Gül korkuyla Mihrisu’ya baktı.

“Ne bedeli?”

Mihrisu başını salladı.

“Bilmiyorum…”

O sırada Şehzade Beyazıt hâlâ etrafı inceliyordu.

Perdeyi araladı.

Dışarı baktı.

“Bu şehir…”

Mihrisu yanına geldi.

“Burası İstanbul.”

Beyazıt kaşlarını çattı.

“Ama çok değişmiş.”

Azra güldü.

“Biraz değil, bayağı.”

Gül heyecanla telefona sarıldı.

“Bir fotoğraf çekelim!”

Defne hemen engelledi.

“Dur! Sosyal medyaya falan atarsan biteriz!”

Azra güldü.

“Evet, ‘Osmanlı’dan şehzade buldum’ diye story atma sakın.”

Mihrisu gülümsedi.

“Merak etme.”

Beyazıt Mihrisu’ya döndü.

“Burada kalmam doğru mu?”

Mihrisu durdu.

“Bilmiyorum…”

Defne araya girdi.

“Bence hiç doğru değil.”

Azra omuz silkti.

“Ama çok heyecanlı.”

Tam o anda Mihrisu’nun yüzüğü tekrar ısındı.

Mihrisu irkildi.

“Yine oluyor…”

Yüzükteki yazı titredi.

Sonra silindi.

Ve tekrar çıktı:

“Dön”

Mihrisu panikledi.

“Hayır…”

Beyazıt fark etti.

“Ne oldu?”

Mihrisu fısıldadı.

“Seni geri göndermek istiyor.”

Oda bir anda sessizleşti.

Gül üzüldü.

“Daha yeni geldi…”

Azra ciddileşti.

“Bu yüzük şaka yapmıyor.”

Beyazıt Mihrisu’ya baktı.

“Gitmem gerekiyorsa…”

Mihrisu hemen konuştu.

“Hayır.”

Beyazıt şaşırdı.

“Mihrisu…”

Mihrisu gözlerine baktı.

“Daha yeni geldin.”

Sessizlik oldu.

Defne ciddi bir sesle konuştu.

“Bence bir süre saklamalıyız.”

Azra başını salladı.

“Evet, dışarı çıkamaz.”

Gül heyecanlandı.

“Bizimle kalabilir!”

Beyazıt kaşlarını kaldırdı.

“Sizinle mi?”

Azra güldü.

“Evet, kızlar evi.”

Bir süre sonra…

Beyazıt modern kıyafetler giymeye çalışıyordu.

Azra ona tişört uzattı.

“Bunu dene.”

Beyazıt eline aldı.

“Bu kadar basit mi?”

Defne güldü.

“Evet, burada kaftan yok.”

Biraz sonra Beyazıt aynaya baktı.

Üzerinde sade bir tişört vardı.

Mihrisu gülümseyerek baktı.

“Garip mi hissediyorsun?”

Beyazıt başını salladı.

“Evet.”

Azra güldü.

“Alışırsın.”

Tam o sırada…

Kapı çaldı.

Herkes dondu.

Defne fısıldadı.

“Kim bu saatte?”

Azra kapıya yaklaştı.

“Bakıyorum.”

Kapıyı açtı.

Dışarıda otel görevlisi vardı.

“Bir şikâyet geldi.”

Azra gergin gülümsedi.

“Ne şikâyeti?”

“Gürültü.”

Azra kapıyı kapattı.

Hemen döndü.

“Beyler, yakalanıyoruz.”

Mihrisu Beyazıt’a döndü.

“Burada dikkatli olmalısın.”

Beyazıt başını salladı.

“Anladım.”

Ama o sırada…

Koridorda biri duruyordu.

Bir adam.

Kapının aralığından içeri bakmıştı.

Gözleri Beyazıt’a takılmıştı.

Yavaşça fısıldadı:

“İmkânsız…”

Tekrar odaya dönelim…

Mihrisu bir anda ürperdi.

“Bir şey hissediyorum.”

Defne sordu.

“Ne?”

Mihrisu yavaşça konuştu.

“Birileri yaklaşıyor.”

Tam o anda yüzük tekrar parladı.

Yeni kelime:

“Sakla”

Azra hemen harekete geçti.

“Beyazıt, içeri!”

Onu dolaba doğru itti.

Gül perdeyi kapattı.

Defne ışıkları kıstı.

Kapı tekrar çaldı.

Daha sert.

Azra derin nefes aldı.

Kapıyı açtı.

Aynı adam bu sefer daha yakındı.

“Bir şey gördüm.”

Azra kaş kaldırdı.

“Ne gördünüz?”

Adam içeri bakmaya çalıştı.

“Burada biri daha var.”

Azra gülümsedi.

“Hayır.”

Adam şüpheliydi.

“Eminim.”

İçeride Mihrisu’nun kalbi hızla atıyordu.

Beyazıt sessizdi.

Ama yüzüğü parlıyordu.

Bölüm sonu

2 yorum