İçeriğe geç

Kehribar

Bölüm 19 · 2 dk okuma

Kehribar

Bölüm 19

19. Bölüm- Gerçek

19. Bölüm – Gerçek

Saray…

Gün ortası.

Hava sakindi.

Ama Mihrisu’nun içi huzursuzdu.

Şehzade Beyazıt o gün meşguldü.

Devlet işleriyle ilgileniyordu.

Mihrisu ise yalnızdı.

Bahçeden çıkıp hareme doğru yürüdü.

Etrafı inceliyordu.

Ama bir anda…

Başının dönmeye başladığını hissetti.

“Ne oluyor…”

Eli duvara gitti.

Gözleri karardı.

Adımları yavaşladı.

Haremdeki cariyelerden biri fark etti.

“Sultanım?”

Mihrisu cevap veremedi.

Bir adım daha attı…

Ve…

Olduğu yere yığıldı.

“SU GETİRİN!”

“HEKİM ÇAĞIRIN!”

Sesler yükseldi.

Harem bir anda karıştı.

Mihrisu yerde hareketsizdi.

Gözleri kapalı.

Bir süre sonra…

Baş hekim ve kadın hekimler geldi.

Onu hemen içeri taşıdılar.

Kapılar kapandı.

Muayene başladı.

Bu sırada…

Bir cariye koşarak Dilruba’nın yanına gitti.

“Bir şey oldu!”

Dilruba kaşlarını çattı.

“Ne?”

“Mihrisu…”

Durdu.

“Bayıldı.”

Dilruba’nın gözleri parladı.

“Gerçekten mi…”

İçinden fısıldadı:

“Demek…”

Ama yüzünde sahte bir endişe vardı.

“Yazık…”

Aradan zaman geçti…

Şehzade Beyazıt sonunda haberi aldı.

“Mihrisu…”

Hiç düşünmeden ayağa kalktı.

Hızla hareme yöneldi.

Kapıya geldiğinde durduruldu.

“Hekimler içeride.”

Beyazıt sabırsızdı.

“Çekilin!”

Kapı açıldı.

İçeri girdi.

Mihrisu yatağın üzerindeydi.

Hareketsiz.

Beyazıt’ın kalbi sıkıştı.

“Mihrisu…”

Yanına yaklaştı.

Elini tuttu.

“Soğuk…”

Baş hekim yaklaştı.

“Şehzadem…”

Beyazıt gözlerini ondan ayırmadan sordu:

“Ne oldu?”

Hekim bir an durdu.

Sonra yavaşça konuştu:

“Sultanımız…”

Durdu.

“Gebe.”

Zaman durdu.

Beyazıt’ın gözleri büyüdü.

“Ne…”

Bir adım geri attı.

Nefesi kesildi.

“Bu…”

Sesi çıkmadı.

Ve…

Olduğu yere yığıldı.

Hekimler hemen ona yöneldi.

“Şehzade!”

Bir süre sonra…

Mihrisu yavaşça gözlerini araladı.

Başını hafifçe çevirdi.

Her şey bulanıktı.

“Ben…”

Zor nefes aldı.

Gözleri odayı taradı.

Sonra…

Divanda yatan Beyazıt’ı gördü.

“Beyazıt?!”

Panikle doğrulmaya çalıştı.

Ama başı döndü.

Yanında duran baş hekim onu tuttu.

“Yavaş…”

Mihrisu nefes nefeseydi.

“Ne oldu ona?!”

Baş hekim sakin konuştu:

“Endişelenmeyin.”

Mihrisu’nun gözleri doldu.

“Niye baygın?!”

Hekim kısa bir sessizlikten sonra konuştu:

“Duyduğu şey…”

Mihrisu’nun kalbi hızlandı.

“Ne duydu?”

Hekim gözlerine baktı.

“Siz…”

Durdu.

“Anne oluyorsunuz.”

Mihrisu dondu.

“Ne…?”

Oda sessizleşti.

Kalbi kulaklarında atıyordu.

Yavaşça karnına dokundu.

“Ben…”

Fısıldadı:

“Gerçek mi…”

Gözleri doldu.

Divanda yatan Beyazıt’a baktı.

“Ve o…”

Bölüm sonu

1 yorum