İçeriğe geç

Kehribar

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Kehribar

Bölüm 7

7. Bölüm- Sırların kapısı

7. Bölüm – Sırların Kapısı

Rüzgârın uğultusu kesildiğinde Mihrisu tekrar saraydaydı.

Elinde mezarlıktan aldığı taş vardı.

Karşısında Şehzade Beyazıt duruyordu.

Beyazıt hemen fark etti.

“Elinde olan…”

Mihrisu nefes nefese konuştu.

“Bulduk.”

Beyazıt hızla yanına geldi.

“Göster.”

Mihrisu avucunu açtı.

Küçük lale işlemeli taş ışıkta parladı.

Beyazıt’ın yüzü değişti.

“Demek doğruymuş…”

Mihrisu merakla sordu.

“Ne doğru?”

Beyazıt taşı eline aldı.

“Bu taş… yüzüğün anahtarı.”

Mihrisu şaşırdı.

“Anahtar mı?”

“Evet.”

Beyazıt yüzüğünü çıkardı.

Taşı yüzüğün içine yaklaştırdı.

Bir anda yüzük parladı.

Mihrisu irkildi.

“Ne oluyor?!”

Beyazıt’ın sesi ciddiydi.

“Artık kelimeler değişecek.”

Mihrisu kendi yüzüğüne baktı.

İçindeki yazı hızla değişmeye başladı.

“Aç”

Mihrisu fısıldadı.

“Bu yeni…”

Beyazıt başını salladı.

“Artık sadece gitmek değil…”

“Ne?”

“Kapılar açılacak.”

Mihrisu’nun kalbi hızlandı.

Tam o sırada kapı aralandı.

Ama kimse içeri girmedi.

Sadece gölge geçti.

Mihrisu fark etti.

“Biri bizi dinliyor.”

Beyazıt hemen kapıya yöneldi.

Kapıyı açtı.

Ama kimse yoktu.

Koridor boştu.

Beyazıt kaşlarını çattı.

“Bu sarayda duvarların bile kulağı vardır.”

Beyazıt tekrar Mihrisu’ya döndü.

“Dikkatli olmalısın.”

Mihrisu sordu.

“Dilruba mı?”

Beyazıt sertçe konuştu.

“Muhtemelen.”

Bir anda yüzük tekrar parladı.

Mihrisu baktı.

“Göster”

Mihrisu kaşlarını çattı.

“Ne demek bu?”

Beyazıt düşündü.

“Belki…”

“Ne?”

“Taşı yerine koy.”

Mihrisu taşı masaya bıraktı.

Bir anda odanın ortasında ışık oluştu.

İkisi de geri çekildi.

Işık büyüdü.

Ve içinde bir görüntü belirdi.

Eski bir mezarlık.

Aynı yer.

Ama geçmiş hali.

Mihrisu fısıldadı.

“Bu… bizim gittiğimiz yer.”

Beyazıt dikkatle baktı.

“Ve orada biri var.”

Görüntüde bir adam belirdi.

Üzerinde eski kıyafetler vardı.

Mihrisu’nun kalbi hızlandı.

“Bu kim?”

Beyazıt’ın sesi ağırlaştı.

“Yüzüğün ilk sahibi olabilir.”

Bir anda görüntü kayboldu.

Oda tekrar normale döndü.

Mihrisu derin nefes aldı.

“Bu çok… garip.”

Beyazıt yavaşça konuştu.

“Bu yüzük sandığımızdan daha güçlü.”

Tam o sırada dışarıdan sesler geldi.

Bir yeniçeri koşarak içeri girdi.

“Şehzadem!”

Beyazıt döndü.

“Ne var?”

“Birinin saraya izinsiz girdiği söyleniyor.”

Mihrisu irkildi.

“Ne?!”

Yeniçeri devam etti.

“Bahçede görülmüş.”

Beyazıt hemen ciddileşti.

“Bulun onu.”

Yeniçeri çıktı.

Mihrisu fısıldadı.

“Beni mi arıyorlar?”

Beyazıt ona baktı.

“Hayır.”

“Emin misiniz?”

“Emin değilim.”

Tam o sırada…

Sarayın başka bir köşesinde…

Dilruba karanlıkta bir adamla konuşuyordu.

“Onu gördün mü?”

Adam başını salladı.

“Evet.”

Dilruba’nın gözleri parladı.

“O kız normal değil.”

Adam sordu.

“Ne yapmamı istiyorsun?”

Dilruba yavaşça konuştu.

“Onu takip et.”

Tekrar odaya dönelim…

Mihrisu huzursuzdu.

“Bir şeyler ters gidiyor.”

Beyazıt ona yaklaştı.

“Ben varken sana bir şey olmaz.”

Mihrisu gözlerine baktı.

“Bu sözünü tutmak zorundasın.”

Beyazıt hafifçe gülümsedi.

“Tutarım.”

Mihrisu telefonu çıkardı.

“Bunu kızlara anlatmam lazım.”

Beyazıt merakla baktı.

“Onlar da biliyor mu?”

“Evet.”

“Güveniyor musun?”

Mihrisu hiç düşünmeden cevap verdi.

“Evet.”

Mihrisu yüzüğü tuttu.

“Gitmem lazım.”

Beyazıt bir an sustu.

“Her gidişinde…”

“Evet?”

“Biraz daha alışıyorum.”

Mihrisu gülümsedi.

“Ben de.”

Fısıldadı:

“Kehribar.”

Mihrisu otele döndü.

Kapı açılır açılmaz Azra atladı.

“ANLAT!”

Defne de yaklaştı.

“Taş ne işe yarıyor?!”

Gül heyecanlıydı.

“Yeni bir şey oldu mu?”

Mihrisu derin nefes aldı.

“Çok şey oldu.”

Hepsi oturdu.

Mihrisu anlatmaya başladı.

“Taş… yüzüğün anahtarıymış.”

Azra şok oldu.

“NE?!”

Defne ciddileşti.

“Devam et.”

Mihrisu gözlerini kısmıştı.

“Yeni kelimeler çıktı.”

Gül fısıldadı.

“Ne gibi?”

Mihrisu yavaşça söyledi.

“Kapı açıyor.”

Oda bir anda sessizleşti.

Azra güldü.

“Biz neyin içindeyiz ya?”

Defne başını salladı.

“Bu iş büyüyor.”

Mihrisu ciddi bir sesle konuştu.

“Evet.”

Sonra durdu.

“Ve biri bizi izliyor olabilir.”

Üçü aynı anda sustu.

Gül korkuyla sordu.

“Kim?”

Mihrisu fısıldadı.

“Bilmiyorum… ama yalnız değiliz.”

Bölüm sonu

1 yorum