13. Bölüm – Seçim
Mihrisu yüzüğe son kez baktı.
“Seç”
Kalbi sıkıştı.
Beyazıt’ın sözleri aklında yankılanıyordu.
“İki dünya arasında…”
Derin bir nefes aldı.
“Kehribar.”
Gözlerini açtığında evdeydi.
Azra hemen fark etti.
“Mihrisu!”
Defne ayağa kalktı.
“Yine gittin.”
Gül koşarak geldi.
“Ne oldu?!”
Mihrisu yavaşça oturdu.
Yüzü düşünceliydi.
“Bu sefer farklıydı…”
Azra hemen yanına oturdu.
“Anlat.”
Mihrisu derin bir nefes aldı.
“Beni çağırdı.”
Defne kaşlarını çattı.
“Beyazıt mı?”
Mihrisu başını salladı.
“Evet… ve…”
Durdu.
Gözleri doldu.
“Bana kalmamı söyledi.”
Oda bir anda sessizleşti.
Gül fısıldadı.
“Yani… orada mı?”
“Evet.”
Azra şaşkındı.
“Ciddi mi bu?”
Mihrisu başını eğdi.
“Ve yüzük…”
Defne hemen atıldı.
“Ne yaptı?”
Mihrisu yavaşça söyledi:
“Seç dedi.”
Sessizlik oldu.
Azra derin nefes aldı.
“Bu iş büyüdü.”
Defne ciddiydi.
“Çok büyüdü.”
Gül korkuyla sordu.
“Ne seçeceksin?”
Mihrisu gözlerini kapattı.
“Bilmiyorum…”
Azra biraz yumuşadı.
“Peki sen ne istiyorsun?”
Mihrisu tereddüt etti.
Sonra yavaşça konuştu:
“Orada kalmayı düşündüm.”
Üçü birden sustu.
Defne şaşkındı.
“Gerçekten mi?”
Mihrisu başını salladı.
“Orası… farklı.”
Azra kaşlarını kaldırdı.
“Farklı derken?”
Mihrisu hafifçe gülümsedi.
“Daha gerçek gibi.”
Gül fısıldadı.
“Peki biz?”
Mihrisu hemen baktı.
“Siz…”
Durdu.
“Siz benim her şeyimsiniz.”
Defne ciddi bir sesle konuştu.
“İki hayat birden olmaz.”
Azra başını salladı.
“Birini seçmek zorunda kalacaksın.”
Mihrisu yüzüğe baktı.
“Evet…”
O sırada…
Geçmişte…
Şehzade Beyazıt odasında yalnızdı.
Mihrisu’nun yokluğu yine ağır gelmişti.
Kendi kendine konuştu:
“Bu böyle gitmez…”
Yüzüğe baktı.
“Onun dünyasında…”
Durdu.
“Yaşayabilir miyim?”
Yüzük hafifçe parladı.
Beyazıt fısıldadı:
“Kehribar.”
Ama bu sefer…
Hiçbir şey olmadı.
Beyazıt kaşlarını çattı.
“Demek…”
Yavaşça konuştu:
“Onun gelmesi gerekiyor.”
Aynı anda…
Sarayın karanlık bir köşesinde…
Dilruba aynanın karşısındaydı.
Gözleri soğuktu.
“Artık beklemeyeceğim.”
Bir hizmetkâr içeri girdi.
“Emriniz?”
Dilruba yavaşça döndü.
“Şehzade bu gece nerede olacak?”
“Odasında.”
Dilruba başını salladı.
“Hazırlıkları yap.”
Hizmetkâr çıktı.
Dilruba aynaya yaklaştı.
Kendi yansımasına baktı.
“Kalbini alamıyorsam…”
Durdu.
“Hayatını bağlarım.”
O gece…
Dilruba planını gerçekleştirmek için hazırlandı.
Ama aklında tek bir şey vardı:
Mihrisu’yu tamamen ortadan kaldırmak.
Tekrar günümüze dönelim…
Mihrisu hâlâ düşünüyordu.
Azra yavaşça konuştu.
“Bir şey daha var.”
Mihrisu baktı.
“Ne?”
Azra ciddiydi.
“Beyazıt burada kalırsa?”
Defne hemen ekledi.
“Yaşayabilir mi?”
Mihrisu sustu.
Bu soruyu hiç düşünmemişti.
Gül fısıldadı.
“Ya kalmak zorunda kalırsa?”
Mihrisu’nun kalbi sıkıştı.
“Bu…”
Durdu.
“Bu daha kötü.”
Mihrisu yüzüğe baktı.
Yazı tekrar belirdi.
“Yakın”
Mihrisu fısıldadı:
“Bir şey oluyor…”